Evrensel İnsan Hakları Perspektifinden Irkçılığı Anlamak Üzerine: Yapısal Bir Hesap Dr. Michael McEachrane Bu metinde, konuya ırkçılığın toplumlarımız için kritik önemi ve ırkçılığın ne olduğuyla başlayacağım. Ardından; ırkçılığa karşı ayrımcılık karşıtı hukuk, ırkçılığa karşı evrensel insan hakları hukuku, ırkçılığa karşı evrensel insan hakları hukukunun imkânları ve sınırlamaları ile sosyal ve uluslararası düzeyde ırkçılık karşıtlığının geleceği üzerinde duracağım. Irkçılığın kritik önemi ve ne olduğu hakkında çeşitli ırkçılık biçimleri vardır. Irkçılık terimi, 1933’te Nazizm ideolojisini tanımlamak için türetildi. Bu nedenle başlangıçta bir fikir ve kavram olarak “ırk”, ırk ayrımları ve ırksal hiyerarşilerle ilgili olarak anlam kazandı. Bugün etnik köken, milliyet, din vb. diğer ayrımcılık temellerini içerecek şekilde çok daha geniş anlamda bir ırkçılıktan bahsediyoruz. Irkçılık veya ırk ayrımcılığı; Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme’ye (IAOKİS) göre ırk, renk, soy, uyruk veya etnik köken içerir. Bugün buna dini de dahil edip, bir kişinin örneğin, Müslümanlara veya Hristiyanlara karşı ırkçı olabileceğini söyleyebiliriz. Çok yaygın anlayışa göre ırkçılık, grup temelli aşağılayıcı önyargı veya fikirlere atıfta bulunur ve bu, bireylerin belirli insan gruplarına karşı ırkçı fikirleri, önyargıları veya tutumları olarak kabul edilebilir. Bu ırkçılık anlayışında, bunu kişiler arası bir durum olarak da görmekteyiz ve kişileraarası düzeyde bireyler olarak birbirimize nasıl davrandığımızla ilgilidir. Bununla birlikte ırkçılığın giderek daha çok popüler hale gelen geniş kapsamlı bir anlamı daha vardır. Özellikle, bu yıl dünya çapında ırkçılığa karşı kitlesel protestolarla sonuçlanan "Siyahların Hayatı Değerli29

Select target paragraph3