ve düzenlemeler nedeniyle fiilen oy kullanamayanların tespiti (örneğin mevsimlik işçiler,
sığınmaevindeki kadınlar vb.) ya da hukuki bir sorun olmasa da fiili güçlüklerin tespiti
(örneğin yaşlı bakımevlerinde sandık kurulmaması, fiziksel koşulların ya da oy pusulalarının görme engelliler için uygun olmaması gibi) ve bu sorunların çözümü için öneriler
geliştirilmesi de bağımsız seçim gözleminin önemli bir parçasıdır. Bu bakımdan, genel
olarak her seçimde yaşanan sorunların yanı sıra, her bir seçim için özellikle seçim kurullarının aldığı kararlar incelenerek bu kararların etkileri ve yaşanan sorunlar da ortaya
konulmaktadır. Her ne kadar bağımsız seçim gözlemi belli bir seçim sistemini dayatmasa
da var olan seçim sistemi, mevzuat ve uygulamalarının seçme ve seçilme hakkı üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi seçim gözleminin bir parçasını oluşturur.
B. İNSAN HAKLARI VE DEZAVANTAJLI GRUPLARIN
SEÇME VE SEÇİLME HAKKI
Demokratik bir seçim süreci, ayrımsız herkesin tüm siyasi hak ve özgürlüklerini tamamıyla kullanabildiği bir ortamda yapılmalıdır. Temel sivil ve siyasi hak ve temel özgürlükler garanti altına alınmamış ise, görünüşte iyi yönetilen bir seçimin anlamı kalmaz.
Bu bakımdan, seçme ve seçilme hakkının tam anlamıyla kullanılabilmesi diğer hak ve
özgürlüklerin etkin kullanılmasıyla ilişkilidir. Özellikle ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü,
örgütlenme özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile ayrımcılık yasağı seçme ve
seçilme hakkının ayrılmaz birer parçasıdır. Bunun dışında dezavantajlı grupların haklarını etkin kullanabilmeleri için gerekli önlemlerin alınmaması da bu haktan eşit yararlanma imkânını ortadan kaldırmaktadır.
Yukarıdaki Bölümlerde Tanımlanan Belli İnsan Hakları Konularında Dikkat Edilecekler:
• Herhangi bir olası adayın, örneğin, gözaltında tutulması veya idari yaptırımlar veya
cezai soruşturmalara tabi tutulması nedeniyle, aday olması engellendi mi?
• Kampanya yarışı, gösteri, politik toplantı veya diğer faaliyetler yetkili makam veya
güvenlik güçlerince yasaklandı veya engellendi mi?
• Herhangi bir birey veya grup, özellikle resmi makamlar tarafından, tehdit veya
korkutmaya maruz kaldı mı?
• Devlet çalışanları, öğrencileri veya başka grupları, hükümetteki parti/partileri veya
•
•
adayları desteklemeleri için kampanya faaliyetlerine katılmaya zorladı mı veya bu
konuda talimat verdi mi?
Halen uygulanmakta olan olağanüstü hal yasaları veya yönetmelikleri var mı?
Öyleyse, bunlar seçim sürecini nasıl etkiliyor?
Askerler politikaya karışıyor mu?
1.Kadınlar ve Farklı Cinsel Yönelim ya da Cinsel Kimliğe Sahip
Kişilerin Seçimlere Katılımı
Kadın ve erkekler kamusal yaşamın her yönüne katılımda eşit haklara sahiptir. Erkekler kadar
kadınlar da tüm siyasi haklarını tam anlamıyla kullanamadıkları sürece seçimler, uluslararası
standartlara tam olarak uygun olmaz. Seçimlere kadınların katılım hakkı, sadece seçmen yazılma ve oy kullanmayla sınırlı değildir. Aday olma, kampanyalara tam anlamıyla katılma ve
özgürce bilgi verme ve alma haklarını da içerir. Kadınlar aday listelerinde, siyasi parti liderliklerinde ve üst düzey resmi makamlarda da temsil edilmelidirler. Benzer şekilde kadınlar, seçim
kurulunda ve yerel seçim gözlemciliklerinde eşit derecede yer alabilmelidirler.
Farklı cinsel yönelim veya cinsel kimliğe sahip kişilerin de aday olabilme ve oy hakkını
kullanabilme bakımından eşit olanaklara sahip olması gerekir.
12
Untitled-1.indd 12
Bağımsız Seçim İzleme Platformu Bağımsız Seçim Gözlemciliği Rehberi
06.05.2015 17:35