Vakaların toplanması ve önerilerin oluşturulmasında, kişisel bilgilerin gizliliğine ve
ayrımcılık yasağı ilkelerine riayet edilmiş, engelli mağdurlar arasında engellilik türü, ırk,
ten rengi, cinsiyet, cinsel kimlik, etnik köken, dil, din, yaş, siyasi düşünce, sosyal statü,
mülkiyet vb. hiçbir temelde ayrımcılık yapılmamıştır.
Raporda, BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme (BMEHS) temel alınmış olmakla
birlikte, ilgili diğer insan hakları sözleşmelerinden de yararlanılmıştır.
BMEHS 1. maddesinde engelli kavramına aşağıdaki tanım yapılmakla birlikte;
“Engelli kavramı diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde
katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da
algısal bozukluğu bulunan kişileri içermektedir.”3
Sözleşmenin giriş kısmında kavrama ilişkin yapılan,
e) Engelliliğin gelişen bir kavram olduğunu ve engellilik durumunun, sakatlığı olan
kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen
tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı gerçeğini kabul ederek, 4
belirlemesi ile, kamusal yaşamın örgütlenme biçimlerinin içerme kapasitesi, yarattığı
çevresel koşullar ve tutumların engelliliğin kapsamını oluşturduğu saptamasında
bulunulmaktadır. Bu saptama ile engellilik kişiye bağlı bir olgu olmaktan çıkmakta ve
kamusal yaşamın örgütlenme biçimlerinin bireyi “sınırlandırma” niteliği engelli tanımının
belirleyicisi olmaktadır.
İlgili diğer tanımlar ise sözleşmenin 2 maddesinde yapılmıştır;
“ ”İletişim” erişilebilir bilgi ve iletişim teknolojisi dahil dilleri, metin gösterimini, Braille
alfabesi kullanarak ve dokunarak iletişimi, büyük harflerle baskıyı, yazılı, işitsel ve
erişilebilir çoklu medyayı, sade dili, işitsel okumayı, beden dilini, diğer tür, biçem ve
araçlarla gerçekleşen iletişimi içermektedir;
“Dil” sözlü dili, işaret dilini ve sözlü olmayan diğer dilleri kapsamaktadır;
“Engelliliğe dayalı ayrımcılık” siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka
herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar
altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak
gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı kapsamaktadır. Engelliliğe
dayalı ayrımcılık makul düzenlemelerin gerçekleştirilmemesi dahil her türlü ayrımcılığı
kapsar.
“Makul düzenleme”, engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer
bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli
bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun
değişiklik ve düzenlemeleri ifade eder.”5
3
BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme Md. 1.
BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme giriş metni, e bendi
5
BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme Md 2
4
6