Toplantı ve Gösteri Hakkı İzleme Raporu
dırmanın gerekçesi olarak kullanamaz. Bir gösteri için sadece bir günün yeterli olacağı74
ya da gösteride protesto edilmek istenen konu hakkında idari soruşturmanın sonuçsuz
kalması nedeniyle, bu konu hakkında toplanma yapmaya gerek olmadığı gibi nedenlere dayanarak toplanma özgürlüğü sınırlandırılamaz.75 Bu hususların yanı sıra Mahkeme,
toplanma özgürlüğüne dair önemli bir kararında, gerçek ya da varsayımsal bir kamu hissiyatının gereklerini tatmin etmek adına, özgürlüklerin sınırlandırılmasının, baskın bir
sosyal ihtiyacın karşılanması olarak asla değerlendirilemeyeceğini vurgulamıştır.76
6. Ölçülülük İlkesi Açısından Mekân Yasakları
Kamusal mekânların toplanma özgürlüğüne açıklığı ve bu mekânlara yönelik sınırlandırmaların, her bir toplanmanın somut özellikleri dikkate alınarak, ölçülülük ilkesine uygun
bir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiğine dair iki temel ilke üzerine inşa edilmiş İHAM içtihadı, toplantı ve gösteri yürüyüşüne dair mutlak mekân yasakları ve idari amirlere, yer
ve güzergâh belirleme konusunda tanınan adeta sınırsız yetkinin İHAS’a ve Anayasa’ya
aykırılığını gözler önüne serer.
İlk olarak; 2911 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre mutlak olarak yasaklı mekân
kategorisine giren genel yollar, şehirlerarası karayolları, parklar, mabetler, kamu hizmeti
görülen bina ve tesisleri ve bunların eklentileri, İHAM içtihadı uyarınca toplanma özgürlüğünün kullanılabileceği kamusal mekânlardır. İHAM, parkların kategorik olarak (a
prori) kitlesel gösterilere uygun birer kamusal mekân olduğunu ifade etmiş;77 bir kilisede
gerçekleştirilen protesto eylemine yönelik polis müdahalesine dair değerlendirmesinde,
mekânın uygun olmamasını değil, protesto eyleminin iki ayı aşan süresini dikkate almış;78
çiftçilerin, üç otoyol güzergâhını protesto amacıyla trafiğe kapatmaları nedeniyle aldıkları cezaları, ölçüsüz olduğu gerekçesiyle Sözleşme’ye aykırı bulmuş79 ve yukarıda aktarıldığı üzere, Moskova’daki başkanlık binasında gerçekleştirilen protesto eylemine verilen
hapis cezasının da yine ölçüsüzlük nedeniyle, Sözleşme’yi ihlal ettiğine hükmetmiştir.80
Kısacası, TBMM çevresi haricinde, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nda yer alan
mutlak yasakların, İHAS’a açıkça aykırı olduğu hali hazırda tespit edilmiştir. Dolayısıyla
söz konusu yasakların, Anayasa’nın 90. maddesinin 5. fıkrası ve AYM’nin içtihadı uyarınca “uygulanma kabiliyeti” bulunmamaktadır. Bu yasaklara dayanarak gerçekleştirilen her
türlü işlem kanuni dayanaktan yoksun olduğu için anayasaya aykırılık teşkil eder.
Mutlak yasaklarla aynı etkiyi doğurması bakımından önem taşıyan, mülki amirlerin yer ve güzergâh belirleme yetkisi de, kapsamı, uygulanışı ve sonuçları bakımından
İHAS’ta öngörülen sınırlandırma rejimine aykırıdır. Söz konusu yetkinin kapsamının
İHAS’a aykırılığı ilk olarak, sınırlandırma ölçütlerinin niteliğinden kaynaklanır. Özellikle
“vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırmama” ölçütüne dayanarak gerçekleştirilecek sınırlandırmalar -kural olarak- İHAS’ın ihlal edilmesine yol açar. İHAM, toplanma ve gösterilerin, kaçınılmaz olarak günlük yaşamı etkilediğini belirtmekte ve trafik ya da gürültü
gibi gerekçelerin toplanma özgürlüğünün sınırlandırılması için yeterli olmadığını vurgulamaktadır. Burada, barışçıl toplanmanın her türlüsüne hoşgörü gösterme yükümlülüğü
belirleyici hale gelmektedir.
Öte yandan kamu düzeni ve genel asayişin korunması gerekçesine dayanılsa dahi,
Türkiye’deki uygulanma şekliyle yer ve güzergâha yönelik kısıtlamalar ölçülülük ilkesini
ihlal etmektedir, çünkü bu yetki, somut bir toplanma ya da protesto eylemine yönelik bir
tedbir alınması amacıyla değil, sınırsız süreyle geçerli, önleyici bir yasaklama şeklinde
74
75
76
77
78
79
80
20
Hyde Park and Othersv. Moldova (No. 4), 18491/07, 04/2009, § 53.
Primov and Others v. Russia, a.g.k., §135-138.
Vajnai v. Hungary, 33629/06, 8.7.2008, § 57.
Nosov and Othersv. Russia, a.g.k., § 130.
Cisse v. France, a.g.k., § 50-54.
Kudrevičius and Othersv. Lithuania, a.g.k., § 80-84.
Taranenko v. Russia, a.g.k., § 95.