Ulusal Azınlıkların Seçim Süreçlerine Katılımını Teşvik Etme ve İzleme üzerine El Kitabı
ğu şeklinde gerekçelendirilemez. AİHM tutarlı bir şekilde, şiddet çağrısı yapmayan veya
demokrasiye karşı gelmeyen ancak devletin var olan yapılarını barışçıl ve demokratik
usullerle dönüştürmeye çalışan bir örgütün, sadece bu gerekçeye dayanarak, ulusal güvenliğe bir tehdit oluşturmayacağına karar vermiştir53. Bir siyasi partinin bir ulusal azınlığı kendi çıkarlarını savunmak üzere harekete geçirmesi kendi başına müdahaleyi meşru
kılan bir neden değildir54.
İnsan haklarına tam saygı ve ayrımcılık yapmama etnik bağlar üzerine kurulan siyasi
partilere olan talepleri azaltsa ve hatta ortadan kaldırsa da, bazı durumlarda böyle topluluk partileri özellikli çıkarların etkili temsili için tek umut olabilir ve böylelikle ulusal
azınlıkların etkin katılımını teşvik eder. Aynı zamanda tüm partiler azınlık mensuplarına
açık olmalı ve onları içermelidir. Ancak etnik partiler de diğer tüm aktörler gibi ayrımcılık yasağına uymakla yükümlüdür55. Bunun ötesinde, farklı topluluklar arası siyasi platformlar toplumun entegrasyonunda ve azınlıkların etkin katılımlarında önemli bir rol
oynayabilir56.
Çoğunlukla bir örgütün etkinliklerinin yasal zemine dayanılarak kısıtlanması kararı devlete bırakılmış olsa da, devletlerin bazı etkinlikleri önlemek konusunda da pozitif yükümlülükleri vardır. Bu yükümlülükler örgütün kapatılmasını da gerektirebilir. ICERD’in 4.
Maddesi devletlerden, ırk ayrımcılığını teşvik eden ve yayan örgütleri yasaklamak gibi
pozitif tedbirleri almalarını talep eder57.
4. İfade Özgürlüğü
İfade özgürlüğü demokrasinin yapıtaşlarından biridir. Ulusal azınlıkların kamusal hayata
etkin bir biçimde katılabilmelerinin sağlanması için de temeldir. İfade özgürlüğü hakkı
özgürce bilgi vermeyle de yakından ilişkilidir ve bu da ulusal azınlıkların kültürel kimliklerini korumaları için önemli bir araçtır58.
BM düzeyinde ifade özgürlüğü hakkı MSHUS’un 19. Maddesi ile güvence altına alınmıştır. Buna göre herkesin müdahale olmaksızın fikir sahibi olmaya ve ifade özgürlüğüne
hakkı vardır. Bu hak, sınır gözetmeksizin ve sözlü, yazılı veya basılı olarak, bir sanat formu ya da kişinin seçeceği bir diğer medya aracılığıyla bilgi aramak, edinmek ve söylemek
özgürlüklerini içerir. Kopenhag Belgesi’nin 9.1 numaralı paragrafı ifade özgürlüğü hakkının “kamu yetkililerinin müdahalesi ve sınırlar olmaksızın bilgi ve düşünce edinmek ve
bildirmek […]özgürlüğünü de içereceğini” özellikle belirtmektedir.
Kayda değer bir şekilde, uluslararası standartlar, ulusal azınlıkların seçim kampanyalarını
53 Sosyalist Parti v. Türkiye (No. 26482/95) davasının 25 Mayıs 1998 tarihli kararında AİHM, paragraf 47’de ifade
ettiği üzere bir siyasi partinin “politik programının Devletin güncel ilkeleri ve yapılarıyla uyumsuz olduğunun
düşünülmesi demokrasiyle uyumsuz olduğunu göstermez. Demokrasinin özü gereği çeşitli politik programlar sunulur ve tartışılır, demokrasinin kendisine zarar vermedikleri sürece Devletin var olan idaresini sorgulayanlar dahi
sunulabilir.”
54 AİHM’in 12 Temmuz 2007 tarihli Stankov ve diğerleri v. Bulgaristan (No. 68490/01) davasındaki kararına bakınız. Bu kararda AİHM’in hükmüne göre: “bir grup insanın özerklik istemesi ve hatta ülke topraklarının bir kısmının
ayrılığını -dolayısıyla temel anayasal ve sınırlara dayalı değişiklikler- talep etmesi toplanma yasağını otomatikman
gerekçelendirmez. Konuşmalarda ve gösterilerde sınırların değişmesi talebinin dile getirilmesi ülkenin toprak bütünlüğüne ya da ulusal güvenliğine otomatikman tehdit oluşturmaz.”
55 Ljubljana Rehber İlkeleri, İlke 27 ve ilke 39’a açıklama notu; katılım Üzerine Yorum, paragraf 78.
56 Ljubljana Rehber İlkeleri, İlke 39’a açıklama notu
57 Aynı zamanda bakınız, AİHM’in Vana v. Bulgaristan (No. 35943/10) davasındaki 9 Temmuz 2013 tarihli kararında Mahkeme, etkinlikleri başka bir grubu yaygın şekilde ırkçılıkla tehdit ediyorsa bir örgütün yasal olarak
yasaklanabilir olduğuna hükmetti.
58 Bakınız, diğerlerinin yanında, FCNM Madde 6 ve 9; Medya Rehber İlkeleri; ve Ljubljana Rehber İlkeleri, İlke 48.
22