Türkiye Kamu Yönetiminde Ayrımcılık:
Kürt ve Alevi Yöneticilerin Durumuna İlişkin Sınırlı Gözlemler
lınan uygulamalarla, cumhuriyet tarihi boyunca egemen kültür içinde
kimlik ve inançlarını ifade etmede zorluklarla karşılaştılar. Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşadıkları ayrımcılıklara karşı cumhuriyetin kurucu
değerlerini benimseyerek direnmeye çalıştılarsa da, Dersim, Çorum,
Maraş ve Sivas örneklerinde olduğu gibi bazen katliam düzeyine çıkan
biçimlerde mağdur edildiler ve en temel hakları ihlal edildi.
Bahsi geçen arka plan önünde, Türk ve Sünni çoğunluk dışında olanlar içinden geçilen dönemlere göre farklılaşan biçimlerde ayrımcılıklarla
karşı karşıya kaldılar. Özellikle kent ortamında şekillenen bir toplumsal
yaşam içinde kamu kurumları ve özel sektör işyerlerinde, cuma namaz
zamanları bir baskı nedenine dönüştü. Ramazan ayında yemekhaneler
kapalı tutuldu. Gündelik çalışma hayatında yaşanan sıkıntılar ötesinde
yapısal olarak da ciddi adaletsizlikler sık sık gündeme geldi. Liyakate
dayalı değerlendirmenin yerini güvenlik eksenli kayırmaya bıraktığı bir
düzlemde, Alevilerin ve Kürtlerin çeşitli bahanelerle işe girişleri ve terfileri engellendi, hatta işlerinden edildiler.
Mülki İdarede Ayrımcılığın Arka Planı ve Gelişim
Özellikleri
Ayrımcılık, mülki idare amirliği meslek alanında da sistemli bir biçimde
gözlendi. Bugün hem uygulamada halkın en çok muhatap olduğu hem
de simgesel olarak yerel düzeyde devleti temsil eden mülki idare amirleri
(vali ve kaymakamlar) ile üst düzey bürokratlar arasında Aleviler ve Kürtler parmakla gösterilecek kadar azdır. Bu durum karar vericiler tarafından
normal görülmekte ve çarpık uygulama aynen sürdürülmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin mülki idare sisteminin kökleri, Osmanlı
Devleti’ne dayanmaktadır. 1864’te çıkarılan ve büyük ölçüde Fransa’daki
il yönetim sistemine dayanan Vilayet Nizamnamesi ile klasik Osmanlı
eyalet sistemi değiştirilmiş, iller oluşturulmuştur. İmparatorluğun bir ulus
devlete dönüştüğü cumhuriyet döneminde de bu çizgi değişmemiştir.
Cumhuriyet döneminde, 1930’da kabul edilen 1700 sayılı Dahiliye Memurları Kanunu ile mülki idare amirlerinin işe alma, yükselme koşulları
ile çalışma düzeninin yasal çerçevesi çizilmiştir. Bugün hâlâ birçok mad49