TÜRKİYE’DE ZORUNLU DİN EĞİTİMİ - DİN KÜLTÜRÜ AHLAK BİLGİSİ DERSİ VE KİTAPLARI HAKKINDA İNSAN HAKLARI TEMELLİ BİR DEĞERLENDİRME
Çocuğun düşünce, din ve vicdan özgürlüğü “karar verme erki hakları”
kategorisinde görülür. Bunlar kişinin kendisi ile ilgili konularda
dinlenmesine ve kendi tercihlerini yapabilmesine ilişkin haklardır
ve her bir bireyin, çocuklar da dahil olmak üzere, özerk olduğu ve bir
kişiliğe sahip olduğu kabulü üzerine kurulmuştur.21
Bu kategoride yer alan diğer haklar ifade özgürlüğü, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü ve
eğitim hakkıdır.22 Gemalmaz’a göre, bu açıdan bakıldığında “Çocuğun kendisini ilgilendiren
konularda görüş açıklama, karar verme ve tercihte bulunma hakkı ile ebeveynlerin yetkilerinin çatışmasının çok geniş boyutlu temel nitelikte bir sorun olduğu gözlemlenmektedir.”23
Aynı gerilim dinamiklerini devlet ve çocuk arasında da düşünmek yanlış olmayacaktır.
Çocuğun düşünce, din ve vicdan özgürlüğü genellikle ebeveynlerinin din veya inanç
özgürlüğü alanı içinde görülmüştür.24 Bu nedenle ÇHS, hakkın öznesi olarak açık bir şekilde çocuğu tanıyarak önemli bir değişimi ifade eder. Brems’e göre yine de, çocuğun
din veya inanç özgürlüğüyle ilgili olarak ebeveyn hakları bir kenara atılmış değildir ve
Madde 14’ün 2. Fıkrasında açıkça yerini bulur.25 Ancak, yine de önemli bir ayrım vardır:
“Bu hakkı fiilen kullanacak” olan, “çocuğun kendisidir.”26 Nitekim, ÇHK Periyodik Raporlar konusunda devletlere sunduğu kılavuz ilkelerde, çocuğun diğer medeni hak ve
özgürlüklerin yanı sıra “düşünce, vicdan ve din özgürlüğünün” yasalarda nasıl doğrudan çocuğun hakkı olarak tanındığı konusunda bilgi verilmesini ister.27
ÇHS Madde 14(1) ve Madde 14(3), Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nde (BM MSHS) korunan düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkının Madde 18(1) ve
18(3) ile uyumlu bir şekilde yorumlanır. Bu nedenle İnsan Hakları Komitesi’nin 18. Maddeye
ilişkin genel yorumu, hakkın kapsamına ilişkin açıklayıcı ve yol göstericidir.28 İnsan hakları
sözleşmelerinde yer alan tüm hakların birbiriyle uyumlu olduğunun varsayılması ve o şekilde yorumlanması, insan hakları hukuku sisteminin temel bir yorum ilkesidir.
“Çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkı vardır.” yerine, devletler çocuğun bu hakkına “saygı gösterir” ifadesi, bu konuda devletlerin pozitif yükümlülüğünün
belirsiz olması şekilde yorumlanmamalıdır. Devletin bu alanda pozitif yükümlülükleri,
alması gereken önlemler vardır. Nitekim ÇHK Periyodik Raporlar kılavuzunda “azınlıklar ve yerli gruplar da dahil olmak üzere, çocuğun din veya inancını açıklama hakkını
güvence altına almak için alınan önlemlerin belirtilmesi” istenir.29
Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü sınırlanamaz ve kesin koruma altındadır, dolayısıyla kimse belirli bir inanca veya dine inanmaya veya inancını açıklamaya hiçbir koşul
21 Gemalmaz, H. B. 2011. “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Çerçevesinde Çocuğun Kendi Görüşleri/Kanaatleri Doğrultusunda
Eğitilme (Eğitimini Seçme) Hakkı”, 1. Çocuk Hakları Kongresi, (İstanbul, Turkey), 189-208.
22 A.g.k.
23 A.g.k.
24 Bu düşüncenin bir yansıması ÇHS’ye taraf birçok ülkenin Madde 14’e ilişkin açıklamada bulunmuş ve çekince koymuş olmasıdır.
25 Brems, E., “Article 14: The Right to Freedom of Thought, Conscience and Religion” in A Commentary on the United Nations Convention on the Rights of the Child, Brill, 2006.
26 A.g.k.
27 BM Çocuk Hakları Komitesi, General Guidelines regarding the form and the contents of the periodic reports (UN Doc. CRC/C/58,
1996), par. 48.
28 BM İnsan Hakları Komitesi, 22 Sayılı Genel Yorum: Madde 18, 30 Temmuz 1993, CCPR/C/21/Rev.1/Add.4.
29 BM Çocuk Hakları Komitesi, yukarıdaki dn.27, s. 27.
14