BAĞIMSIZ SEÇİM İZLEME PLATFORMU 30 MART 2014 MAHALLİ İDARELER İLE MAHALLE MUHTARLIKLARI VE İHTİYAR HEYETLERİ SEÇİMİ GÖZLEM RAPORU
Sonuç ve Öneriler
30 Mart 2014 yerel seçiminde bağımsız gözlemciler 2011 genel seçimine göre daha az sorun yaşamışlarsa da bağımsız gözlemci statüsünün tanınmaması bağımsız gözlem yapılmasını
güçleştirmekte ya da engellenmesine neden olabilmektedir. Gözlem yapılabilen hallerde de
gözlem daha zor koşullarda yapılabilmektedir.
Yukarıda ayrıntılı olarak değinildiği üzere, yapılan gözlemler sonucunda çeşitli hak ihlalleri
ve eşitsizlikler tespit edilmiştir. Türkiye’de seçim öncesi süreçte seçmen kütüklerinin oluşturulmasında sorunlar yaşanmaya devam edildiği anlaşılmaktadır. YSK’nın seçmen kütüklerine
ilişkin verileri bilgi edinme hakkı kapsamında paylaşmaması sorunun tespitini dahi güçleştirmektedir.
Seçim günü öncesi sürecin adayların belirlenmesi ve kampanya aşamasında demokratik biçimde işlediğinden bahsetmek güçtür. İfade ve basın özgürlüğünün önündeki engeller seçme ve
seçilme hakkı bakımından eşit bir ortamın önüne geçmekte ve seçmenlerin seçme süreçlerinin
özgür bir ortamda gerçekleşmesini güçleştirmektedir.
Seçim günü yapılan gözlemler sonucunda elde edilen veriler ışığında Türkiye’de oy verme
yelerine ilişkin önemli sorunlar tespit edilmiştir. Bu sorunların en çarpıcı olanı oy verme yerlerinin fiziksel engellilerin erişimine uygun olmamasıdır. Gözlem yapılan 393 oy verme yerinden 150 oy verme yerinde, yani %38’sinde bina girişi düz zemin olmadığı ve rampa da
bulunmadığı için fiziksel engellilerin oy verme yerinin içine ulaşması son derece güçtür. Bu oy
verme yerlerinin önemli bir kısmında yaşlı ve engellilere zemin katlarda sandıklarda oy kullandırılmadığının tespit edildiği gözetildiğinde, fiziksel engelli ve yaşlılar için seçme haklarını
kullanmanın bazen imkansız hale gelebildiği görülmektedir.
Oy verme yerlerinde kampanya materyalleri ve kampanya faaliyetine rastlanmasının yanı sıra
bazı oy verme yerlerinin genel anlamda baskı ve korku yaratacak şekilde seçmenlerin özgürce
oy kullanmasını güçleştiren koşullara sahip olabildiği görülmüştür. Bunların en önemlisi yasadaki koşullara aykırı biçimde kolluk kuvvetlerinin varlığı ve siyasi partilerin temsilcilerinin
baskı ortamı oluşturacak faaliyetleridir.
Yaşanan bir başka ihlal de gizliliğin ihlal edildiği durumlardır. Toplu veya açık oy kullandırma
vakalarının yanı sıra bazı engelli, okuma-yazma veya Türkçe bilmeyen kişilere mevzuata aykırı
biçimde eşlik edilerek gizliliğin ihlal edildiği anlaşılmıştır.
Seçim günü gözlenebilen bu hak ihlalleri dışında, sığınma evindeki kadınların ve mevsimlik
işçilerin seçme hakkını kullanamaması, cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsel kimlik temelli doğrudan ve dolaylı ayrımcılık yapılabilmesi, engellilere yönelik ayrımcılık boyutuna varan fiziksel
koşullar seçime katılma oranı bakımından da dikkate alınması gereken unsurlardır.
Seçim günü oy verme işlemlerinde Sandık Kurulları önemli bir işleve sahiptir. 30 Mart seçimlerinde sandığın seçmenleri yeterince bilgilendirmemesi nedeniyle geçersiz hale gelen çok
sayıda oy bulunmaktadır. Bunun dışında, engellilerin oy kullanma koşulları, seçmenlere eşlik
edilmesi, gizlilik sorunları gibi pek çok uygulamanın büyük ölçüde Kurulun yaklaşımına bağlı
olduğu, bu yaklaşımların son derece farklı olabildiği ve tek başına bunun bile bir eşitsizlik
sorununa neden olduğu dikkate alındığında Sandıkların oluşumunda da tarafsızlığa özen gösterilmesi ve sandık üyelerinin çok iyi bilgilendirilmiş olması gerekmektedir. Platformumuza
tarafsızlık konusunda belli kaygılar dile getirildiği gibi, gözlem formlarında da taraflı davranmaya ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Bunun dışında sandıkların oluşumunda kadınların
sayıca azlığı da bir eşitlik sorununu gündeme getirmektedir.
Seçim günü, mevzuata aykırılıklar ile ilgili olarak çok sayıda şikayet ve itiraz yapıldığı anla62