Toplantı ve Gösteri Hakkı İzleme Raporu gücün ise orantılı olması gerekmektedir.216 Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine engelleyici uygulamaların ardından “kamu düzenini” sağlamaya yönelik olarak gerçekleştirilen güç kullanımı açık ya da yakın bir tehlike olmadığı durumlarda da kolluk kuvvetleri tarafından uygulanmıştır.217 Bu uygulamalar kademeli olarak yoğunlaşmak yerine en şiddetli halinden başlayarak (tüm göstericileri bir anda etkileyecek ve doğrudan hakkın kullanımı engelleyecek şekilde göstericilere karşı biber gazı kullanımı ya da doğrudan plastik/gerçek mermi kullanımı) yöntemleri uygulanmıştır. AİHM Aldemir vd.- Türkiye kararında hükümetlerin, polis kuvvetine uluslararası insan hakları ve polis standartlarına uyum amaçlı, etkili bir eğitim verme yükümlülüğü bulunması gerekliliğinin altını çizerek, polise, ateşli silahları nasıl ve hangi şartlar altında kullanabileceğine dair açık ve net talimatlar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Önemle belirtmek gerekir ki, kolluk alanındaki önlem ve müdahaleler ölçülü ve yerinde olmak zorundadır ve en son çare olarak harekete geçmelidir. Devletlerin hakkın kullanımını engellemekten ziyade hakkın kullanımını kolaylaştırma pozitif yükümlülüğünün olduğunun altı bir kez daha çizilmelidir. Protesto konuları ve güvenlik kuvvetlerinin müdahale biçimi arasındaki ilişkiye baktığımızda yandaki tablo ortaya çıkmaktadır: Protesto konuları açısından güvenlik güçlerinin müdahale biçimlerine bakıldığında yapılan gözaltıları protesto eylemleri haricindeki bütün protesto konularında en sık başvurulan yöntemin biber gazı ve/veya tazyikli su kullanımı olduğu görülmektedir. Gözaltına alma işlemi yapılan protestolar güvenlik güçlerinin daha sert müdahalesine maruz kalmıştır. Söz konusu protestolara güvenlik güçleri doğrudan fiziksel müdahalede bulunmuş, kimi durumlarda yaralanmalara sebebiyet vermiştir. Coplama, darp, tartaklama, kalkanla itme gibi müdahaleler fiziksel müdahale olarak değerlendirilmiştir. 31 Mart 2016 tarihinde Çağdaş Hukukçular Derneğine (ÇHD) üye bir grup avukat dernek üyesi arkadaşlarının davasına ilişkin basın açıklaması yapmak üzere Çağlayan Adliyesi’nin önünde bir araya gelmişlerdir. Polis basın açıklamasının yapılamayacağını ifade ederek merdivende oturan avukatları kalkanlarla iterek ve darp ederek dağıtmıştır. Müdahale esnasında bir avukatın iki omuru kırılmıştır. Beli kırılan avukat, güvenlik güçlerinin oturma eylemine müdahalesi esnasında bir polisin belini defalarca tekmelediğini ve kırığa bu şiddetin neden olduğunu ifade etmiştir.218 216 Kılınç, a.g.e., s. 289, 217 Pınar Yaşar, “Kamu Düzeni Kavramı ve Polisin Şiddet Kullanma Yetkisinin Ölçücü Bağlamında Gezi Direnişi”, http://www.ankarabarosu.org.tr/siteler/ankarabarosu/hgdmakale/2013-1-1/4.pdf 218 Ayça Söylemez, “Polis, Adliye Önünde Kadın Avukatın Belini Kırdı”, bianet,org, 31.03.2016, http://bianet.org/ bianet/insan-haklari/173505-polis-adliye-onunde-kadin-avukatin-belini-kirdi. 62

Select target paragraph3