Ulusal Azınlıkların Seçim Süreçlerine Katılımını Teşvik Etme ve İzleme üzerine El Kitabı
Ulusal azınlık mensuplarının haklarıyla kamu işlerine katılım hakkı arasındaki bağlantı
MSHUS’un 27. maddesiyle daha da güçlendirilmiştir:
“Etnik, dinsel veya dilsel azınlıkların var olduğu Devletlerde, bu azınlıklara mensup
kişilerin, topluluk içinde veya grubun diğer üyeleriyle birlikte kendi kültürlerini
yaşama, dini pratiklerini yerine getirme ve ikrar etme veya kendi dillerini kullanma
hakkı ellerinden alınamaz.”
Bu hüküm etnik, dinsel veya dilsel azınlıkların haklarını tanıyan ilk BM sözleşmesi maddesidir. Madde 27 azınlık mensuplarının seçimler de dâhil olmak üzere kamu işlerine katılım haklarından açıkça bahsetmez. Ancak MSHUS’un sözleşme temelli kurulu olan İnsan
Hakları Komitesi 25 numaralı Genel Yorumu’nda azınlıkların etkili siyasi katılımlarına
vurgu yapar: Hükümetlerden, kamu işlerine katılım önündeki engelleri(diğerleri yanında
azınlık dillerinde seçmen bilgilerine erişim de dâhil olmak üzere tüm dil engellerini de
kapsayacak şekilde) ortadan kaldırmak üzere pozitif tedbirler almalarını ve böylelikle
“kamu işlerine katılım hakkı, oy kullanma hakkı ve kamu hizmetlerine eşit erişim hakkı”23
nın güvenceye alınmasını talep eder.
Ayrıca uluslararası bir sözleşme olmasa da 1992 yılında BM Genel Kurulu’nda kabul edilen Ulusal veya Etnik, Dinsel veya Dilsel Azınlıklara Mensup Kişilerin Hakları Üzerine
Bildirge,”ulusal hukukla uyumsuz düşmeyecek şekilde ve uygun olduğu yerlerde, azınlık
mensuplarının ait oldukları azınlıkları veya yaşadıkları bölgeleri ilgilendiren ulusal veya
bölgesel seviyede kararlara katılım” da dâhil olmak üzere “kültürel, dinsel, sosyal, ekonomik ve kamusal hayata etkin katılımları hakkını” vurgulamaktadır24.
D. Avrupa Konseyi
Avrupa Konseyi temsili demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı ilkelerine dayanan Avrupa ülkeleri örgütü olarak kuruldu25. Buna göre devletler, kabul edildikleri zaman özgün demokrasiler olmalı ve üye oldukları sürece de öyle kalmalıdırlar.
Avrupa Konseyi’nin temel antlaşması Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi (AİHS) açıkça olmasa da seçim hakları ve ayrımcılığın yasaklanması
arasında önemli bir bağlantı kurmaktadır. Madde 14, AİHS ile belirlenen tüm hak ve özgürlüklerden ayrımcılık olmadan yararlanılması gerekliliğini ortaya koyar:
“Bu Sözleşme ile ortaya konan hak ve özgürlüklerin kullanılması; cinsiyet, ırk,
renk, dil, din, siyasi ya da diğer görüş, ulusal veya toplumsal köken, ulusal bir azınlığa mensup olma, mülkiyet, doğum ya da diğer statüler gibi herhangi bir nedene
dayanarak ayrımcılık yapılmaksızın güvence altına alınmalıdır.”
Seçim hakları 1 Numaralı Protokol’ün 3. Maddesi ile kabul edilmiştir:
“Sözleşmenin tarafları, yasama meclislerinin seçimi için belirli aralıklarla ve gizli
23 BM İnsan Hakları Komitesi, Genel Yorum No. 25: Kamusal işlere katılım hakkı, oy kullanma hakları ve kamu
hizmetlerine eşit erişim hakkı, Madde 25, CCPR/C/21/Rev.1/Add.7, 12 Temmuz 1996.
24 Bakınız Ulusal veya Etnik, DinselveyaDilselAzınlıkMensubuKişilerinHaklarınaİlişkinBildirge, BM Genel Meclisi (1992), Madde 2, parag. 2 ve 3. Daha fazla bilgi ve iyi uygulamalar üzerine bir dizi tavsiye için, bakınız “Birleşmiş
Milletler Ulusal veya Etnik, Dinsel veya Dilsel Azınlık Mensubu Kişilerin Haklarına İlişkin Bildirge’ye dair Azınlık
Çalışma Grubu Yorumu”, E/CN.4/Sub.2/AC.5/2005/2.
25 Avrupa Konseyi Mevzuatı Önsöz’ün 3. Paragrafı ve Madde 1’e bakınız.
14