tüm öğrencilerin din kültürü ve ahlak bilgisi dersi ile ilgili soruları cevaplaması zorunluluğu getirilmesi durumunda, dersi almak istemeyen öğrenciler için
olumsuz bir sonuç ortaya çıkabilir. Muafiyet imkânı getirilen bir dersle ilgili
olarak tüm öğrencilere üniversiteye giriş sınavında soru yöneltilmesinin meşru
bir amacı bulunmamaktadır ve bu nedenle dolaylı ayrımcılık söz konusudur.
Bağlantılı Ayrımcılık
Ayrımcılığın bir başka biçimi olan bağlantılı ayrımcılık, bir kişinin, kendisiyle
bağlantılı bir başka kişinin nitelikleri nedeniyle ayrımcılığa uğraması olarak
tanımlanabilir. Bazı ayrımcı muamelelerde yine doğrudan bir ayrımcılık söz
konusudur; ancak burada kişi kendisi ile ilgili değil, yakın ilişkide olduğu bir
başka kişinin bir özelliği nedeniyle ayrımcılığa uğramaktadır. Bu duruma siyah biri ile evli beyaz birinin çalıştığı işyerinde siyah biri ile evli olmaktan kaynaklı olarak ayrımcılığa uğraması örnek olarak verilebilir. Burada doğrudan
ve renk temelinde ayrımcı bir muamele söz konusudur. Ancak, ayrımcılığa
uğrayan kişinin değil, onunla bağlantılı bir başka kişinin nitelikleri nedeniyle
ayrımcılık söz konusu olmaktadır. Ayrıca komşuların rahatsız olabileceği gerekçesiyle eşi Rum olan bir kişiye bir evin kiralanmaması veya bir kişiye Çerkes olması nedeniyle bir restoranda servis yapılmamasına dair talimat verilmesine rağmen bu kişiye servis yapması nedeniyle bir kişinin işten çıkarılması da
bağlantılı ayrımcılığa örnek vakalardır.
Taciz
Ayrımcılık, aynı zamanda insan onurunu ihlal eden bir muameledir. Ayrımcılık oluşturan taciz, ırk veya etnik köken,
din veya inanç gibi nedenlerden herhangi birisiyle ilgili
olarak bir kişinin onurunu zedeleyen, düşmanca, aşağılayıcı, küçük düşürücü ya da saldırgan bir ortam yaratmak
amacı veya etkisiyle o kişi için istenmeyen bir fiil gerçekleştirilmesi olarak tanımlanmaktadır. Tacizin ayrımcılığın
özel bir biçimi olarak yasaklanmasıyla korunmak istenen
menfaat sadece hak ve özgürlüklerden yararlanılmasının
sağlanması değil, bu yararlanmanın insan onuruna yaraşır
bir ortamda gerçekleşmesidir.
Taciz eğitim kurumlarında sıklıkla karşılaşılan bir olgudur
ve okul idareleri, eğitimciler veya diğer öğrenciler tarafından gerçekleştirilebilmektedir. Yine istihdam alanında
taciz türü uygulamalar gündeme gelebilmektedir. Kişinin görünüşüyle, kıyafetiyle veya özellikleriyle ilgili alay,
utandırıcı ya da hoş karşılanmayan şakalar veya yorumlar;
mağduru ayrı tutma amaçlı düşmanca hareketler; istenmeyen fiziksel temas, fiziksel saldırı vb. fiillerden oluşabilmektedir. Tacizin belirli bir biçimi yoktur. Sözlü, yazılı
Taciz olarak nitelendirilen
davranışın somut bir mağdura yönelik olması da gerekmez. Örneğin, bir eğitim
kurumunda etnik kökeni
farklı kişilere yönelik genel
nitelikte kullanılan aşağılayıcı ifadeler, o kurumda
eğitim gören etnik kökeni
farklı olduğu bilinen kişilere
yönelik taciz olarak kabul
edilebilir. Tacizin mobbing
gibi sistematik ve belirli bir
süre devam etmesi gerekmemektedir. Bir kez dahi ortaya çıkması ayrımcı nitelikte bir taciz olarak kabulü için
yeterlidir. Ayrıca taciz olarak
değerlendirilecek davranışın
iyi niyetli veya kötü niyetli
olarak gerçekleştirilmesi de
önemli değildir.
27
Untitled-1.indd 27
27.01.2016 21:43