TÜRKİYE’DE TOPL ANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ HAKKI BAKIMINDAN İDARİ YARGININ ETKİLİ BAŞVURU YOLU OLMA NİTELİĞİ
liye özgü yetkiler tanımlanmış olup tüm ilde yasaklama kararı alma yetkisi bölge
valisine, ilin tamamında değil, ilçelerinden bir veya birkaçında karar alma yetkisi
valiye tanınmış, kaymakamlara ise genel yasaklama yetkisi tanınmamıştır. Bölge
valiliği kurumu Türkiye’de 1984 yılından itibaren uygulanmamasına rağmen23 ve
19. maddede 2002 ve 2003 yıllarında değişiklik yapılmasına rağmen bölge valisinin
yetkileri ile bu yetki paylaşımı aynen korunmuş ve tüm ile ilişkin yetkinin valilere tanındığında ilişkin bir hüküm eklenmemiştir. Bu açıdan, valilik kararlarında
dayanak olarak gösterilen 17. madde genel bir yasaklama kararına dayanak olamayacağı gibi, 19. maddedeki ilçelere özgü olarak tüm toplantıların yasaklanmasına
ilişkin yetkinin valilerce kullanılabilmesi için suç işleneceğine dair açık ve yakın
tehlikenin somut olarak ortaya koyulabilmesi gereklidir. Diğer yandan, olağan dönemlerde toplantıların izne bağlanmasına ilişkin herhangi bir idari yetki bulunmayıp izne bağlama açıkça Anayasa’ya aykırıdır.
Tüm bu hukuka aykırılıklara karşın, Van Barosu tarafından bu yasaklama kararlarına karşı 14 iptal davası açılmış, bu davaların hiç birinde yürütmenin durdurulması
kararı verilmemiş ve sonuçta da davaların tamamı reddedilmiştir.24 Davalarda Kanun’daki yetki koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olarak tartışılmaksızın bazı haberler veya kayyum atamasına yönelik tepkiler yeterli görülmüş, hatta İl
İdaresi Kanunu’nun 11. maddesinin (c) bendine eklenen sokağa çıkma yasağına yönelik yetkinin25 yeterli olduğu ifade edilmiştir.26 Eski baro başkanının görüşmelerde
ifade ettiği konulardan biri, çok sayıda ve 15 gün için verilen bu kararlara karşı açılan
ve tamamı reddedilen davaların maliyetinin baro açısından dahi zorlayıcı olduğudur.
Bu açıdan, kısa aralıklarla tekrarlanan bu tür işlemlerde dava açmak açısından bu tür
bir caydırıcılık unsuru olduğunu da belirtmek gerekir.
23 Bölge Valiliği, 4.10.1983 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 71 sayılı Bölge Valilikleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kabul edilmiş; 28.07.1984 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 3036 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. 2911
sayılı Kanun 71 sayılı KHK’dan hemen sonra çıkarıldığından bu KHK’da yer alan bölge valisi ifadelerine yer verilmiştir.
1987 yılından itibaren olağanüstü hal bölge valilikleri kurulmuşsa da Kanun olağan dönemlere ilişkin olduğundan bölge
valisi ifadeleri buna karşılık gelmemektedir. Zaten Ohal bölge valilikleri önce 14.7.1987 tarihli 285 sayılı KHK ile Bingöl,
Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Mardin, Siirt, Tunceli, Van ve 426 sayılı KHK ile dahil edilen Batman ve Şırnak illerini kapsayan
bölgede kurulmuş; 1990 yılından itibaren 430 sayılı Olağanüstü Hal Bölge Valiliği ve Olağanüstü Halin Devamı Süresince
Alınacak İlave Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile uygulanmıştır.
24 Van eski baro başkanı Av. Mahmut Kaçan’dan alınan bilgiye göre bu davalara ilişkin bilgiler şu şekildedir: Van 1.İdare
Mahkemesinde 2019/859 E.; Van 3.İdare Mahkemesinde 2019/928 E. ; Van 1.İdare Mahkemesinde 2019/1881 E. ; Van 2.İdare
Mahkemesinde 2019/1139 E. ; Van 3.İdare Mahkemesinde 2019/987 E. ; Van 3.İdare Mahkemesinde 2019/2158 E.; Van 2.İdare
Mahkemesinde 2019/2424 E.; Van 2.İdare Mahkemesinde 2019/2564 E.; Van 1.İdare Mahkemesinde 2019/2614 E.; Van 1.İdare
Mahkemesinde 2019/2860 E.; Van 1.İdare Mahkemesinde 2019/2990 Esas, Van 3.İdare Mahkemesinde 2019/3183 Esas; Van
2.İdare Mahkemesinde 2019/3514 Esas numaralı davaların tamamında YD ret ve dava ret kararı verilmiştir.
25 Maddeye 2018 yılında eklenen yetki şu şekildedir: “Vali, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya
kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hâllerde on beş günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler
için sınırlayabilir; belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilir
veya kısıtlayabilir ve ruhsatlı da olsa her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilir”. Bu madde belli yer ve
saatlerde toplanma yetkisini kısıtlayacak kapsama sahiptir, genel bir yasaklama yetkisini kapsamayacağı gibi özel hüküm
niteliğinde olan 2911 sayılı Kanunun uygulanması gerekecektir.
26 “5442 sayılı Kanun’un 11/C maddesinin, sokağa çıkma yasağı uygunlaması için aranılan “kanunlar tarafından öngörülme”
ölçütünü karşıladığı, yasağın, bölücü terör örgütü mensuplarınca yapılacak şiddet eylemlerinin önlenmesi ve vatandaşın
can ve mal güvenliğinin sağlanmasına ilişkin meşru bir amaç taşıdığı ve suç işlenmesini önlemeye yönelik tedbirlerin bir
parçası olduğu, şiddet olaylarının mahiyeti ve yoğunluğu ile meydana gelen zararların niteliği karşısında söz konusu müdahalenin “demokratik toplum düzeninin gerekleri”ne aykırılık oluşturmadığı ve hedeflenen amaca ulaşabilmek için elverişli, gerekli ve orantılı, diğer bir deyişle “ölçülülük ilkesi”ne uygun olduğu sonuçlarına varıldığından dava konusu işlemde
hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır”. Van 1. İdare Mahkemesi, E. 2019/2860, K. 2019/2159.
15