SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İÇİN ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLANTI VE GÖSTERİ HAKKI KILAVUZU kişiler) hem de bu türden kişi grupları tarafından kurulan oluşum veya örgütleri kapsamaktadır’. Bu Rehber İlkelerin amaçları doğrultusunda, üyelik esasına dayanmayan veya birden fazla kurucusu olmayan sivil toplum örgütleri, örgüt tanımı kapsamına girmemektedir. Alt Bölüm 1- Kılavuz İlkeler 1. İlke: Örgütlerin kanuna uygun olarak kurulduğu, amaçları ve faaliyetleri lehine karine 1. Örgütlerin kuruluşu ve kuruluşlarının, amaçlarının, tüzüklerinin, hedef ve faaliyetlerinin yasal olduğu yolunda bir karine benimsenmelidir. Buna göre, aksi ispat edilmediği sürece, devlet bir örgütün yasal ve uygun şekilde kurulduğunu, faaliyetlerinin yasal olduğunu varsaymalıdır. Bir örgüt veya üyelerine karşı herhangi bir işlem ancak kuruluş belgelerindeki (tüzük, yönetmelik ve ilgili belgeler) maddeler açık bir şekilde kanuna aykırı olduğunda veya belirgin birtakım yasadışı faaliyetlerde bulunulduğunda başlatılmalıdır. 2. Bu karine, mevzuatta örgüt kurmak için kayıtla ilgili formaliteler gibi birtakım şartlar olduğunda dahi korunmalıdır. Ancak, kayıtlı olmayan örgütlerin de UMSHS’nin 22. Maddesi ile AİHS’in 11. Maddesinde belirtilen ve başka uluslararası ve bölgesel belgelerde yeniden onaylanan korumadan aynı şekilde yararlanabileceği unutulmamalıdır. 3. Bunun ötesinde, mevzuat, bir örgütün bir üyesinin eylemlerinin otomatik bir şekilde bir bütün olarak örgüte atfedilmemesini sağlayacak şekilde tasarlanmalı ve uygulanmalı, bu türden eylemlerin örgütün varlığını olumsuz etkilemesine veya kuruluş belgelerinin, amaçlarının veya faaliyetlerinin yasallığına şüphe düşürmesine izin verilmemelidir. 2. İlke: Devletin örgütlenme özgürlüğü hakkına saygı gösterme, bu hakkı koruma ve uygulanmasını kolaylaştırma görevi 4. Örgütlenme özgürlüğü hakkına saygı gösterilmesi, bu hakkın korunması ve kullanılmasının kolaylaştırılması devletin sorumluluğundadır. 5. Devlet, örgütlerin ve üyelerinin hak ve özgürlüklerine müdahale etmemelidir. Buna göre, devletin bu temel hak ve özgürlüklere saygı gösterme yükümlülüğü vardır. Örgütlenme özgürlüğünün temel amacı örgütleri ve üyelerini devletin müdahalesinden korumak olmakla birlikte, devletin bu hakkı ulusal yasa ve uygulamalarda güvence altına almaması halinde ortaya çıkan ihlallerden devlet sorumludur. AİHM’e Kemal Demir (sendika üyesi) ve Vicdan Baykara (sendika başkanı) 1996 yılında yerel mahkemelerin kendilerini sendika kurma ve toplu sözleşme yapma hakkından mahrum bıraktığını ileri sürerek dava açmıştır. Tüm Bel Sen olarak Gaziantep Belediyesi ile iki yıllık toplu iş sözleşmesi yapmıştır. Belediye finansal yükümlülüklerini yerine getiremediğinden sendika dava açmıştır. Bölge İdari Mahkemesi, sözleşmenin tarafları bağlayıcı olduğunu karar vermiş, belediye kararı temyize götürmüştür. Yargıtay kararı bozmuştur. “Yargıtay, memurlar tarafından sendika kurulmasına karşı hukuki hiçbir engel olmamakla beraber, mevcut mevzuat uyarınca, bunların toplu sözleşme yapma 22

Select target paragraph3