Güncel Irkçılık ve Ayrımcılık Türleri:
BM Irk Ayrımcılığının Kaldırılması Komitesi’nin Çalışmaları Üzerine Bir Değerlendirme
CERD ve Bu Ülke
CERD, 2015 yılında Türkiye hakkındaki son nihai yorumlarında, devletin ırkçılık karşıtı yasasında “milli ve etnik köken” ibaresinin yer almaması ve Paris Prensipleri'ne uygun ulusal insan hakları kurumlarının
olmaması konusunda endişelerini dile getirmiştir. Ulusal insan hakları
kurumu, yapım aşaması devam eden bir süreçtir. CERD, bu mekanizmaları bir ülkenin insan haklarına bağlılığının önemli bir göstergesi olarak
kabul etmektedir. Lozan Antlaşması’nın, sadece belli azınlıkların ırkçılık yaşayabileceği şeklinde yorumlanması konusunda da endişeler dile
getirilmiştir. Türkiye’nin, Nefret Söylemi Üzerine Tavsiye No. 35’i –ki
bu insanların korunması ve ifade özgürlüğünün muhafaza edilmesi için
önemli bir yorumdur– ciddiye alması da istenmiştir.
Genel Tavsiye No. 35 yazılırken Komite çoğu zaman küresel bir
kültürel çatışma olarak gösterilen, farklı kutupların nasıl idare edileceği
konusunu belirlemek için çok çalıştı. Genelde bir taraf her şeyin kriminalize edilmesini desteklerken, diğer taraf da hiçbir şeyin kriminalize
edilmemesi için uğraşır. Bu doküman, belli koşullara uyan hareketlerin
kriminalize edilmesini desteklerken, ifade özgürlüğünü gözeten bir yaklaşıma sahiptir.
CERD Türkiye nihai yorumlarında, Romanlara yönelik ayrımcılığa da atıfta bulunmuştur, özellikle kesişen ayrımcılık türlerinden kadın
hakları, Kürtlere yapılan ayrımcılık ve özellikle yerinden edilme konusu
ele alınmıştır. İnsanları geldikleri yerlere geri döndürme konusuna gelen
yanıtlar pek tutarlı ya da düzenli olmamakla birlikte, ilgili kişilerin katılımı ile de yapılmamaktadır. Komite, göçmenlerin haklarına da kısaca
değinmiş olsa da, bu konuda güncel olarak ilerleme kaydedildiğinin farkındayım.
Sonuç
Değişim sürecinde birkaç zorluk mevcuttur. Öncelikle hak sahipleri ve
yükümlülük sahipleri arasındaki ilişkiyi ele alalım. Devlet, ana yükümlülük sahibidir ancak bizim gibi analiz etme kapasitesine ve örgütlenme
23