ya da tarafların özel hayatları bunu gerektirdiğinde, ya da özel durumlarda,
mahkeme, açıklığın adalete zarar vereceği düşüncesine vardığı takdirde, mahkemenin gerekli gördüğü ölçüde, basın ve dinleyiciler duruşmaların tümü ya
da bir kısmının dışında tutulabilirler. Ancak, küçüklerin çıkarları aksini gerektirmedikçe, ya da duruşmalar çocukların vesayetine ilişkin evlilikle ilgili
uyuşmazlıklar hakkında olmadıkça, ceza ya da hukuk davalarında verilecek
herhangi bir kararın aleni olması zorunludur.
2. Bir suçla itham edilen herkes, yasalara göre suçlu olduğu kesinleşene dek
masum kabul edilmek hakkına sahiptir.
3. Herkes, itham edildiği suçla ilgili olarak, tam bir eşitlik içinde, aşağıdaki
asgari garantilere sahip olacaktır:
(a) Kendisine, en kısa zamanda ve anlayacağı bir dilde, aleyhindeki iddianın niteliği ve nedenleri hakkında ayrıntılı bilgi verilmesi;
(b) Savunmasını hazırlayabilmek ve kendi seçtiği avukatla temas edebilmek için yeterli zaman ve kolaylıkların tanınması;
(c) Gereksiz bir gecikme olmadan yargılanması;
(d) Yargılanmada hazır bulunması ve kendisini ya doğrudan ya da kendi seçtiği avukat yardımı ile savunması; avukatı yoksa, bu hakkının var
olduğunun kendisine bildirilmesi; adaletin gerektirdiği her durumda
kendisine bir avukat tayin edilmesi ve böyle durumlarda ödeme yapma
olanağı yoksa bu yardımın parasız olarak sağlanması;
(e) Aleyhindeki tanıklara soru sorabilmesi ya da soru sordurabilmesi, lehindeki tanıkların da aleyhindeki tanıklarla aynı şekilde sorgulanabilmelerinin sağlanması;
(f) Mahkemede kullanılan dili anlamıyor veya konuşamıyorsa bir tercümanın parasız yardımının sağlanması;
(g) Kendi aleyhinde tanıklıkta bulunmaya ya da suç itirafına zorlanmaması.
4. Küçükler için yargılama bu kişilerin yaşları ve topluma yeniden kazandırılmaları düşüncesi gözönüne alınarak yürütülecektir.
5. Bir suçtan hüküm giyen herkes, mahkumiyet ve cezanın yasalara uygun olarak
daha yüksek bir yargı organınca yeniden incelenmesi hakkına sahip olacaktır.
6. Kesin bir kararla bir suçtan dolayı mahkum olan ve daha sonra hakkındaki
hüküm, adaletin yanlış tecelli ettiğini kat’i şekilde ortaya koyan yeni veya yeni
ortaya çıkan bir maddi delil dolayısıyla bozulan veya bu sebeple affa uğrayan
bir kişi, evvelce bilinmeyen maddi delilin zamanında ortaya çıkmamasında kısmen ya da tamamen kendi kusuru bulunduğu ispat edilmediği takdirde, böyle
bir hükmün sonucunda ceza çekmesinin karşılığı olarak yasalara uygun şekilde
tazminata hak kazanır.
77
Untitled-1.indd 77
27.01.2016 21:43