NEFRET SUÇU MAĞDURLARINA VERİLEN DESTEĞE İLIŞKİN ÖRNEK KALİTE STANDARTLARI
En azından, hizmet sağlayanın anlama ihtiyacı dikkate alınmalı ve hizmete erişime
ve sunulan hizmetlerin türüne ilişkin bilgilerin etkili bir şekilde aktarılmasını sağlayacak tedbirler alınmalıdır:
Hizmet birimleri, duyusal engelli kişiler için gereken tercüme ve çeviri desteğini ve iletişim desteğini tespit etmeli ve uygun olduğunda kullanmalıdır. Ofislerin fiziksel veya
duyusal engelli kişiler için erişilebilir olması gerekir. Nefret suçu mağdurlarına yönelik
destek veren hizmet birimleri engellilerin binalara ve hizmetlere erişimiyle ilgili ulusal
kurallar, düzenlemeler ve yasalardan haberdar olmalı ve bunlara uymalıdırlar.
2. Gizlilik
Gizliliğin korunması, nefret suçu mağdurlarıyla çalışma konusunda temel bir etik
ilke ve temel bir kalite standardıdır. Birçok ülkede gizliliğin korunması yasal bir yükümlülüktür. Bu yasal yükümlülük, danışanla imzalanmış olan bir gizlilik sözleşmesi
olup olmadığına bakılmaksızın geçerli olabilir.
Gizlilik ilkesi, kişilerin kişisel ve hassas bilgilerini koruyarak mahremiyetlerini korumayı amaçlar. Gizlilik ilkesi doğrultusunda hareket edildiğinde, danışanlar açık rızaları
olmadığı sürece verdikleri bilgilerin başkalarına açıklanmayacağını bildiklerinde kendi
durumlarını tartışırken daha açık konuşmaya teşvik edilebilir. Danışanların mahremiyetinin korunması, faillerin mağdurun suçu bildirdiğini öğrendiklerinde meydana gelebilecek yıldırma, misilleme eylemlerinin ve daha fazla mağduriyetin önüne geçebilir.
Gizlilik ilkesi, nefret suçu mağduru destek hizmetleri verilirken, denetim, eğitim,
araştırma yapılırken ve hizmet birimi içinde o konu hakkında tartışırken de uygulanır. Ayrıca, nefret suçu mağduru destek hizmet birimi, danışan kişi adına diğer kuruluşlar ve yetkililerle işbirliği yaptığında veya başvuruda bulunduğunda da bu ilke
geçerlidir. Gizlilik ilkesi, danışanla iletişim için de geçerlidir. Örneğin, bir ev adresine, üniversiteye veya iş yerine izinsiz olarak LGBTİ karşıtı bir olayla ilgili yazışmalar
göndermek, yanlışlıkla «bir kişinin kimliğini açıklayabilir». Benzer şekilde, eşinden,
hayat arkadaşından veya akrabalarından şiddet gören kişilerin desteklenmesine ilişkin yazışmalar, failler tarafından fark edilirse, daha fazla şiddet riski oluşturabilir.
Profesyonel destek personeli ile yapılan görüşmelerde danışanın kimliği belirtilecekse, belirli bir bilgi paylaşımı yapmadan önce danışanın açık rızasının alınması gerekir.
Danışanlar, isterlerse anonim kalabilirler. Ancak, nefret suçu mağduru destek hizmet
birimi içindeki toplantılarda ve diğer kuruluşlarla irtibat sırasında vakaların kişilerin
kimliği belirlenmeden tartışıldığı durumlarda bile, danışan kişinin önceden onayını almak yine de iyi bir uygulamadır.
Danışanlar, sağlanabilecek gizliliğin sınırları konusunda bilgilendirilmelidir. Nefret
suçu mağduru destek hizmet biriminin gizliliğin ihlalinin gerekli olabileceğini kabul
ettiği belirli durumlar vardır (Bkz. aşağıdaki “Personelin yetkileri” ve “İfşa yüküm-
9