İzlanda Cumhuriyeti Anayasası (17 Haziran 1944)
Madde 74
(…)
Hiçkimse bir örgüte üye olmaya zorlanamaz. Ancak, örgütün kamu menfaatine veya
başkalarının hakları lehine olan işlevlerini yerine getirebilmesi için gerekli olduğu
takdirde, bir örgüte üyelik zorunlu kılınabilir.
(…)
16. Mevzuatta kişilerin bir örgüte üye olmaları veya olmamalarından dolayı doğrudan veya dolaylı yaptırım getiren hükümler yer almamalıdır. Üyeliğin gönüllülük
esaslı olması, belli bir örgüte üye olmak istemeyen bir kişinin bu kararından ötürü
olumsuz sonuçlara maruz kalmaması anlamına gelir. Benzer şekilde, bir örgüte üye
olmak da olumsuz sonuçlara yol açmamalıdır. Buna göre, Vogtt- Almanya kararında AİHM, bir kişinin bir örgüte üye olması nedeniyle cezalandırılmasının, taciz edilmesinin, yaptırıma maruz kalmasının veya başka şekilde olumsuz muamele
görmesinin örgütlenme özgürlüğünün ihlali olduğunu tespit etmiştir.
17. Bir örgütün varlığını veya gelişmesini desteklemek için devlet veya üçüncü tarafların verdiği teşvikler yararlı olabilir ve meşru gösterilebilir. Aynı zamanda, bunların üyelik açısından caydırıcı etkenler olarak kullanılması örgütlenme özgürlüğünün
gönüllülük esasına etki edebileceği gibi eşit muamele ilkesini de ihlal edebilir. Bu
nedenle, bu türden mali teşvikleri tasarlarken veya uygularken pratikteki etkileri göz
önünde bulundurulmalıdır.
18. Bir örgütün kendi üyelerini belirleme hakkı da korunmalıdır. Bir örgütün üyelik
koşullarını yerine getirmedikleri gerekçesiyle üyeliğe kabul edilmeyen kişiler, kendi
istedikleri şekilde bir örgüt kurma hakkına sahip oldukları sürece bir örgüt üyelik
için özel koşullar belirleyebilir.
4. İlke: Faaliyetlerin kapsamı da dâhil olmak üzere, amaç ve faaliyetleri belirleme özgürlüğü
19. Kurucular ve üyeler örgütlerinin amaç ve faaliyetlerini belirme konusunda özgürdürler. Buna göre, kendi ana sözleşmelerini, kuralarını kabul edebilir, kendi iç
yönetim yapılarını belirleyebilir, kurul ve temsilcilerini seçebilirler.
20. Yukarıda ele alınan kar etme ile ilgili kısıtlamaya tabi olmak kaydıyla, örgütlerin
tek başına hareket eden bireylerin belirleyebileceği bütün amaçları belirlemekte ve
yine bireylerin yürütebileceği bütün faaliyetleri yürütmekte serbest olmalıdır. Ayrıca, örgütlerle ilgili mevzuat, gerek izin verilen sınırlı bir amaç ve faaliyetler listesi
öngörerekgerekse örgütlerin amaç ve faaliyetleri ile ilgili mevzuatın dar bir şekilde
yorumlanması sonucunda örgütlerin benimsedikleri amaç ve faaliyetleri emretmemeli veya kısıtlamamalıdır.
21. Ancak, örgütlenme özgürlüğü hakkının mutlak bir hak olmadığı göz önünde bulundurularak, uluslararası insan hakları standartları ile uyumlu oldukları sürece, bu
genel ilkeye birtakım kısıtlamaların getirilmesi kabul edilebilmektedir. Bu nedenle,
getirilen her türlü kısıtlama kanunla öngörülmüş olmalı, meşru bir amaç taşımalı ve
demokratik bir toplumda gerekli olmalıdır (bkz. 9. İlke). ‘Kanun dışı’ olarak nitelendirilen bir amaç veya faaliyet uluslararası insan hakları standartları açısından ele alınıp değerlendirilmelidir. Örneğin, savaş propagandası yapan veya ulusal, ırksal veya
25