ULUSLARARASI ENGELLİ HAKLARI KONFERANSI - ENGELLİLERİN ADALETE ERİŞİMİ
John Rawls açıkça adalet kuramının adillik anlamında engelli kişilere uygulanamayacağını belirtir. “Diyelim ki hayatları boyunca tüm
bireyler toplumun tamamıyla işbirliği içindeki üyeleri. Bu, herkesin toplumda normal olarak yer almaya yeterli entelektüel güce sahip olduğu
ve kimsenin özellikle gerçekleştirilmesi zor olan olağandışı ihtiyaçlardan, örneğin olağandışı ve pahalı tıbbi gerekliliklerden mustarip olmadığı anlamına gelir.”12 Adalet liyakatle ilgilidir; verilen sözlerin tutulması
ve kuralların uygulanmasıdır. Adalet bireyler arasında varlıkların eşit
dağılımıyla ilgilidir; bu varlıkların onlara getirdiği iyilik veya mutlulukla ilgili değildir.
Ancak, Amartya Sen ve Martha C. Nussbaum gibi güncel yazarlar adalet fikrine farklı bir yöntemle yaklaşmaktadır. “Eğer biz kişinin
haysiyetini saf ahlak ve rasyonalite üzerinden anlarsak ve onlara fiziğe
dayanan gereklilikleri eklemezsek, bu durum onları başka insanlara ihtiyaç duyan insanlar değil de melekler gibi yapar.”13 Amartya Sen ve Martha C. Nussbaum “kabiliyet yaklaşımı” adında yeni bir adalet kavramı
geliştirmektedir. Bu kavram doğrudan bireylerin başarabileceği yaşam
kalitesine odaklanır. Yaklaşımlarındaki farklılıklara rağmen, bu kavramdaki en önemli şey, başlangıç noktasının bireyler arasındaki farklılıkların birleştirilmesine dikkat çekmesidir. Toplumda adaletin sağlanabilmesinin koşullarının yaratılması farklılığa saygıdan geçmektedir.
Amartya Sen’e göre, yaşam kalitesi “işleyişler” ve “kabiliyetler”
arasındaki ilişkiye dayanır. “İşleyişler” haysiyetli bir hayata duyulan
ihtiyaca işaret eder. Benim hayatımı ne haysiyetli bir hayat yapar (İyi
beslenmek, kalacak yere sahip olmak)? Kabiliyetler veya özgürlükler
haysiyetli ve onurlu bir hayatı temin edecek bütün değerli fırsatlara tekabül eder. (Herkes okuyabilmeli ve yazabilmeli, yer değiştirebilmeli,
iş sahibi olabilmeli, evlenebilmeli ve aile sahibi olabilmelidir vs.) “Kişinin kabiliyetleri, bireyin değer vermek için sebep gördüğü farklı işleyiş
kombinasyonları arasında -farklı hayat türleri arasında- seçim yapma
konusunda etkin özgürlüğünü temsil eder.”14 Dolayısıyla Amartya Sen
12 John Rawls, “Kantian Constructivism in Moral Theory”, The Journal of Philosophy 77(9), 1980, s. 546.
13 M.C. Nussbaum, Frontiers of Justice. Disability, Nationality, Species Membership, The Belknap
Press of Harvard University Press, 2006.
14 Amartya Sen, Development as Freedom, Oxford University Press, 1999.
26