biri olan Eda Türk, yaşadıkları sürece dair şunları söyledi:75 “Hugo Boss
yönetiminin iddia ettiği gibi, hiçbir şekilde ürünleri kötülemedik. Bu yönde bir
kanıt da yok zaten. Pek çok işçi arkadaşımız o eyleme katıldı ancak Zeynel
ve ben işten çıkarıldık. Öyle zannediyoruz ki; sendikal örgütlenme konusunda
fabrikada bazı görevler üstlendiğimiz için bizi işten çıkarmak istediler. Zaten
sürekli bir baskı ve yıldırma vardı. Bizimle uğraşıyorlardı. İstinyepark eylemini
bahane ederek bizi işten çıkarmış oldular. Mücadelemiz devam edecek”
75 http://haber.sol.org.tr/emek-sermaye/hugo-boss-sendikali-iscileri-marka-itibarina-zarar-verdikleri-iddiasiyla-isten-atti
Kaynak: Ekmek Ve Gül -
(TEKSİF Hugo Boss)
Ege Serbest Bölge’de (ESBAŞ) kurulu, Alman sermayeli
Hugo Boss işyeri, 1999’dan bu yana Türkiye’de üretim
yapıyor. ESBAŞ’taki üretim tesisleri takım elbise, gömlek ve kadın giyim gibi
alanlarda dünyanın önde gelen üretim merkezleri arasında yer alıyor.
İşletme, 2017’de ve 2018’in ilk üç ayında TEKSİF sendikasına üye olan
ve sendikal çalışma sürdüren 500’ten fazla işçiyi işten çıkardı. İşten
çıkartılanlardan biri olan Ergin Yıldız, 14 yıllık Hugo Boss işçisiydi. İlik düğme
operatörü olarak çalışan Yıldız, sendika temsilcilerinden biriydi. 13.5 yıldır
çalıştığı bölümden alınarak başka bölüme sürgün edildiğini ifade eden Yıldız,
şunları söyledi: “Kolumdaki rahatsızlık doktor belgeli olmasına rağmen,
beni verimimin daha düşük olduğu bir bölümde çalışmaya zorladılar. Ütü
yapamaz raporum vardı. Eski bölümüme geçmek istediğim halde yerimi
değiştirmediler. Son olarak da verimimin düşüklüğünü gerekçe göstererek
işten çıkardılar. Sürekli göz hapsindeydim, diğer arkadaşlar da aynı şekilde.
Sürekli sorularla baskı altında tutmaya çalışıyorlardı.”74
Olayı protesto eden işçiler, İzmir’deki Hugo Boss mağazaları önünde, bir süre
protesto eylemi yaparak seslerini kamuoyuna duyurmaya çalıştılar. İzmir
Valiliği, OHAL’i gerekçe göstererek Hugo Boss mağazaları önünde protesto
eylemlerini yasakladı. Bunun üzerine işçiler, sendikanın organizasyonuyla
İstanbul’a giderek İstinyepark’taki Hugo Boss mağazası önünde eylem
yaptılar. Ancak iki işçi, şirketin sendikal hak ihlalini protesto ettikleri için
“markanın itibarına zarar verdikleri” iddiasıyla işten çıkartıldı. Bu işçilerden
SONUÇ
Görüldüğü gibi Türkiye, 2016’da resmi olarak ilan edilen OHAL’le birlikte emek
hak ihlallerinin daha da derinleşen biçimde yoğunlaştığı bir ülke durumuna
geldi. Hak ihlalleri için OHAL’le başlamamış olsalar da, bu süreçle pekiştikleri
ve kalıcılık kazandıkları söylenebilir. Yukarıda da gösterildiği gibi resmi olarak
sona eren OHAL, özellikle işçiler açısından fiilen devam etmektedir. Uluslararası
aktörlerin eleştiri ve uyarılarına, mahkemelerin aleyhte kararlarına karşı, hak
ihlallerinde bir düzelme görüldüğü söylenemez. Raporumuzda özellikle ILO’nun
temel sözleşmeleri ile güvence altına alınan sendikal ayrımcılığa karşı korunma,
sendika özgürlüğü, toplu iş sözleşmesi ve grev hakkı, barışçıl toplantı ve gösteri
hakkı ve daha geniş olarak ifade özgürlüğü bağlamlarında, Türkiye’de, emek hak
ihlallerinin yoğun biçimde sürdüğüne dair örneklere yer verdik.
Kuşkusuz raporumuza konu olan Avrupa kökenli işletmeler, bu durumun asıl
sorumlusu değiller. Ortaya çıkan manzara uygulanan resmi ve fiili OHAL’in,
devletle siyasi iktidarın karar ve uygulamaları sonucudur. Ancak görüldüğü
kadarıyla Avrupa sermayeli yatırımcı ve işletmeciler de bu durumdan
yararlanmakta ve yaygın biçimde hak ihlalleri gerçekleştirmektedir. Çoğu
Avrupa kökenli şirket, ülkelerinde sendika, toplu sözleşme ve grev haklarına
saygı duymak durumunda olan sosyal diyalog mekanizmaları geliştirmiş,
uluslararası sözleşmelerin ötesinde iç işleyiş ilkeleri oluşturmuştur. Fakat
Türkiye performansları bu duruma tezat oluşturmakta, ortaya bir çifte standart
çıkmaktadır.
74 https://www.evrensel.net/haber/376403/hugo-bossta-3-ayda-150-isci-isten-atildi
68
OH A L REJİMİNDE İŞÇİLERİN KOLLEK TİF H A K L A RI
AV R U PA K Ö K E N L I / İ L I Ş K I L I İ Ş L E T M E L E R D E S E N D I K A L Ö R G Ü T L E N M E H A K L A R I
SONUÇ
69