“Seçimleri yürütecek ve seçimlerin adil, tarafsız ve Sözleşme
ile uyum sağlayan kurallara göre gerçekleşmesini sağlayacak bağımsız bir otorite kurulmalıdır. Taraf Devletler, seçimler süresince gizli oy il¬kesini ve gıyapta oyun mevcut
olduğu sistemlerde, bu uygulamayı gü¬vence altına alacak tedbirleri almalıdır. Böylece,
oy kullananlar nasıl ve ne şekilde oy kullandıklarını belirtmeye zorlanmamış veya oy
kul¬lanma aşamasında müdahaleden korunmuş olacaktır. Belirtilen hakla¬rın ortadan
kaldırılması, Sözleşme'nin 25. maddesi ile bağdaşmaz ni¬teliktedir. Oy sandıklarının
güvenliği sağlanmalı ve oylar adaylar veya temsilcileri önünde sayılmalıdır. Seçmenlerin, oylamanın gizliliği ve oyların sayımına güvenebilmesi için oylama işlemi, sayma
işlemi, yar¬gısal gözden geçirme ve benzeri işlemler açısından bağımsız bir seçim kontrolü gerçekleştirilmelidir. Engellilere, görme engellilere veya oku¬ma yazma bilmeyenlere sağlanacak yardım bağımsız bir yardım olma¬lıdır. Seçmenler, alınan bütün tedbirlerden haberdar edilmelidir.”
şeklinde açıklamaktadır.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Demokratik Kurumlar ve İnsan Hakları Bürosu
tarafından 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan Milletvekili Erken Seçimleri ve 12 Haziran
2011 tarihli Milletvekili Genel Seçimleri’ne değerlendirme raporlarında 1990 Kopenhag Belgesine atıf yaparak bağımsız gözlemcilerin bulunmamasına ilişkin eksikliğe vurgu yapmıştır.
Diğer taraftan seçimlere ilişkin Türkiye mevzuatının bağımsız seçim gözlemciliğine olanak tanıdığını düşünmekteyiz. Örneğin Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’da siyasi partilerin ve bağımsız adayların sandık başlarında müşahit bulundurmalarına olanak tanımaktadır. Aynı kanun oy sayım işleminin seçmenler tarafından izlenmesine
de olanak tanımaktadır. Yine Cumhurbaşjkanı Seçimi Kanunu'nun 2. maddesinin 4. bendinde
"Oyların sayımı, dökümü ve tutanaklara bağlanması açık olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
T.C Anayasa’sının 90/5 maddesi ise “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7.5.2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş
temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı
hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri
esas alınır.” şeklindedir. Kaldı ki bağımsız seçim gözlemciliğini yasaklayan, engelleyen bir yasa
hükmü de bulunmamaktadır.
Diğer taraftan uluslararası alanda bağımsız seçim gözlemciliği faaliyetinin yapılıyor olması seçimlerin meşruiyetini artıran faktörlerden biri olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda
Türkiye’de yapılan seçimler AGİT tarafından izlenmekte ve raporlanmaktadır. 2011 seçimlerine ilişkin AĞİT raporu dilekçemiz ekindedir.
Derneğimiz bağımsız Seçim Gözlemini evrensel ilkelere bağlı kalarak yapmaktadır ve bu alanda çalışan uluslararası sivil örgütlerle işbirliği içindedir. Bu örgütlerden biri olan ERIS'in başvurumuzla ilgili destek mektubu dilekçemiz ekindedir.
Derneğimiz 12.06.2011 tarihinde yapılan XXIV. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri ve 30
Mart 2014 tarihinde yapılan Yerel Seçimlerinde bağımsız seçim gözlemciliği yapmak üzere
Yüksek seçim Kuruluna başvuruda bulunmuş ancak başvurumuza olumsuz yanıt verilmiştir.
Buna rağmen derneğimiz koordinatörlüğünde 46 sivil toplum örgütü tarafından belirlenen gönüllülerle İstanbul, İzmir, Trabzon, Diyarbakır, Mersin, Van, Adana, Eskişehir, Edirne, Ş.Urfa
Eskişehir, Ağrı, Yalova illerinde bağımsız seçim gözlemi çalışması yapılmış sonuçlar raporlanmıştır. 2011 seçimleri ve 2014 seçimlerinde yapılan bağımsız seçim gözlemi çalışmamız
gerek seçmenler gerekse seçim görevlisi kamu personeli tarafından hiçbir şikayetin konusu
edilmemiştir.
63