Sözleşme içtihadı hakkında rehber – Kitlesel protestolar olsun, halka açık etkinliklerin gerçekleştirilmesinde usule uyulmaması Başsavcının söz konusu etkinliğe katılım çağrısında bulunan internet yazılarına erişimi engellemesi için yeterli olabilir. 111. Bundan farklı olarak, Murat Vural / Türkiye (2014, §§ 31 ve 60) davasında, başvurucu, ülkenin kurucusu Atatürk’ün heykelleri üzerine boya döktüğü için mahkum edilmiştir. Mahkeme, Türkiye’deki Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’a atıfta bulunarak, kanunun yeterince açık olduğunu ve öngörülebilirlik gereklerini karşıladığını belirtmiştir. 112. Halktan kişilerin bir toplantıya erişimine yönelik genel bir yasak gazetecileri de etkileyebilir. İzinsiz gösteri ve kargaşanın planlandığı bilgisinin polise ulaşmasının ardından alınan çeşitli güvenlik tedbirleri nedeniyle, polisin bir gazeteci olan başvurucuya Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu (WEF) yıllık toplantısına giriş izni vermediği Gsell / İsviçre (2009) davasında, Mahkeme, uygulanan yasağın hiçbir açık hukuki temelinin bulunmadığına ve bu nedenle de Madde 10 § 2 kapsamındaki kanunilik koşuluna aykırı olduğuna karar vermiştir. 113. Ibrahimov ve Mammadov / Azerbaycan* (2020, §§ 170-174) kararında, Mahkeme başvurucuların resmi olarak uyuşturucu ile ilgili suçlardan yakalanmalarının ve tutuklu yargılanmalarının, gerçekte ülkenin eski Devlet başkanının heykeli üzerine spreyle grafiti yapmalarını cezalandırmayı amaçladığını tespit etmiş ve bunu 10. Madde kapsamında siyasi ifade biçimi olarak korunan davranış ve sözlü ifadenin bir birleşimi olarak değerlendirmiştir. Mahkeme, böylelikle, yetkililerin bu türden gizli niyetlerle yaptıklarının başvurucuların iade özgürlüğüne müdahale anlamına geldiğini ve buna benzer müdahalelerin kanunsuz, ileri derecede keyfi ve hukukun üstünlüğü ilkesi ile uyumsuz olduğunu belirtmiştir. D. Meşru Amaç 114. Mahkeme, ifade özgürlüğünün, 10. Maddede belirtildiği gibi, istisnalara tabi olduğunu ancak bu istisnaların katı bir şekilde yorumlanması ve herhangi bir kısıtlama durumunun ikna edici bir şekilde ortaya konulması gerektiğini ifade eder. 10. Maddenin ikinci fıkrasındaki anlamıyla “gerekli” sıfatı “zorunlu bir toplumsal ihtiyacın” mevcudiyetini ima eder. Taraf Devletler böyle bir ihtiyacın mevcut olup olmadığını değerlendirirken belli bir takdir yetkisine sahiptirler. Ancak bu yetki, hem hukuku hem de bağımsız mahkemelerce verilmiş olsalar dahi bu hukuka dayanan kararları kapsayan, Avrupa ölçeğinde bir denetimle yakın ilişkilidir. Dolayısıyla Mahkeme, bir “kısıtlamanın” 10. Maddeyle korunan ifade özgürlüğüyle bağdaşabilir olup olmadığına ilişkin nihai kararı vermeye yetkilidir. (Magyar Helsinki Bizottság / Macaristan [BD], 2016, § 187; Kablis / Rusya, 2019, § 82). 115. Sözleşmedeki Madde 10 § 2, ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların gerekçelendirilebileceği dokuz meşru amacı listeler: ulusal güvenliğin korunması, toprak bütünlüğünün korunması, kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın korunması, ahlakın korunması, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi ve yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması. Kitlesel protestolar bağlamında ilgili olabilecek meşru amaçlar aşağıda ele alınmıştır. 1. Ulusal güvenliğin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suçun önlenmesi 116. Mahkeme genel olarak Sözleşmenin 10 § 2 Maddesi altında, siyasi demeç ya da kamu çıkarını ilgilendiren mevzuların tartışılmasına yönelik kısıtlamalara dar bir alan bırakıldığını kabul eder. Açıklanan görüşlerin şiddeti tahrik etmediği durumlarda – diğer bir deyişle şiddet eylemlerini veya kanlı bir hesaplaşmayı savunmaya başvurmadığı, taraftarlarının hedeflerine ulaşmak için terör suçlarını haklı göstermediği ya da belirli kişilere yönelik akıl dışı ve köklü bir nefreti dile getirerek olası bir şiddeti teşvik ettiği şeklinde yorumlanmadığında – Taraf Devletler, Madde 10 § 2’de düzenlenen amaçlara, yani toprak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 21/43

Select target paragraph3