SEÇMELİ DİN DERSLERİ KİTAPLARI ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI STANDARTLARI ÖZELDE TOLEDO KLAVUZ İLKELERİYLE UYUMLU MUDUR?
7. sınıf kitabında 5. ve 6. sınıf kitaplarındaki gibi iki ünite bulunmaktadır. Yine diğerlerindekiyle aynı başlığı taşıyan birinci ünitede Allah’ın farklı peygamberler seçerek
kendilerine kutsal kitaplar verdiği, gerçek doğru bilginin ise Kur’an-ı Kerim’den öğrenilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu söylem doktrinerdir, zira her dine göre “doğru”
farklılıklar gösterebilmektedir. Bu noktada da “Kime göre doğru?” sorusu sorulabilir.
Kur’an’ın renk, dil, din ayrımı gözetmeden bütün insanlığa gönderildiği belirtilerek,
ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkelerine vurgu yapılmaktadır. Bu yaklaşım din ve inançların insan hakları bağlamında anlaşılması konusunda önemlidir.
Bu ünitede “Dinde zorlama yoktur…” (Bakara suresi, 256. ayet) ayetine yer verilerek,
hiç kimsenin din adına vicdanlara baskı yapamayacağı veya başkalarının imanı üzerine
otorite kuramayacağı belirtilmiştir. Bu durum din ve inanç özgürlüğünün forum internum boyutuna vurgu yapması noktasında önemlidir.
Ayrıca aynı bölümde bütün Müslümanların birlik ve beraberlik içinde ırk, renk, dil,
mezhep ve görüş farklılıkları gözetmeksizin tek inanç etrafında toplanması gerektiği
belirtilmiştir, bu da ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkelerini dikkate alan bir mesajdır.
“Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma��� başlığını taşıyan ikinci ünitede, okunacak sure ve
ayetler Bakara, Mülk ve Fetih surelerine, ezberlenecek dua ve sureler ise Kâfirȗn, Fîl,
Kureyş ve Mâȗn sureleridir. Bu surelerin neden seçildiği hiç açık olmamakla birlikte
Türkçe meallerine de yer verilmemektedir; sadece söz konusu ayetlerde verilen mesajlar yazar tarafından özetlenmiştir.
Özellikle Bakara suresi ilginçtir. Bu sure 5. ve 6. sınıftaki kitaplarda da yer almış,
bu kapsamda Yahudilere verilen nimetlere, onların ibadetlerine, iddialarına, dinlerini
değiştirmelerine, Allah’ın ayetlerini pazarlık konusu yapmalarına, gerçeği saklamalarına, dünyaya olan hırslarına değinilmiştir. Ayrıca Yahudilerin ve Hıristiyanların Hz.
Muhammed’e iman etmesi gerektiği belirtilmektedir. Fetih suresinde de İslam’ın bütün
dinlere karşı üstün geleceğinden bahsedilmektedir. Bu surelerde değinilen konular diğer dinlere ve inançlara saygı gösterilmesi ve hoşgörü gösterilmesi ilkeleriyle uyumlu
değildir.
8. sınıf ders kitabında iki ünite bulunmaktadır. Yine “Kur’an-ı Kerim’i Tanıyalım”
başlığını taşıyan birinci ünitede şöyle denmektedir: “Allahü Teâlâ’nın göndermiş olduğu ilahi kitapların sonuncusu ve en mükemmeli, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’dir.”
Bu doktriner bir yaklaşımdır ve neden Kur’an’ın en mükemmel olduğuna dair bir açıklama yoktur.
Kur’an’ın ırk, renk, milliyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanlara hitap ettiği belirtilmektedir. Bu, ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkeleriyle de uyumludur. Hucurat suresinin
13. ayetinde de yer verilerek, “Rabb’imiz (c.c.), bir kısım insanların birtakım kimseleri
ırkı, rengi, fakirliği, toplumsal statüsü, mevki ve makamı, soyu vb. sebeplerle aşağılamasının anlamsız ve yanlış olduğunu ifade etmektedir” denmektedir.
179
180
181
182
183
184
185
186
187
179
180
181
182
183
184
185
Hadi Gündür, “Ortaokul- İmam Hatip Okulları- Kur’an-ı Kerim 7 Ders Kitabı”, Ata Yayıncılık, Ankara, 2019, s. 10.
A.g.k., s. 12.
A.g.k., s. 49.
A.g.k., s. 54.
A.g.k., s. 64.
A.g.k., s. 87.
Faruk Salman, Nazif Yılmaz, Seyyid Ahmet Uzun, Zeliha Karaağaç, “Ortaokul- İmam Hatip Okulları- Kur’an-ı Kerim 8 Ders
Kitabı”, Devlet Kitapları, Ankara, 2019, s. 10.
186 A.g.k., s. 10.
187 A.g.k., s. 50.
57