Açık alanlarda yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşleri için getirilen güneş battıktan
sonra gerçekleştirilemeyeceğiyle ilgili kısıtlama kimi durumlarda kamu otoriteleri tarafından da delinmiş, ne var ki herhangi bir müdahaleyle karşılaşmamıştır. Dönemin
Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan 7 Haziran 2013 tarihinde saat 23.00’ten sonra İstanbul Atatürk Havalimanı’nda “karşılama” töreni adı altında miting düzenlemiştir.
Üstelik İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de bu özel durum için otobüs tahsis ederek
kamu hizmetlerini kullandığı görülmüştür.
B- Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yer ve Güzergâhı, Zamanı
Toplantı ve gösteri yürüyüşleri, tüm il ve ilçe sınırları içerisinde aşağıdaki hükümlere
uyulmak şartıyla her yerde yapılabilir. İl ve ilçelerde toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve
güzergâhı, kamu düzenini ve genel asayişi bozmayacak ve vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırmayacak şekilde ve 22’nci maddenin birinci fıkrasında sayılan sınırlamalara
uyulması kaydıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan siyasi partilerin il
ve ilçe temsilcileri ile güzergâhın geçeceği ilçe ve il belediye başkanlarının, en çok üyeye
sahip üç sendikanın ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının il ve ilçe temsilcilerinin görüşleri alınarak mahallin en büyük mülki amiri tarafından belirlenir. İl ve ilçenin büyüklüğü, gelişmişliği ve yerleşim özellikleri dikkate alınarak birden fazla toplantı
ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhı belirlenebilir… (2911 Sayılı Kanun m. 6, Toplantı Ve
Gösteri Yürüyüşleri Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik md. 3).
Aşıcı ve Türkiye AİHM davasında; 11 Eylül 2000 tarihinde IMF ve F Tipi Hapishanelerinin protesto etmek amacıyla bir gösteriye katılan bir gruba polis tarafından müdahale
edilmiştir, haklarında dava açılmıştır. Başvuranlar, güvenlik güçlerinin toplanmaları sırasında araya girmesi ve basın toplantısı yapılmasını engellemeleri nedeniyle AİHS’nin
10. ve 11. maddeleri ile güvence altına alınan ifade ve barışçıl yolla toplanma özgürlüğü
haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle şikâyetçi olmuştur. Hükümet, gösteri ABD Konsolosluğu önünde yapılacağı için istisnai önlem alındığını söylemiştir. Hükümetin itirazı
reddedilmiştir. AİHM, yapılan engellemenin toplantı özgürlüğü haklarını kullanmalarına yönelik bir müdahale oluşturduğu kanaatindedir. AİHM, göstericilere dava açılmasını da değerlendirmiş, AİHS’nin 11. maddesine atıfta bulunarak göstericilerin eyleme
katılmalarının ve basın açıklaması yapmalarının demokratik bir eylemi teşkil ettiğini
belirtmiştir. Dava koşulları ışığında, AİHM, güvenlik güçlerinin müdahalelerinin ve başvuranlar hakkında ceza davası açılmasının orantısız tedbirler olduğu kanaatine vararak
AİHS 11. Maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), DİSK ve KESK/Türkiye kararına konu olayda
sendikaların İstanbul Valiliği’nin gösterdiği toplantı yer ve güzergâhı arasında bulunmayan Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs mitingi yapılmasının polis müdahalesiyle engellenmesini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’in 11. maddesine aykırı bularak “göstericilerin şiddete başvurmadığı durumlarda, kamu yetkililerinin Sözleşmenin 11. maddesinde
teminat altına alınan barışçıl toplantı hakkının özünün zarar görmesini engellemek için,
barışçıl toplantılara bir miktar hoşgörü göstermeleri gerektiği kanaatindedir” tespitinde bulunmuştur (DİSK ve KESK/Türkiye, 27 Kasım 2012, 38676/08).
Toplantı ve yürüyüşlere ve bu amaçla toplanmalara güneş doğmadan başlanamaz. Açık
yerlerdeki toplantılar ile yürüyüşler güneş batmadan önce dağılacak şekilde, kapalı yerlerdeki toplantılar ise saat 24.00’e kadar yapılabilir; (2911 Sayılı Kanun md. 7).
43