En önemlisi, duruşmaların etkin takibi hususunda engellilere yönelik alınacak tedbirleri içeren herhangi bir düzenleme yoktur. Örneğin adliyelerde işitme cihazı kullananlar için indüksiyon döngü sistemi, görme engellilerin duruşma tutanaklarını takip edebilmeleri için gerekli teknolojik altyapı söz konusu değildir. Görme engellilere gerekli durumlarda betimleme yapabilecek bir mahkeme görevlisi (özellikle olay yeri incelemesi sırasında), savcılıklar bünyesinde işaret dili bilen personel istihdam edilmemekte ve engellilerin duruşmalara katılmalarını kolaylaştıracak servis hizmetleri sunulmamaktadır. Cezaevlerinde makul düzenlemenin yapılmaması, engelli tutuklu ve hükümlülerin yaşamlarını sürdürmek için ihtiyaç duydukları araç gereçlerin sağlanmaması ve diğer tutuklu, hükümlülerin sahip oldukları haklardan eşit olarak yararlanmalarını sağlayacak alternatif yöntemlerin bulunmaması hak ihlallerinin oluşmasına neden olmaktadır. Örneğin işitme engelli tutuklu ve hükümlüler ya da yakınları cezaevinde olan işitme engelli kişiler telefonla konuşma hakkından yararlanamamaktadırlar. İlgili kanunda cezaevi kurallarına ilişkin “Hükümlüler İle Yakınları ve İlgililerin Bilgilendirilmesi” başlıklı bir hüküm bulunmaktadır. Buna göre duyma ve konuşma engellilere işaret diliyle bilgilendirme yapılır. Görme engellilere ise Braille alfabesi ile yazılmış kitapçık verilir. Ancak fiili durumda bu bilgilendirmeyi yapacak personel eksikliği vb. nedenlerle bilgilendirme yapılamaması gibi durumlarla karşılaşılmaktadır. Hukuk sistemi içinde kullanılan bilgi teknolojilerinin erişilebilirliği de bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Son yıllarda küçük adliye binaları yerine, genellikle kent merkezine uzak alanlarda büyük adliye binaları yapılmaya başlanmıştır. Toplu taşıma araçlarının büyük çoğunluğunun erişilemez olması sebebiyle bu uygulama adliye binalarına, savcılık ve mahkemelere erişimi daha da zorlaştırmıştır. Halen birçok ildeki mahkemelerin erişilebilir olmadığı; tekerlekli sandalye kullanıcıları için rampa, görme engelliler için kabartmalı yazılar ve işaret dili tercümanlarının eksik olduğu bilinmektedir. İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerdeki adliyelere girişte alınan sıkı güvenlik tedbirleri konusunda hususi düzenlemelerin bulunmayışı özellikle bedensel engelli vatandaşların adliyelere girişini eziyet haline getirmektedir. Adli Yardım: Adli yardım hizmetinin verilmesi, kapsamının ve usulünün belirlenmesi baroların inisiyatiflerine bırakılmıştır. Barolar adli yardıma ilişkin kendi uygulama yönergelerini hazırlamakta, adli yardımdan yararlanmada esas alınan ekonomik imkânlardan yoksun olma kriterlerini kendileri belirlemektedirler. Dolayısıyla her bir baro kendi uygulama pratiğini geliştirmekte ve standart bir uygulama söz konusu olmamaktadır. Bazı barolar bu hizmetten yararlanacak kişinin hiçbir gelir kaynağına sahip olmamasını kriter olarak alırken bazı baroların asgari ücretle çalışan bir başvurucuyu adli yardımdan yararlandırdığı uygulamada karşılaşılan örneklerdendir. Büyükşehirlerdeki bazı barolarda engelli, kadın, mülteci, çocuk hakları gibi alanlarda uzmanlaşmış komisyonlar kurulup yine bu alanlarda uzmanlaşmış avukatlarca adli yardım hizmeti sağlanabilirken, küçük illerde barolar bu hizmeti sağlayabilme olanağından yoksundurlar. Adli yardım uygulaması engelliler açısından incelendiğinde; adli yardım bürolarının erişilebilirlik sorunları olduğu, online başvuru imkanının birçok baroda mümkün olmadığı, işitme engelliler için tercümanlık hizmetinin nereden ne şekilde temin 12

Hedef paragraf seç3