Toplantı ve Gösteri Hakkı İzleme Raporu yapılırken de Anayasamızın 13. maddesinde yazılı olduğu şekilde hakkın özüne dokunulamayacaktır. Somut ve geçerli olgulara dayanmadan, Anayasa ve Kanunlarda geçen kimi kelimeleri tekrar etmek ve genel ifadeler kullanılmak suretiyle yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklamak demokratik bir devlet yönetimi ile bağdaşmaz. Demokratik yönetimlerde kamu idaresinin öncelikli görevi, kişi hak ve hürriyetlerinin kullanılmasının önündeki engelleri kaldırmak, bu hak ve hürriyetlerin en geniş şekliyle ve güvenli bir biçimde kullanılması için gerekli ve yeterli önlemleri almak olup, somut nedenlere dayanmayan ya da günlük yaşamda her zaman karşılaşılan trafik yoğunluğu, otellerin faaliyetinin devamının sağlanması, turizmin olumsuz etkilenme ihtimali gibi gerekçelere dayanılarak temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının sınırlandırılması değildir.”107 Yine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosunun 2014/2627 Basın Soruşturma, 2014/1054 Basın Karar no.lu kararı, Yatağan İşçilerinin izin almadan, kamu binası önünde yapılan eylem ve ardından göstericilerin kendisini kamu binasına zincirlemesi eylemini “güzergâh” dışında olmasına rağmen Anayasal gösteri hakkı kapsamında görmüş ve “Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı” vermiştir.108 Ankara Çocuk Suçları Soruşturma Bürosu’nun 2014/40125 sor. No.lu kararında güzergâh kapsamında olmaksızın, Kızılay ana arterlerinde yapılan Berkin Elvan’ın öldürülmesini protesto eylemine katılanlar hakkında da “Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı” verilmiştir.109 Yine Mersin 9.Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2013/717 E. Sayılı dosyada Gezi Parkı protestoları kapsamında şehrin ana bulvarlarında yürüyüş yapılması gerekçe gösterilerek 2911 sayılı yasaya muhalefetten yargılama yapılmıştır. Sanıklar “barışçıl gösteri yaptıkları” gerekçesiyle beraat etmişlerdir. AİHM içtihatları da bu noktada barışçıl olmak şartıyla yapılan gösterilerin güzergâh vb. gerekçelerle yasa dışı sayılmasının mümkün olamayacağı doğrultusundadır. Örneğin Karatepe vd. davasında AHİM: “Halka açık bir alanda gerçekleştirilen her türlü gösteri günlük yaşamın akışını belirli bir ölçüde bozacak karışıklığa ve hasmane tepkilere yol açabilir. Ancak, durumun kurallara aykırı olması tek başına, toplanma özgürlüğüne müdahaleyi haklı çıkaramaz” yönündeki açıklamasıyla sırf güzergâh dışında yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşlerini değil daha geniş bir tanımla günlük yaşamın akışını bozacak nitelikteki gösterilerin de yasal olduğu görüşünü benimsemiştir. Bildirim yükümlülüğü ya da (Yükümsüzlüğü) Anayasa’nın 34. Maddesi “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” şeklindedir. Anayasa’nın bu hükmüne rağmen TGYK’nın 10. Maddesinde toplantı ve gösteri hakkının kullanımı bildirime tabi tutuluştur. İdari makamlar uygulamada bildirim yükümlülüğünü fiili olarak “izin alma” mekanizmasına çevirmektedir. “Bildirim ve/veya izin prosedürü devletin yükümlülüğü konusunda iki yönüyle önemlidir: ilk olarak bu prosedür, devlete ve devlet makamlarına bir gösteri yürüyüşünün barışçıl olduğu konusunda teminat vermektedir. İkinci olarak, bu prosedür devlet makamlarına, toplantı ve gösteri yürüyüşünün sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri alma imkanı vermektedir. Başka bir deyişle, izin alındıktan sonra devletin, toplantı ve gösteri yürüyüşüne müdahale etmeme negatif yükümlülüğü ile birlikte, bu toplantı ve gösteri yürüyüşünün sağlıklı yapılması için gerekli tedbirleri alma pozitif yükümlülüğü oluşmaktadır.”110 107 Cumhuriyet Gazetesi, 1 Mayıs’ davasının gerekçeli kararında ders gibi ifadeler, Erişim Tarihi: 16.10.2016,http://www. cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/516589/_1_Mayis__davasinin_gerekceli_kararinda_ders_gibi_ifadeler.html 108 Erkan, Doğan, Ankara Valiliği25.06.2014 tarih ve 11-117/342555 sayılı yazıya cevaben verilen görüş yazısı, Ankara Barosu, Ankara, 2014 109 Erkan Doğan, Ankara Valiliği25.06.2014 tarih ve 11-117/342555 sayılı yazıya cevaben verilen görüş yazısı, Ankara Barosu, Ankara, 2014 110 Kılınç, Ümit Barışçıl Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Yapma Hakkı ve Devletin Yükümlülükler: Barışçıl Gösterilere Orantısız Güç Kullanımının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Uygunluğu Sorunu Üzerine, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Sayı:110, ss: 281-304, Ocak-Şubat 2014, Ankara, 2014 28

Select target paragraph3