II. ULUSLARARASI AYRIMCILIK KONFERANSI ülke genelinde birçok şehirde Onur Haftası ve Yürüyüşlerinin yasaklanmasını olumlayan bir yaklaşım sergiledi.” Ayrımcı Dil ve Nefret Söylemi Neden Artıyor? Hrant Dink Vakfı’nın Nefret Söylemi İzleme Raporları ve Kaos-GL’nin İzleme Raporları, medyada ayrımcı ve nefret söyleminde son on yıl içerisinde büyük bir artış olduğunu kanıtlar. Bu artışın nedenleri, Nefret Söylemi 2018 Raporu'nun değerlendirme bölümünde irdelenirken, ayrımcılık ve nefret söylemi ile politik söylem arasındaki ilişki üzerinde duruluyordu: “Yıllar içinde toplanan medya izleme verilerinin nefret söylemi üretiminde genel bir yoğunlaşmaya işaret ettiği söylenebilir. Bu trendin dünyanın birçok yerinde şiddetlenen ayrımcı politikaların bir parçası olduğunu belirtmek gerekiyor. Söz konusu politikaları besleyen dilin ve anlatıların tespit edilmesi hem sorunun boyutlarının anlaşılması hem de bu sorunla mücadelede yeni yöntemler geliştirilebilmesi açısından büyük önem taşıyor.” Sözü edilen özellikle de misyoner, eşcinsel, batılı ve yabancılara karşı ayrımcılık ve nefret söylemi elbette eskiden de vardı. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarından beri de devam ediyordu; ama 2002’de AKP iktidarının gelişiyle birlikte iyiden iyiye arttı. Türkiye 2007’de iki nefret cinayetine tanık oldu: Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesi ve Malatya’daki Zirve Yayınevi’nin basılarak biri Alman, ikisi Türk, üç Hıristiyanın katledilmesi. Bu cinayetlerin ardından ayrımcılık ve nefret söylemine karşı mücadele bayrağı yükseltildi; eylemler, etkinlikler düzenlendi. Fakat ne medyadaki ayrımcılık ve nefret söyleminin azalması sağlanabildi, ne de toplumdaki düşmanlıklar, ayrımcılık ve nefret söylemi azaltılabildi. Aksine bunlar yıldan yıla daha da arttı. 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı sonrasında 4 milyonu aşkın Suriyelinin Türkiye’ye sığınması yabancı düşmanlığı ve ayrımcılığı besleyen yeni bir gelişme oldu. Türkiye’de nefret söylemi ve ayrımcılığın yükselişinde en büyük etken, AKP iktidarıyla başlayan uygulamalar, siyasi iklim ve siyasi iktidarın dilidir. Medya da siyasi iktidarın nefret söylemi ve ayrımcılığı besleyen dilinden ve toplumdaki nefret dalgasından etkilenmektedir. Siyasetin, özel42

Select target paragraph3