BAĞIMSIZ SEÇİM İZLEME PLATFORMU 10 AĞUSTOS 2014 CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ GÖZLEM RAPORU
olacağı, görüşme yapılan pek çok seçmen tarafından dile getirilmiştir.
Maddi erişilebilirlik: Seçimin tek bir merkezde yapılmasının, Danimarka’da seçmenlerin yoğun
olduğu bölgelerin seçim merkezine olan uzaklığı göz önünde bulundurulduğunda, seçmenler
açısından önemli bir maddi yük oluşturduğu dile getirilmiştir. Oy kullanma oranının düşük
oluşu belirli ölçüde bu duruma bağlanmıştır.
Fiziki erişilebilirlik: Otomatik randevu sistemi aynı aileden veya bölgeden gelecek olan kişilere
rastgele (random) tarih ve saat aralıkları atamış; bu durum, ikamet adresi ile oy verme yeri arasındaki mesafenin uzak olduğu yerlerdeki seçmenler açısından, özellikle de aynı aileden oy vermeye
gelecek olanlar için ciddi sorun oluşturmuş, ortak araçla oy verme yerine gelme olasılığını da
büyük ölçüde ortadan kalkmıştır.
Zamansal erişilebilirlik: Görüşme yapılan bir seçmen, “Seçim merkezine arabayla 1,5 saatlik
mesafede bulunan ikamet adresinden ailesiyle oy verme yerine gelmek üzere yola çıktıklarını, ancak eşinin yolda rahatsızlanması nedeniyle hastaneye gitmek zorunda kaldıklarını ve bu
nedenle oy verme saatlerini kaçırdıklarını, daha sonra oy verme yerine ulaşmalarına rağmen
‘sistemin kapanması’ gerekçe gösterilerek oy kullanmalarına izin verilmediğini beyan etmiştir.
Konuyla ilgili sandık kurulu başkanından tutanak tutmasını isteyen seçmene, sandık kurulu
başkanının olumsuz yanıt verdiğini” ifade etmiştir.
Toplumsal cinsiyet eşitliği: Seçim merkezinin uzaklığı kadınlar açısından da dezavantajlı durumlar yaratmıştır. Görüşme yapılan bir seçmen, “Seçim merkezine arabayla üç saatlik bir mesafede ikamet ettiklerini, iki küçük çocuklarını bırakabilecekleri bir yer olmadığı için eşinin (kadın) seçim için randevu almış olmasına rağmen oy vermeye gelemediğini” belirtmiştir.
Gizlilik/Güvenilirlik: Oyunu kullanmış olan seçmenlerden bazıları “zarfların çok şeffaf olmasından şikâyetçi olmuş, verilen oyun zarfların dışından rahatlıkla görülebildiğini, bu durumun
oyların güvenliği açısından endişe verici olduğunu” dile getirmişlerdir.
Belirtilen bir diğer kaygı ise, kullanılan oyların her gün sayılmaması ve kayıt altına alınmaması
nedeniyle ortaya çıkabilecek suistimallerle ilgilidir. Kullanılan oyların biriktirilerek Türkiye’ye
gönderilmesi, seçmenlerde seçim sistemine karşı güvensizlik algısı yaratmaktadır. Oyunu kullanmayan bir seçmen, “Sistemin kötüye kullanılmaya çok açık olduğunu, kullanacağı oyun değiştirileceğini düşündüğünü ve bu nedenle oy vermediğini” açıkça ifade etmiştir. 2014 Mart
ayında yapılan yerel seçimlerdeki yolsuzluk iddiaları ve şikâyetlerini örnek olarak vermiştir.
..P müşahitlerinin beyanına göre, “Seçimin ilk günü olan 31 Temmuz 2014 tarihinde ..P müşahitleri oy verme yerine alınmamış, daha sonra yapılan itirazların Türkiye’ye iletilmesi üzerine,
YSK’dan Büyükelçi’ye gelen talimat doğrultusunda müşahitlerin oy verme alanında bulunmasına
müsaade edilmiştir.”
Güvenlik ve Oy Sayımı: Oy kullanma işlemi bittikten sonra, sadece kullanılan toplam oy sayısının belirlenmesi için tutanak tutulmuş, oyların adaylara dağılımı yapılmamış, sandık görevlilerinin tutmuş olduğu tutanaklar müşahitlerin de imzasıyla kayda geçirilerek torbalara koyulup
mühürlenmiştir. 3 Ağustos Pazar günü oy verme sayısının tespiti için yapılan sayım süreci ve
torbaların mühürlenme işlemleri gözlemlenmiştir.
Mühürlenen torbaların Kopenhag’da bulunan TC Büyükelçilik binasında ayrılan bir odaya kilitlendiği belirtilmiş, odanın anahtarlarının büyükelçi ve iki adayı destekleyen müşahit/sandık görevlisi olmak üzere üç kişide bulunduğu ifade edilmiştir. Anahtara sahip olan sandık görevlileri
ile bizzat görüşülmüş, görüşme yapılan kişiler “bu üçlü sisteme son derece güvendiklerini” belirtmişlerdir. Ancak bu durum üçüncü aday açısından eşitsiz ve güvensiz bir ortam yaratmaktadır.
Yaklaşık 30 bin kayıtlı seçmenin bulunduğu Danimarka’da kullanılan oy oranı %3 civarındadır.
42