DEVLET OKULLARINDA DİNLER VE İNANÇLAR HAKKINDA ÖĞRETİME İLİŞKİN TOLEDO KILAVUZ İLKELERİ
Dini grupların veya inanç gruplarının hükümete veya yasal politikalara karşı eleştirel
tavırlar benimsediği durumlarda farklı bir konu ortaya çıkabilir. Din ve inanç özgürlüğü
hakkının bir sonucu olarak, kabul etmek gerekir ki, ne bireyler ne de dini cemaatler,
mevcut siyasi rejimlerin veya hakim entelektüel eğilimlerin onayladığı politikaları veya
inançları kabul etmek zorundadır. Çok farklı inançlara sahip olanların birlikte yaşayabilmesi için yollar bulunmalıdır.
E. Dinler ve İnançlar Hakkında Örtük Öğretim
Dinler ve inançlar hakkında öğretim, yalnızca müfredatta dile getirilen konuların öğretilmesi sırasında değil, aynı zamanda öğretmenlerin ve diğer okul görevlilerinin öğrencilerin
meşru dini ihtiyaçlarına yanıt verdiği bir dizi başka bağlamda da gerçekleşir. Din veya
inanç özgürlüğüne saygı, sadece müfredat içeriği ile değil, çoğunlukla ve daha da önemlisi örneklerle öğretilir. Bu nedenle, okul personelinin samimi bir vicdani talebi yerine
getirdiği veya reddettiği her durum, okul ortamında hoşgörü ve karşılıklı saygı kültürünü
geliştirebilecek veya baltalayabilecek bir mesaj gönderir. Bu tür taleplere karşı duyarsız
bir şekilde cevap verilmesi olasılığını azaltmak için, tüm okul personelinin din ve inanç
özgürlüğüne dayalı meşru taleplere duyarlı hale getirilmesi gereklidir. Çoğunlukla, ebeveynler ve öğrenciler ile açık ve duyarlı bir şekilde etkileşim kurarak ve asgari standartların gerektirdiklerinden daha fazlasını yaparak, okulun din ve inanç farklılıklarına saygıyı
örtük biçimde öğretmesinin güçlendirilmesine önemli katkılar yapabilirler.
Pek çok örnek verilebilir ancak dini semboller, dini kıyafetler ve dini bayramlar ile ilgili
konular öne çıkmaktadır. Bunlar, daha ayrıntılı incelenmeyi hak eden ve bu belgenin
kapsamı dışında kalan karmaşık konulardır. Bu hususlarla ilgili olarak farklı ülkeler
farklı politikalar geliştirmiştir. Bu dini ihtiyaçlara uymanın yollarını bulan politikalar
ve idari uygulamalar, bir saygı kültürünün örneklenmesine yardımcı olur. Örneğin, öğretmenler dinler hakkında kültürel açıdan duyarlı bir şekilde ders vermek için bayram
dönemlerinden sıklıkla yararlanabilirler. Bayram hakkında bilgi vermekle fiili olarak
bayramı kutlamak veya bayramı dinini yaymak ya da kendi kişisel inançlarını empoze
etmek için bir fırsat olarak kullanmak arasındaki ayrımı yapmak konusunda dikkatli
olmaları gerekir. Müzik, tiyatro veya diğer programlar bayram dönemlerinde gösteriler
sahnelerken sınırları doğru çizmek daha zor olabilir. Çeşitli seçenekler içeren ve aslında
ibadet ile ilgili veya dini nitelikte olmayan programlar, kültürel gerçekliklerin kabulü ile
dini değerlerin dayatılması arasındaki sınıra saygı duyulmasına yardımcı olurlar. Genel
olarak, öğretmenler ve idareciler saygıyı aktaran ve herkesin toplumun geneline dahil
edilmesini teşvik eden şekillerde hareket etmeye çabalamalıdır.
Bu ve benzeri birçok konudaki önemli nokta, din hakkındaki en etkili eğitimlerin bazılarının meşru dini taleplere cevap verme bağlamında ortaya çıkmasıdır. Bunlar bir zorluk
yaratabilir, ancak aynı zamanda karşılıklı saygı ve anlayış ortamının teşvik edilmesi için
de büyük fırsatlar sunarlar.
60