DEVLET OKULLARINDA DİNLER VE İNANÇLAR HAKKINDA ÖĞRETİME İLİŞKİN TOLEDO KILAVUZ İLKELERİ özgürlüğünün gözetilmesini teşvik etmekle yükümlüdür. Bunlar, tüm uluslararası insan hakları taahhütlerinin en yerleşik olanlarından bazılarıdır. Bu yüzden, Medeni ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşmenin (MSHUS) 18. maddesi uyarınca; 1. Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkına sahip olacaktır. Bu hak, herkesin istediği dine veya inanca sahip olması ya da bunları benimsemesi özgürlüğünü ve herkesin aleni veya özel olarak bireysel ya da başkaları ile birlikte toplu olarak, kendi din veya inancını ibadet, icra, bunun icaplarını yerine getirme ya da öğretme bakımından ortaya koyma özgürlüğünü de içerir. 2. Hiç kimse, kendi seçtiği bir din veya inanca sahip olma ya da bunu benimseme özgürlüğünü zedeleyecek bir baskıya maruz bırakılamaz. 3. Bir kimsenin kendi dinini veya inançlarını ortaya koyma özgürlüğüne ancak yasalarla belirlenen ve kamu güvenliğini, düzenini, sağlığını veya ahlakını ya da başkalarının temel hak ve özgürlüklerini korumak için gerekli kısıtlamalar getirilebilir. 4. Bu Sözleşmeye Taraf Devletler, ebeveynlerin ve uygulanabildiği durumlarda yasalarca saptanmış vasilerin, çocuklarına kendi inançlarına uygun bir din ve ahlak eğitimi verme özgürlüklerine saygı göstermekle yükümlüdürler.26 Benzer bir şekilde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. maddesi uyarınca; 1. Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, kamuya açık veya kapalı ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içerir. 2. Din ve inancını açıklama özgürlüğü, sadece yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda kamu güvenliğinin, kamu düzeninin, genel sağlık veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli olan sınırlamalara tabi tutulabilir.27 Artık genel uygulamaya dair bir dönüm noktası olarak kabul edilen kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) şu hükme varmıştır: düşünce, vicdan ve din özgürlüğü 'demokratik bir toplumun' temellerinden biridir [...]. Bu, dini boyutu içinde, inananların kimliğini ve yaşam anlayışlarını oluşturan en önemli unsurlardan biridir, ama aynı zamanda ateistler, agnostikler, şüpheciler ve ilgisi olmayanlar için de değerli bir varlıktır. Yüzyıllarca uğraşılarak kazanılmış olan demokratik bir toplumun ayrılmaz bir parçası olan çoğulculuk buna bağlıdır.28 26 Genel Kurul tarafından 16 Aralık 1966 tarihinde kabul edilen ve imzaya açılan Medeni ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme, GA Res. 2200A (XXI), 21 UN GAOR Supp. (No. 16) 52, UN Doc. A/6316 (1966), 999 UNTS 171, 23 Mart 1976 tarihinde yürürlüğe girmiştir, https://www.ohchr.org/en/professionalinterest/pages/ccpr.aspx adresinden ulaşılabilir. 27 AİHS, a.g.e. not 15. 28 Kokinnakis /Yunanistan (AİHM, Başvuru No. 14307/33, 1993), paragraf 31. 26

Select target paragraph3