ÖNSÖZ Eşit erişilebilir bir adalet sistemi dezavantajlı gruplar bakımından kesişen ayrımcılık alanlarını da kapsayacak biçimde tasarlanması gerekmektedir. Adalet sistemi kapalı kurumlardaki engelliler, engelli Romanlar, engelli kadın ve kız çocukları ya da okuma yazma bilmeyen engelliler için usul düzenlemeleri içermelidir. Türkiye’de Engelli bireylerin hakları konusu genel olarak eğitim, istihdam, sağlık ve rehabilitasyon ile devletin sunduğu maddi yardımlar üzerinden tartışılmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmaların da aynı konular üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Ülkemizde adalete erişimle ilgili yapılmış az sayıda bilimsel çalışma arasında spesifik olarak engelli bireylerin adalete erişimi odaklanmış bir çalışma bulunmamaktadır. Engellilerin adalete erişimi konusunu “adliyelere fiziksel erişim” sınırında algılayan bir adalet sistemine sahibiz. Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanan adli istatistiklerde, barolar tarafından verilmekte olan Adli Yardım hizmetlerine ilişkin verilerinde engellilere ilişkin bilgiler bulunmamaktadır. 6701 sayılı kanunla ulusal eşitlik kurumu ve önleme mekanizması olarak kurulan, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin uygulanmasını izlemekle görevlendirilen Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) Engelli Hakları Sözleşmesi’nin Adalete Erişim hakkı ile ilgili izleme yapmamaktadır. Engellilerin Adalete Erişimi temasıyla Uluslararası Engelli Hakları Konferansı sorunun farklı boyutları ile tartışıldığı ilk ortamı yaratmıştır. Bu kitap konferanstaki tartışmaların ana hatlarını içermektedir. Umuyoruz ki bu yayın hem karar alıcılarda hem akademide hem de engellilik alanında çalışan sivil toplum örgütlerinde engellilerin adalete erişimi sorununa olan ilgiyi artıracaktır. Toplumsal barışın, adalete erişimde sağlanacak eşitliğin düzeyi ile doğrudan ilintili olduğu unutulmamalıdır, dezavantajlı tüm grupların adalete eşit erişimine katkı sunması dileğiyle. Nejat Taştan 13

Select target paragraph3