yerde
çalıştım
paramı
alamadım.
Dil
bilmiyordum.
Devletten
hiçbir
yardım
almadım.
Hastaneye
hiç
gitmedim.
8.
Görüşme
(Kadın)
“9
kişiyiz.
2
oğlum
var.
Biri
9
yaşında
diğeri
4
yaşında.
Kocam
4-‐5
ay
önce
şehit
oldu.
4
kızkardeşim
,
annem
babam
ve
çocuklarımla
yaşıyoruz.
2
ay
önce
geldik.
İlk
önce
Antep’e
gittik.
Annem,
babam
geldiği
için
geldim
bende.
Akrabalarımız,
amcalarım
ve
dayılarımla
birlikte
geldik.
Burada
tanıdığımız
kimse
yoktu.
Ama
daha
önce
İstanbul’a
gelmiştik
benim
hastalığımdan
dolayı.
Sonra
da
savaş
çıkınca,
burayı
biraz
bildiğim
için,
buraya
gelelim
dedik.
Kampa
gitmedik.
Çünkü
oraya
gidince
çıkamıyorsun
oradan,
oranın
vatandaşı
gibi
oluyorsun
ve
oranın
şartları
çok
kötü.
Gelirken
sıkıntı
yaşamadık.
Pasaportlarımız
da,
kimliklerimiz
de
var
ama
kimse
kontrol
etmedi
gelirken.
Evimiz,
tarlalarımız
vardı
orada.
Girişte
bize
anlatılmadı
bilmiyoruz.
Buraya
gelince
hayırsever
insanlar
yardım
ettiler.
Bize
burayı
(evi)
buldular.
TV,
dolap,
tabak
çanak,
yatak
verdiler.
Buraya
650
TL
kira
veriyoruz.
Geldiğimizde
kaymakamlığa
gittik.
Bize
bir
kez
erzak
ve
halı
verdiler.
İnsanlar
yardım
ediyorlar,
buradaki
vatandaşlar
yardım
ediyor
sağ
olsunlar.
Belediye
de
biz
bakıyoruz
onlara
diyor
ama
nereye
bakıyorlar.
Kızkardeşim
hasta.
Hastaneye
götürüyoruz
onu.
Şimdi
annemle
babam
onu
hastaneye
götürdüler.
Ciğerlerinde
sorun
var,
çok
hasta.
Benim
de
ciğerlerimde
sorun
var.
Hastaneye
gidiyorum.
Çocuklarımızı
da
götürüyoruz
hastaneye.
Orada
yardımcı
oluyorlar,
çevreden
tercüman
getiriyorlar,
Kürtçe
ya
da
Arapça
bilen.
Taksim’de
çok
Kürt
var,
onları
çağırıyorlar
onlar
yardımcı
oluyorlar.
Asıl
sorunumuz
kira
meselesi
ve
iş
sıkıntısı.”
9.
Görüşme
(Kadın)
“3
çocuğum
var.
Kocam
savaşta
öldü
5
ay
önce
(Nüfus
cüzdanını
gösteriyor
kocasının).
Çocuklarım
en
��büyüğü
9
yaşında.
2
ay
önce
geldik.
Suriye’lilerle
beraber
geldik.
Otobüsle
geldik.
Otobüs
için
para
almadı
bizden
şoför.
Kamp
çok
kötüydü
o
yüzden
kalmadık
orada.
Önce
kampa
gittik,
2-‐3
gün
kaldık,
orada
rezil
olduk.
2-‐3
aile
aynı
çadırda
yaşıyor.
Biz
de
çıktık
oradan.
Gelirken
çok
sıkıntı
yaşamadık.
Evimiz
yıkıldı
orada,
hiçbir
şeyimiz
kalmadı.
Sınırdan
geçerken
bize
hiç
bir
şey
anlatmadılar
bilmiyoruz.
Evi
tercümanlar,
esnaftan
kişiler
buldu.
Otel
burası,
her
gün
için
40
TL
veriyorum.
Ama
birkaç
gündür
veremiyorum
kirayı.
Geldiğimde
belediyeye
gittim
400
TL
verdiler
iki
ay
için.
2
koli
erzak
verdiler.
Bana
kampa
gitmemi
söylediler.
Ben
de
gitmek
istemediğimi
söyledim.
Çocuklarım
küçük
ben
de
ameliyatlıyım
zaten,
kalkamıyorum
yerimden.
Çalışan
kimse
yok.
Belediyeden
aldım.
Onun
dışında
yardım
etmediler,
ilgilenmediler.
Buradaki
Kürtler
yardım
ediyor
bize,
eşyalarımızı,
ihtiyaçlarımızı
onlar
getirdi.
Ben
burada
ameliyat
oldum
bağırsaklarım
yüzünden.
Yardımcı
oldular
bana
Mardin’li,
Diyarbakır’lı
Kürt
aileler
vardı
onlar
yardımcı
oldular,
ameliyat
parasını
verdiler.
İlk
önce
Şişli’ye
gittim
ama
sonra
Taksim’e
gittim
orada
ameliyat
oldum.
Orada
bana
tercüman
buldular,
onlar
yardımcı
oldu.
Sobamız
yok,
çocuğum
hasta
yaralar
var
vücudunda,
doktor
ilaç
yazdı
ama
ilaçlarını
alamıyorum,
para
yüzünden.
Bu
çocuğumun
sırtında
daha
savaşın
yaraları
var.
Bir
de
kirayı
veremiyorum
kaç
gündür,
parayı
esnaftan
çocuklar
topluyor,
ben
çıkamıyorum
evden
ameliyat
yüzünden.”
27