EĞİTİMDE ÇOĞULCULUĞA VE ÇOCUĞUN DİN VEYA İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN BAŞLICA ULUSLARARASI NORM VE STANDARTLAR
de ettikten sonra bu maddenin önemine şu açıklamayla işaret ediyor: “Ancak aslında, bu
hükmün önemi, bir yanıyla, tam da eğitime yönelik dengeli bir yaklaşım öngörmesinde
ve farklı değerleri diyalog ve farklılıklara saygı ortamı içinde uzlaştırma vurgusunda
yatar. Dahası, çocukların, bir grup halkı diğerinden tarihsel olarak ayırmış farklılıklar
üzerinden köprüler oluşturabilme gibi özgün bir kapasiteleri de vardır.”6
Komite ayrıca, Madde 29’un ilk fıkrasında anılan değerlerin ırkçılık ve ilgili olgularla mücadele açısından önemini vurguluyor:
“Irkçılık ve ilgili olgular, cehaletin; ırksal, etnik, dinsel, kültürel, dilsel ve diğer farklılıklara
ilişkin temelsiz korkuların hüküm sürdüğü, insanlara çarpıtılmış birtakım değerlerin öğretildiği ve bu değerlerin yaygınlaştırıldığı yerlerde yeşerir. Bütün bu olumsuzluklara karşı
güvenilir ve kalıcı panzehir ise, madde 29 (1)’de belirtilen değerlerin kavranmasını ve bu
değerlerin gözetilmesini sağlayacak türde bir eğitimdir. Söz konusu değerler arasında farklılıklara saygı gösterilmesi, ayrımcılık ve önyargıların her yönüne karşı çıkılması yer alır.”7
Eğitimin içeriği, yöntemi ve araçlarının söz konusu
değerleri yansıtması gerekliliğine ek olarak ÇHK bu
ilkelerin öğretmenler, eğitim yöneticileri ve çocuk eğitiminde
yer alan diğer kesimlerce benimsenmesini temel bir
gereklilik olarak ortaya koyuyor.8
Dahası, “[O]kul ortamı da, madde 29 (1) (b) ve (d) paragraflarında yer verilen özgürlük
ve anlayış, barış, hoşgörü, cinsiyet eşitliği; bütün halklar, etnik, ulusal ve dinsel gruplar
ve kişilerle yerli halklar arasında dostluk ruhunu yansıtacak nitelikte olmalıdır. Kavgacılığa, diğer şiddet içeren ve dışlayıcı uygulamalara izin veren bir okul, madde 29
(1)’deki gereklilikleri karşılayacak bir okul olamaz.”9
Ek olarak, eğitimin öğrenciler ve uygun hallerde ebeveynler açısından “kabul edilebilir” (örneğin ilgili, ayrımcılık içermeyen, kültürel olarak uygun ve nitelikli) olması,
BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi’nin 13 No’lu Genel Yorum’da ortaya
koyduğu, eğitimin sergilemesi gereken dört zorunlu özellikten biridir. Eğitimin sergilemesi gereken diğer bir özellik olan “uyarlanabilirlik” ise eğitimin yerel bağlam ile farklı
sosyal ve kültürel özellik ve koşullara sahip çocukların ihtiyaçlarına göre uyarlanabilmesini, esnek olmasını gerektirir.
Kültürel çeşitlilik ve çoğulculuk, farklı BM organlarınca benimsenen çeşitli bildirgelerde de ifade buluyor. Örneğin, UNESCO’nun 2001 tarihli Kültürel Çeşitlilik Evrensel
Bildirgesi’nde, çoğulculuğa atfedilen önem şöyle yer alıyor:10
“Giderek çeşitlilik arz eden toplumlarımızda; çoğul, çeşitli ve dinamik kültürel kimlikleri
olan insanlar ve gruplar arasında uyumlu etkileşimi ve birlikte yaşama isteğini sağlamak
6
7
8
9
10
ÇHK, 2001, s.1-2.
A.g.e., s.1-4.
A.g.e.
A.g.e., s.1-6.
UNESCO Türkiye Millî Komisyonu web sitesinde yer alan çeviri esas alınmış, yazar tarafından metnin aslına daha uygun olduğu düşünülen bazı değişiklikler yapılmıştır. Bkz. UNESCO Universal Declaration on Cultural Diversity, Madde 2; UNESCO
Kültürel Çeşitlilik Evrensel Bildirgesi, Madde 2.
11