CDL-AD(2019)017rev
- 46 -
değerlendirilmesini engellediği için orantılılık testini geçemeyebilir.247 Tümden yasaklar, hedef
kitlenin görebileceği ve işitebileceği şekilde toplantı düzenleme kabiliyetine büyük bir müdahale
teşkil edebilir.
134. Kısıtlamalar bakımından ispat yükü. Sadece şüpheler, korkular veya varsayımlar,
toplantılara önceden kısıtlamalar getirilmesini sağlamak için yeterli değildir. Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi, "[b]ir gösteri sırasında karşıt gruplar arasında sadece gerginlik ortaya
çıkması ve hararetli sözlü paylaşımlar gerçekleşmesi olasılığının, bir toplantının yasaklanmasını
haklı çıkarmak için yeterli olmadığına" karar vermiştir.248 Mahkeme ayrıca "gösteriyi
düzenleyenlerin şiddet içeren niyetlerini kanıtlama yükünün yetkililere ait olduğuna" karar
vermiştir.249
135. Kısıtlamaların nedenlerinin açıklanması. Bir toplantıya getirilen herhangi bir
kısıtlama, yetkili kamu makamının aldığı bir kararla, etkinliğin liderlerine veya
organizatörlerine derhal yazılı olarak bildirilmelidir. Bu karar, her bir kısıtlamanın nedeninin
kısa bir açıklamasını içermelidir (Söz konusu açıklama, geçerli mevzuatta izin verilen
gerekçelere karşılık gelmeli ve insan hakları hukukuyla uyumlu olmalıdır). Bu tür kararlar,
mümkünse, önerilen etkinlikten çok önce alınmalı ve organizatörlere iletilmeli, böylece etkinlik
tarihinden önce bağımsız bir mahkeme önünde temyize gitmelerine veya karara itiraz
etmelerine izin verilmelidir (Ayrıca bkz. paragraf 122).
1. Barışçıl Toplantı Özgürlüğünü Kısıtlama Gerekçeleri
136. Kısıtlama için izin verilen gerekçeler dar bir şekilde yorumlanmalıdır. Toplanma
özgürlüğünün önemi göz önüne alındığında, her t��rlü kısıtlamanın, uluslararası insan hakları
hukuku kapsamında izin verilen gerekçelere uygun olması önemlidir. Bu nedenle, kısıtlamalar
AİHS, MSHUS ve diğer ilgili sözleşmelerde belirtilenlerin ötesine geçmemelidir. Dahası, barışçıl
toplanma özgürlüğünün azami seviyede korunabilmesi için bu belgelerde belirtilen mevcut
gerekçeler dar bir şekilde yorumlanmalıdır.
137. Ulusal güvenlik. Ulusal güvenlik gerekçesiyle toplanma özgürlüğü hakkına getirilen
kısıtlamalar, sadece ulusun varlığını veya toprak bütünlüğünü ya da siyasi bağımsızlığını şiddet
eylemlerinden veya somut güç tehdidinden korumak için konulmalıdır.250 Bu nedenle, ulusal
güvenlik, yalnızca kanun ve düzene yönelik olarak yerel veya görece izole edilmiş tehditleri
önlemeye yönelik sınırlamaları haklı göstermek için kullanılamaz. Buna ek olarak, ulusal
güvenlik, belirsiz veya keyfi sınırlamalar koymak için bir gerekçe olarak öne sürülmemeli ve
yalnızca istismara karşı yeterli koruma ve etkili çözümlerle birlikte kullanılmalıdır. Tersine,
barışçıl toplanma özgürlüğü de dahil olmak üzere insan haklarının sistematik ihlali, hakiki ulusal
Bkz. BM Özel Raportörü Raporu (2013), A/HRC/23/39, a.g.e., not 56, paragraf 63: “… Genel yasaklar, barışçıl toplanma
özgürlüğünü kullanmaya istekli tüm vatandaşları etkilediği için özünde orantısız ve ayrımcı tedbirlerdir”. Ayrıca bkz. Letonya
Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, 2006-03-0106 sayılı davaya ilişkin karar (23 Kasım 2006), paragraf 29.3 (İngilizce çevirisinden):
“Devlet, yabancı misyonlarda toplantı, yürüyüş ve grev gösterisi yapılmasını yasaklayamaz. Ancak bu faaliyetler çok gürültülü ve
saldırganca olmayacaktır. Bununla birlikte, bu durumlarda bile … konu, yasal normların uygulanması düzeyinde çözülecektir” (vurgu
eklenmiştir). Mahkeme (paragraf 28.1'de) Uluslararası Diplomatik İlişkilere İlişkin Viyana Sözleşmesi (1961) Madde 22(2)
kapsamında ev sahibi devletlerin “tüm yeterli tedbirleri alarak misyon binalarını her türlü zarar veya kayba karşı koruma ve
misyonun huzurunun ya da itibarının bozulmasını önleme taahhüdünde bulunmasını şart koşmaktadır”. Ayrıca (paragraf 28.3'te)
"yabancı diplomatik ve konsolosluk misyonlarını olası yürüyüşler, toplantılar veya grev gösterilerinden tümüyle izole etme görevini
devlete veren bir norm olmadığı" sonucuna varmıştır. Ayrıca bkz. David Mead, a.g.e., not 34, s. 101-2. Bkz. Carey / Brown, 447 US 455,
465 (1980) (“açık bir şekilde aşırı kapsayıcılık ve yetersiz kapsayıcılık” barındıran ve hükümetin gizlilik çıkarlarını koruma hedefini
gerçekleştirmek için dar kapsamlı bir çözüm olmayan bir tüzüğü geçersiz kılmıştır).
248 Bkz. Alekseyev / Rusya, Başvuru No. 4916/07, 25924/08 ve 14599/09, 21 Ekim 2010, paragraf 77; ayrıca karşılaştırınız: Almanya
Federal Anayasa Mahkemesi'nin Brokdorf kararı, BVerfGE 69, 315 (353, 354); Karşılaştırınız: Virginia / Black, 538 US 343 (2003).
249 Hristiyan Demokrat Halk Partisi / Moldova (No. 2) (2010), a.g.e., not 126, paragraf 23.
250 Örneğin bkz. Stankov ve Birleşik Makedonya Örgütü Ilinden / Bulgaristan (2001), a.g.e., not 16, paragraf 97; Burada Mahkeme,
şöyle karar vermiştir: “Bir grup insanın özerklik çağrısı yapması, hatta ülke topraklarının bir kısmının ayrılmasını talep etmesi,
dolayısıyla temel anayasa değişiklikleri ve bölgesel değişiklikler istemesi, bu grubun toplantılarının yasaklanmasını tek başına haklı
gösteremez. Konuşma ve gösterilerde bölgesel değişiklikler talep etmek, otomatik olarak ülkenin toprak bütünlüğüne ve ulusal
güvenliğine bir tehdit oluşturmaz. […] Hukukun üstünlüğüne dayanan demokratik bir toplumda, mevcut düzene meydan okuyan ve
barışçıl yollarla gerçekleştirilmesi savunulan siyasi fikirlere gerek toplanma hakkının kullanılması suretiyle gerekse diğer yasal
yollardan uygun bir ifade fırsatı verilmelidir."
247