Dönüşen Kentlerin Dönüşmeyen Ayrımcılığı: İzmit Romanları Örneği
ve mahallelere girmek istememektedir. Onlarla aynı mekânı paylaşmama eğilimi, bu mahallelerde oturduğu bilinen kişilerin Gaco mahallelerine taşınma isteklerinde de ortaya çıkmakta, ödeme güçleri bulunsa bile
etnik kökenlerinden dolayı ev bulmada güçlük yaşamaktadırlar.
Romanların toplum içinde dışlanmaları, ötekileştirilmeleri, iş bulmayla sınırlı değildir. Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında evleri istimlak edilen Romanlar, gerek alan çalışması sırasında, gerekse basında yer
alan haberlerde (Özgür Kocaeli Gazetesi, 29 Ağustos 2011) ev sahiplerinin kendilerini dışladığını, kiralık ev bulamadıklarını söylemektedirler:
“Kentsel dönüşümle evimiz yıkıldı. Ortada kaldık. Kimse bize kiralık ev vermedi, sığınacak yerimiz yok, baraka yaptık buraya.
Ben dairede yaşayamam; bir gecekondu, bir müstakil ev yeter
bana.” (Erkek, yaş 35, 28 Haziran Mah., 06.10.2010)
İkinci hal ise, mahalle içinde ayrışmadır. Farklı etnik gruplarla bir arada
yaşamak istememelerinin yanında aynı etnik grubun farklı kolları tek
bir mahalle içinde mekânsal ayrışma yaşamaktadır. Mahalle içinde her
bir grubun yaşam alanları net çizgilerle belirlenmiştir. Buna karşın bildik hale gelen Roman kavgaları bitmemiştir.
“Biz kalabalıkta yapamayız biliyon mu? Lazı Kürdü bir arada yaşayamayız. Bizim bütün mahalleyi de tek binaya koysalar, diğer
Romanlarla da karıştırsalar gene olmaz, geçinemeyiz. Onu ben zaten kabul etmem. Tek tek dairelerimiz olsun, böyle tek tek olsun
bizim olsun. Romanlarla karışık istemem ben. Romanlar bir arada
anlaşamaz: Dedikodu bitmez, kavga bitmez. Bizim Romanların
kavgası bitmez.” (Erkek, yaş 35, 28 Haziran Mah., 06.10.2010)
İstihdamda Ayrımcılık
İstihdamda ayrımcılık iki yönlü gözlemlenmiştir: İlk olarak, Romanlar
için tanımlı belli işkolları vardır ve bu işler dışında istihdam edilmelerine pek rastlanmaz.
61