AYRIMCILIK, NEFRET SÖYLEMI VE MEDYA
berlerde iyiden iyiye kendini gösterdi. Türkiye’nin pandemiyle mücadelede ne kadar başarılı olduğunu anlatmak için Avrupa’yı, Amerika’yı, genel
olarak da Batı’yı aşağılayan, zavallı gösteren haber ve yazılar arttı.
Gördüklerim içinde en vahimi, Türkiye gazetesinin 1 Mayıs’taki
“Batı medeniyeti ceset kokuyor” manşetiydi. Bu gazetenin “Dillere düştüler! Maskede Fransız estetiği” ve “İngiliz polisi asla böyle bir iyilik
yapmaz” başlıkları da bundan geri kalmazdı. Aynı yönde haberler yayımlayan Sabah’ın “Avrupa’nın ölüme terk ettiği yaşlılar Türk vatandaşlığı istiyor” başlığını da örnek verebilirim.
ABD, “morglarda yer kalmadığı için cesetleri salonlarda toplayan
bir ülke”, Avrupa ise “hastaneleri dolup taşan”, “hastaların hastane koridorlarında yattığı”, “ev ve sokaklardan ceset toplanan”, “cesetlerini
yakmaya yetişemeyen” ülkeler olarak aktarıldı okurlara. Ancak ABD ve
Avrupa pandemiyle mücadelede işleri yoluna koyup başarılı bir rota izlemeye başlayınca bu gelişmeler okura yansıtılmadı.
Batı ve yabancı düşmanlığı konusunda en yakın örnek Paris’te tarih
öğretmeni Samuel Paty’nin başı kesilerek öldürülmesi oldu. Sınıfta Hz.
Muhammed hakkında Charlie Hebdo dergisinde yayımlanan karikatürler
üzerinden ifade özgürlüğünü tartışan öğretmenin radikal İslamcılar tarafından hedef gösterilmesi ve öldürülmesi Türkiye medyasında bir iki küçük haber dışında kendine yer bulamadı. Hatta Yeni Şafak’ta bu cinayetin
Fransız istihbaratı tarafından işlenmiş olabileceği gibi abuk bir haber yayımlandı. Ardından Fransa ayağa kalktı, tepkiler yükseldi. İslamofobinin
aşılması ve toplumlar arası düşmanlıkların kaldırılması için siyasetçilerin
barış dostluk dilini kullanması gerek ama maalesef öyle olmadı.
Cumhurbaşkanı Macron, “O cumhuriyet değerlerine kendini adadığı
için öldürüldü. İslamcılar onun gibi sessiz kahramanlar olduğu için emellerine ulaşamayacak” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Macron’un bu konuşmasına ve Almanya’da bir caminin polisler tarafından
basılmasına “Batı düşmanlığı” içeren sözlerle tepki gösterdi: “Bunun adı
düpedüz İslam düşmanlığıdır. Avrupa’daki her İslam düşmanlığının aynı
zamanda Türk düşmanlığı olduğunu da asla aklımızdan çıkarmamalıyız.”
Bunları söyleyen kişi, Türkiye’de medyanın büyük bölümünü devşiren, kontrol altına alan siyasi iktidarın lideri. Bekleneceği gibi, öğretmenin öldürülmesine tepki vermeyen medya, Erdoğan’ın bu sözlerini
47