III. Seçim Sistemleri ve Ulusal Azınlıklar
Çoğunluk sistemleri basittir ve yurttaşların bu sistemleri anlaması kolaydır. Bu sistemler
lehine sunulan argüman genellikle seçilmiş temsilcilerle seçim bölgeleri arasında hesap
vermeye yönelik güçlü bir bağ oluşturdukları ve daha istikrarlı bir çoğunluk yaratmaya
elverişli oldukları yönündedir. Öte yandan, çoğunluk sistemleri, özellikle de basit çoğunluk sistemi, daha küçük partilerin marjinalleşmesine yol açarak siyasi hayatın iki kutuplu
hale gelmesine neden olabilir. Milletvekillerinin çoğunun oyların yarısından azıyla seçilmelerine neden olabilir. Bu durumda, seçilmişlerin yer aldığı kurumların içermeciliği ve
temsil kabiliyeti konusunda sorular gündeme gelebilir.
Çoğu durumda, tek sandalye ile temsil edilen seçim bölgelerine dayalı çoğunluk sistemleri azınlıkların belli bir coğrafi bölgede yoğunlaştığı devletlerde yaşayan azınlıklar için
avantajlı hale gelirler. Azınlıklar belli bölgelerde yoğun olarak yaşadığında, o bölgede
seçmen olarak kayıtlı yeterli sayıda azınlık grubu mensubu varsa ve çoğunluk sistemi
uygulanıyorsa, söz konusu azınlık grubuna mensup bir kişinin seçilme şansı artmış olur.
Eğer ulusal azınlık toplulukları bir devlet içinde farklı yerlerde yerleşikse, bu sistemde
temsil edileceklerinin garantisi yoktur; zira tek sandalyeli bölgelerde ulusal azınlık mensubu birinin kazanmasını sağlayacak sayıda oy toplanamayabilir.
Tek sandalye ile temsil edilen bir bölgede yoğunlaşmış büyük bir ulusal azınlığın temsil
edilmesi, nispi sisteme göre daha kısıtlı olabilir çünkü çoğunluk sistemindeki adaylar
kazanmak için gerekli olan oy sayısından daha fazlasını elde edebilirler. Başka bir deyişle,
bu bölgeler rekabete açık olmayabilir ve yerel olarak egemen olan etnik gruba mensup kişiler her zaman seçilirler. Bunun sonucunda, ulusal azınlıklar arasında bölümlenme veya
topluluklar arası gerilimler ortaya çıkabilir. Ayrıca, seçmen oylarının birden fazla ulusal
azınlık partisine bölündüğü durumlarda, oyların bölünmesi tam tersi sonuçlar doğurabilir ve o seçim bölgesindeki en büyük grup olsa dahi, bir ulusal azınlığın yeterince temsil
edilmemesine neden olabilir.
Bunun dışında, basit çoğunluk sistemi ile salt çoğunluk sistemi arasındaki farklar da ulusal azınlıklar açısından sonuçlar doğurmaktadır. Basit çoğunluk sisteminde, ulusal azınlık, çoğunluğu temsil etmese dahi seçmenlerin en büyük yüzde ile temsil ediyorsa farklı
seçim bölgelerinden oy talep etmek için bir nedeni yoktur. Salt çoğunluk sisteminde ise,
gerekli çoğunluğu elde edebilmek için ulusal azınlığın dışında başka seçmenlerden de oy
talep etmek anlamlı hale gelir.
Daha az yaygın olan bir başka çoğunluk sistemi ise alternatif oy (tercihli liste) formülüdür.
Bu sistem tek adaylı bölgelerde uygulanır (bu nedenle de alternatif oy formülü çoğunluk
sistemi içinde tercihli oy sistemi olarak da tanımlanabilir). Bu formül seçmenlere daha fazla
seçenek tanır ve seçmenlere verilen tercih sayısına bağlı olarak, birkaç adayı tercih sırasına
göre sıralamalarına izin verebilir. Alternatif oy formülü kapsamında, seçmenler kanunda belirtildiği şekilde birinci ikinci ve üçüncü adaylarını tercih sırasına göre sıralarlar. Alternatif
oy sisteminde, adaylardan hiçbirisi ilk sıradaki oylarla çoğunluğu elde edemezse, ikinci ve
üçüncü adayların oyları sayılır. Bir adayın kazanması için gerekli oy sayısı nasıl bir alternatif
oy formülü uygulandığına bağlıdır. Bazı durumlarda, oy çokluğu kazanmak için yeterlidir.
Diğer alternatif oy sistemlerinde, adaylardan biri çoğunluğu elde edene kadar sıradaki adayların oyları sayılmaya devam eder. Bazı koşullarda, böyle bir sistem adayları başka gruplardan
seçmenlerin ikinci tercihi olabilmek için oy talep etmeye teşvik eder. Çünkü alternatif formül
kurallarına göre kazananların ilave oy almaları gerekmektedir. İlk tercihleri başarılı bir şekilde toplayan ve başka gruplardan ikinci tercih oylarını toplayan adaylar, ikinci tercihleri toplayamayan adaylara göre daha başarılı olurlar. Bu nedenle, alternatif oy formülü altında, ulusal
azınlıklara mensup adaylar, bazı seçmenlerin ilk tercihi olmasa bile, bu seçmenlerin ikinci
veya üçüncü tercihleri olabilirler ve böylelikle azınlıkların temsilini artırma şansları olur.
29