SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ İÇİN ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ VE TOPLANTI VE GÖSTERİ HAKKI KILAVUZU
Genel yollar ile parklarda, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesislerde ve bunların eklentilerinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisine bir kilometre uzaklıktaki alan içinde toplantı yapılamaz ve şehirlerarası karayollarında gösteri yürüyüşleri düzenlenemez
(2911 Sayılı Kanun md. 22).
C- Düzenleme Kurulu Görev ve Yetkileri
Bu Kanuna göre yapılacak toplantılar, fiil ehliyetine sahip ve 18 yaşını doldurmuş, en az
yedi kişiden oluşan bir düzenleme kurulu tarafından düzenlenir; (2911 Sayılı Kanun md. 9,
Toplantı Ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik md. 4).
Toplantı yapılabilmesi için, düzenleme kurulu üyelerinin tamamının imzalayacakları bir
bildirim, toplantının yapılmasından en az kırk sekiz saat önce ve çalışma saatleri içinde,
toplantının yapılacağı yerin bağlı bulunduğu valilik veya kaymakamlığa verilir; (2911 Sayılı Kanun md. 10). Bu hüküm gelişen olaylara karşı yapılmak istenen ani tepki verilmesini gerektiren barışçıl toplantı ve gösterileri engelleyici bir hükümdür. Kanuna göre bir
toplantı ve gösteri bildirim yapılsa dahi 48 saat önceden yapılamaz.
Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi Osman Erbil Başvurusu kararında (18.06.2015, 2013/2394
Başvuru No) “Bununla birlikte, katılımcılar açısından derhal tepki verilmesinin haklı olduğu
özel durumlarda ve protesto barışçıl yöntemlerle yapıldığında, bir eylemin, sadece bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediği gerekçesiyle dağıtılması ise barışçıl toplantı hakkına ölçüsüz
bir sınırlama olarak değerlendirilebilmektedir” diyerek ani tepki verilmesini gerektiren barışçıl
toplantı ve gösterilerin zor kullanılarak dağıtılmaması gerektiğini ifade etmiştir.
Devletler, barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının sağlıklı bir şekilde kullanılmasını sağlama, hakkın kullanımına ilişkin gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. 10
Ekim 2015 tarihinde ‘Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ için Ankara’ya giden binlerce
insanın toplandığı Ankara Tren Garı kavşağında gerçekleşen bombalı saldırıda 102
kişi hayatını kaybetmiştir. Patlamada hayatını kaybeden bir sendikacının ailesi tarafından İçişleri Bakanlığına yetki ve görevini yerine getirmediği gerekçesiyle tazminat
davası açılmıştır. İçişleri Bakanlığı “Miting için tüm güvenlik önlemleri alınmıştır ve
idarenin kusurundan kaynaklanan herhangi bir güvenlik açığı mevcut değildir. Olay
terör saldırısıdır. Patlama miting alanı dışında ve miting saatinden önce gerçekleşmiştir. Bakanlığın sosyal risk ilkesi gereğince sorumluluğu yoktur” iddiasıyla davanın
reddini talep etmiştir (bkz. T24, “İçişleri Bakanlığı’na göre 102 kişinin öldüğü 10 Ekim
Ankara katliamında ihmal yok!”).
Ne var ki Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin güvenlik güçlerinin görev, yetki ve sorumlulukların belirleyen16. maddesinin
b fıkrası şu şekildedir: “Toplantı yerinde bir gün önceden ve toplantı ve gösteri yürüyüşünün yapılmasından iki saat önce keşif yapmak, toplantı ve gösteri yürüyüşünün
emniyetini bozabilecek nedenleri ortadan kaldırmak,”
D- Erteleme, Yasaklama ve Cezai Hükümler
Bölge valisi, vali veya kaymakam, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi,
genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla belirli bir toplantıyı bir ayı aşmamak üzere erteleyebilir veya suç işleneceğine dair açık
ve yakın tehlike mevcut olması halinde yasaklayabilir (2911 Sayılı Kanun md. 17).
44