SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İÇİN ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLANTI VE GÖSTERİ HAKKI KILAVUZU
3. İlke: Örgüt kurma ve üye olma özgürlüğü
9. Vatandaş olan ve olmayan tüm özel ve tüzel kişiler ve gruplar, tüzel kişiliği olan ve olmayan örgütler kurmakta özgür olacaktır. Kişiler örgüt kurabilir veya mevcut örgütlere
üye olarak katılabilir. Bir dernek, kurucuların ve üyelerinin ortak menfaatlerine hizmet
edebileceği gibi, genel olarak kamunun veya bir kesimin menfaatlerine hizmet edebilir.
Örgütlere üyelikle ilgili yasal önlemler varsa, herkesin örgüt kurma, örgütlere üye olma
ve bunlardan ayrılma özgürlüğüne sahip olduğunu açıkça belirtmelidir.
10. Örgüt kurma ehliyeti ile ilgili kabul edilen kısıtlamaların kapsamı sınırlıdır ve
çocuklar, kamu görevlileri –polis ve askeri personel dâhil– ve vatandaş olmayanlar için uygulanabilir (bu ilke Bölüm C, Altbölüm 2 (A)’da daha ayrıntılı olarak
tartışılmaktadır.
11. Bir örgütün kurulması için tüzel kişilik bir önkoşul değildir. Tüzel kişiliğe sahip
olup olmama kararı örgütün kendi takdirine bırakılmalıdır. Ancak, mevzuatta, bir örgüt kurulabilmesi için en az iki kişi arasında bir anlaşma olmasını şart koşabilir; yine
bir örgütün tüzel kişiliğe sahip olmak istediği durumlarda birtakım kurucu belgelerin
olması şartı aranabilir.
12. Örgütler, ayrımcılık yasağına (aşağıda açıklanmıştır) ve kendi kurallarına tabi
olmakla birlikte, üyelerini belirleme konusunda özgür olmalıdır.
13. Bir kişi, bir örgüte üye olup olmama yolunda seçim yapmakta özgür olmalıdır. Bu ilke
aynı zamanda kişilerin hangi örgüte üye olmak istediklerini seçmekte ��zgür olduğu, kişilerin kendi örgütlerini kurma özgürlüğüne sahip oldukları anlamına gelmektedir.
14. Buna göre, genel olarak bireylerin bir örgüte üye olmaya zorlanmamaları gerekmektedir. BM İnsan Hakları Konseyi ‘hiç kimsenin bir örgüte üye olmaya zorlanamayacağını’
yeniden doğrulamıştır. Bazı ülkelerde olduğu gibi belli hallerde bazı örgütlere üye olma
zorunluluğu –örneğin, baroya veya başka meslek örgütlerine, ticaret odasına, konut örgütlerine ve öğrenci sendikalarına- örgütlenme özgürlüğü hakkına aykırı değildir. Bunun
nedeni, belli bir örgüte üye olma zorunluluğunun hizmet ettiği amaç ve üyelerin kendi
oluşumlarını kurma konusunda bir yasak olmamasıdır. Ancak bu türden oluşumlar, gönüllülük ve devletten bağımsız olma şartına uygun olmadığı için elinizdeki Rehber İlkeler
kapsamına alınmamıştır. Örneğin bazı ülkelerde, zorunluluk sorununun üstesinden gelmek için, sendikaların sağladığı faydalardan yararlanırken o sendikaya üye olmayı reddeden bireylerin sadece ücret ve işyerinde çalışma koşulları ile ilgili yürütülen faaliyetlere
karşılık gelecek şekilde üyelik ücreti ödemelerine izin verilmektedir. Bu ödeme, lobi faaliyetleri, devlet görevlilerinin seçilmesinin desteklenmesi veya işyeri dışındaki kamusal
sorunları ele almak için tahsis edilen fonları karşılamamaktadır.
15. Yukarıda anılan sınırlı durumlar dışında, bir örgüte üye olma zorunluluğu acil
bir toplumsal ihtiyacın olması durumunda kabul edilebilmektedir. Bu ilke, üyelikten
çıkmak için makul bir imkan verilmesiyle planlanan amacı elde etmek için daha az
kısıtlayıcı bir alternatif olmaması koşuluyla, örgütün amaçlarının zorunlu üyelerinin
inançlarına temelden aykırı olması halinde dahi geçerlidir. Ancak, ilgili sendikaya
üye olunması konusunda felsefi olarak bir itiraz olmasa dahi, bir sendikaya zorunlu
üyeliğin sendikal özgürlüklerden etkili bir şekilde yararlanılması için gerekli bir şart
olarak görülmesi çok olası değildir. Genel olarak, üye olmanın veya meşru sendikal
faaliyetlerin sonucunda doğan avantajların dolaylı sonuçları gerekçe gösterilerek bir
örgüte üye olma zorunluluğunun getirilmesi AİHS’in ihlali sayılmamıştır.
24