Mekân Yasaklarının Anayasa’ya ve İHAS’a Aykırılığı Sorunu
kullanılmaktadır. İHAM’a göre bir sınırlandırmanın demokratik bir toplumda gereklilik
kriterini karşılayabilmesi için ölçülü olması, diğer bir ifadeyle meşru bir kamusal menfaati korumak için özgürlüğü en az düzeyde kısıtlayacak yöntemin seçilmesi gerekir. Tüm bu
süreçte, kamu otoritelerinin soyut tehlike ya da düzen varsayımlarıyla hareket etmemesi,
toplanma özgürlüğünün önemini dikkate alarak, sınırlandırma için ikna edici ve güçlü
gerekçeler ortaya koyması ve her halükarda sınırlandırma ölçütlerini dar yorumlaması
gerekir. Dolayısıyla ancak istisnai olarak ve belirli bir süre için bir mekânın toplanma özgürlüğüne kapatılması durumunda İHAS’a uygunluktan söz edilebilecekken, tam tersine,
toplanmaya açık mekânların istisnai olarak belirlenmesi, kamusal mekânların toplanma
özgürlüğüne açıklığı ve sınırlandırmanın ölçülülüğü ilkelerini ihlal eder.
Somut olayın koşullarını dikkate almadan yürürlüğe konan bu derece geniş kapsamlı
yasakların, toplanma özgürlüğünün demokratik bir toplumda taşıdığı işleve ağır basan bir
şekilde gerekçelendirilmesi mümkün değildir. Türkiye’nin en büyük iki şehrindeki uygulama da bu imkânsızlığı teyit eder. Valilikler tarafından yapılan duyurularda, İstanbul’da
sekiz,81 Ankara’da ise on altı toplanma mekânı belirlenmiştir.82 Fakat bu duyurularda,
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun öngördüğü üç kritere dair herhangi bir gerekçe yer almamaktadır. Bu kapsamda İstanbul Valiliği’ne yapılan, mekân yasaklarında
hangi kriter ve gerekçelere dayanıldığına dair bilgi edinme başvurusuna, vali yardımcısı
tarafından verilen, 15342297-522-8620 sayılı ve 12/2/2015 tarihli yanıt şu şekildedir:
“Vatandaşlarımızın; miting alanlarına geliş ve dağılmalarında toplu ulaşım araçlarını
rahatlıkla kullanabilmeleri, bu alanlara gidiş ve gelişlerinin İstanbul trafiğini olumsuz
etkilememesi, otopark ve diğer ihtiyaçlarını karşılayabilecek her türlü imkâna sahip olmaları, belirlenen bu alanların düz alanlara kurulu olması ve etraflarında fiziki engellerin
bulunmamasından ötürü, tahliye durumlarında (acil ve panik halinde) katılımcıların dağılabilmelerinin kolaylaştırılması, genel asayiş ve güvenlik tedbirleri alınması için uygun
bir konuma sahip olmaları, gösteri yürüyüşleri ve açık yer toplantı alanları olarak “Fatih
Yenikapı Sahil Alanı” ve “Maltepe Sahil Alanı”nın seçilmesindeki kriterlerdir.”
Valilik bu açıklamayı, henüz yalnızca iki toplanma mekânı belirlemiş olduğu bir dönemde yapmıştır ve görüldüğü üzere temel gerekçeler olarak ulaşım kolaylığını, park imkânlarını, trafiğin sağlıklı akışını ve güvenlik tedbiri almaya elverişliliği göstermiştir. Kısacası, kamu düzeninin korunmasına, toplanma özgürlüğünün korunması karşısında öncelik
tanımıştır. Fakat mekân ile özgürlük arasındaki bağı yok sayan bu yaklaşımın en ağır tedbir
olan mutlak bir yasak ile yaptırıma bağlanması, kamusal mekânların toplanma özgürlüğüne açıklığı ilkesine ve sınırlandırmaların ölçülü olması yükümlülüğüne aykırıdır.
Bu gerekçeler, bin kişilik bir toplanmanın, milyonlarca insanın toplanabildiği Maltepe ve Yenikapı yerine, neden şehrin başka bir yerinde yapılamadığını ya da kalabalık
bir toplanmanın, neden trafiğe kapalı bir meydanda ya da bir tatil gününde dahi yapılamadığına dair bir açıklama içermez. Öte yandan belirli bir mekânla doğrudan bağı olan
bir eylem veya protestonun, neden şehrin bir başka köşesinde yapılmak zorunda olduğu
konusunda da suskundur. Öte yandan valiliğin daha sonra altı toplanma mekânı daha
belirlemesi, ilk kararına dayanak olarak gösterdiği gerekçelerin keyfiliğini gözler önüne
81 İstanbul Valiliği 03/02/2016 tarihli basın duyurusu ile Yenikapı Sahil Alanı, Maltepe Sahil Alanları, Kartal Meydanı, Kadıköy Yeni Salı Pazar Alanı, Pendik Cumartesi Pazar Alanı, Bakırköy Cumhuriyet Meydanı, Bakırköy
Cumartesi Halk Pazarı Alanı, Beylikdüzü F. S. M Camii Otopark Alanı’nı toplanma mekânı olarak ilan etmiştir.
Bkz. www.istanbul.gov.tr. Basın duyurularında “[t]emel hak ve özgürlüklerden olan, Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının özgür bir ortamda anayasa ve kanunlarla
belirtilen esaslar çerçevesinde kullanılması, Sivil Toplum Kuruluşları ile tüzel kişiliği bulunmayan diğer oluşumların ve gerçek şahısların itibar edecekleri toplantı ve gösteri yürüyüşü alanlarının tespit edilmesi, Büyükşehir Belediyesi’nin çevre düzenlemesi ve şehir temizliği ile ilgili olarak afiş asılacak yerlerin belirlenmesi
amacıyla” toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhının valilik onayı ile uygun görüldüğü belirtilmektedir.
82 Ankara Valiliği’nin 15/01/2016 tarih ve 2092 sayılı onayına dayanan ilan için bkz. www.ankara.gov.tr. Basın
duyurusunda, toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhının valilik onayı ile uygun görülerek güncellendiği
belirtilmekte, bunun dışında herhangi bir gerekçe yer almamaktadır.
21