bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından denetlemesini talep etme hakkı verilmesi anlamına gelir. Bir ihlal tespit edildiğinde, vakitlice uygun ve etkili bir telafi
getirilmelidir. İtiraz ve denetim prosedürü açık ve makul fiyatlı olmalıdır ve telafiler
maddi veya manevi zararlar için tazminatı kapsamalıdır.
50. Bütün örgütler tarafsız bir mahkeme önünde eşit kabul edilmeli ve herhangi bir
haklarının ihlal edildiği iddiası durumunda, adil ve kamuya açık yargılamanın sağladığı tam korumadan yararlanmalıdır. Bu ilke, örgütlerin yürütme veya idari yetkililer
tarafından gereksiz şekilde kontrol edilmelerine karşı korunmaları için temeldir.
51. Örgütlerin kurucuları, üyeleri ve temsilcileri gerek kendileri tarafından açılan,
gerekse başkalarının kendileri aleyhine açtığı davalarda aynı şekilde adil yargılanma
hakkından yararlanmalıdır. Dolayısıyla, bir örgüte getirilen kısıtlamalarla ilgili konularda, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede adil yargılanma hakkı, mevzuatta güvence
altına alınması gereken hayati bir şarttır.
52. Tüzel kişiliğe sahip olmayan örgütlerin, onların menfaatlerini koruyabilecek seçilmiş bireyler tarafından temsil edilmelerine izin verilmelidir.
53. Bir örgütün yasaklanması, kapatılması veya faaliyetlerinin askıya alınmasına yönelik verilen bir karara karşı yapılan itirazlar normal koşullarda kararla ilgili yürütmenin geçici olarak durdurulması etkisine sahip olmalı, itiraz veya başvuru sonuçlanmadan karar uygulanmamalıdır. Bu ilke, oldubittiye getirme durumlarını önlemek
içindir, zira bir örgütün hesaplarının dondurulması ve faaliyetlerinin durdurulması,
itiraz henüz sonuçlanmadan söz konusu örgütü pratikte ortadan kaldıracaktır. Bir
örgütün suç işlediğine dair istisnai derecede güçlü delillerin olduğu durumlarda bu
uygulama geçerli olmamalıdır.
54. Örgütler aynı zamanda, haklarını korumak için şikayet prosedürlerine başvurarak, kamu denetçisi ve insan hakları komisyon üyeleri gibi yargıya dahil
olmayan kurumların korumasından da yararlanmalıdır.
Alt bölüm 2 – Örgütlerle İlgili Düzenleyici Çerçeve
Sorumluluklar ve Yaptırımlar
1. İlgili düzenlemeleri ihlal etmeleri halinde, örgütler için de, başka oluşumlar için
olduğu gibi, mevzuatla idari, sivil ve cezai yaptırımlar getirilebilir. Bu yaptırımlar,
para cezası, devlet yardımlarının geri çekilmesi veya aşırı durumlarda, faaliyetlerinin
askıya alınması, kayıttan düşürülmeleri veya kapatılmaları şeklinde olabilir.
2. Tüzel kişiliğe sahip olmayan örgütlerin durumunda, mevzuata göre örgütün
münferit üyelerinin sorumluluğu söz konusu olabilir. Bununla birlikte, bir örgütün tek bir üyesinin bireysel faaliyetleri örgütün tümüne atfedilmemeli, söz
konusu üye kişisel olarak sorumlu tutulmalıdır.
3. Getirilen her türlü yaptırım daima orantılılık ilkesi ile uyumlu olmalıdır, bir diğer
deyişle, arzu edilen amaca ulaşmak için en az müdahaleci olan yöntem kullanılmalıdır. Yaptırımlar, yürürlüğe konmalarındaki belirgin amaçları elde edecek şekilde
daima uygulanabilir ve etkili olmalıdır. Yaptırımların uygulanıp uygulanmayacağı-
31