TÜRKIYE’DE AYRIMCILIK ALGISI Bu hassasiyet skorlarını ve gruplandırmalarını bir de toplumda en fazla görüldüğü düşünülen ayrımcılık türleriyle ilişkileri içinde ele alalım. Toplumda hangi ayrımcılık türlerinin, ne sıklıkta gerçekleştiğine dair katılımcılara sorduğumuz sorunun cevabında, en sık gerçekleştiği gözlemlenen ayrımcılık türlerinin siyasi görüş, mültecilik/göçmenlik durumu, cinsel kimlik ve cinsiyete dayalı ayrımcılık olduğunu daha önce görmüştük. Etnik köken ve inanca dayalı ayrımcılık ise orta düzeyde gözleniyor katılımcılara göre. Diğer uçta ise sık veya her zaman gözlemlenmeyen, genelde hiç ya da nadiren olduğu belirtilen ayrımcılık türleri var. Bunlar ise zihinsel engellilik, fiziksel engellilik, yaşlılık ve gençlik olarak karşımıza çıkıyor. En sık gerçekleştiği gözlemlendiği beyan edilen ayrımcılık türleri aynı zamanda hoş görülme olasılığı da daha yüksek olan ayrımcılık nedenlerine -cinsiyete dayalı ayrımcılık hariç- tekabül ediyor. Siyasi görüşe, göçmenlik statüsüne, cinsel kimliğe dayalı ayrımcılığın çok sık ve her zaman yaşandığını düşünenlerin oranı ortalamanın ve ortancanın üstünde kalıyor. Bu üçlü aynı zamanda belli durumlarda hoş görülme olasılığı da daha fazla olan ayrımcılık nedenleri arasında. Bu ilişkinin tersi de zihinsel engellilik hariç doğrulanıyor. Gençlik, yaşlılık ve fiziksel engellilik nedeniyle yapılan ayrımcılık, hoş görülmemekle beraber, zaten toplumda da bunlara yönelik bir ayrımcılık olmadığı kanısı ağır basıyor. Ancak retorik düzeyde gençlik, yaşlılık ve fiziksel engel konusundaki ayrımcılıklara dair karşı olduğunu beyan etmek, bu başlıklardaki nesnel ayrımcılıkları ortadan kaldırmıyor. Bunu odak grup çalışmaları sırasında da gözlemledik. Özellikle ailesinde engelli birisi olmayan kişilerin bu konuda hassasiyet belirtmek dışında herhangi bir girişimde bulunmadığı gözlemleniyor. Bu tarz ayrımcılık türlerinde dile getirilen ve somut bir pratikle bütünleşmeyen ayrımcılığa karşıtlık pozisyonu genellikle ayrımcılığı yeniden üreten mevcut durumun devamlılığını bozmuyor. Diğer yandan çoğunluğun ayrımcılık karşıtı tutum konusunda hemfikir gibi göründüğü bu başlıklarda ayrımcılık yokmuş hissiyatı doğabiliyor. Yani aslında politik ve kültürel çatışmanın nesnesi olmayan ve tarafların bu çatışmanın bir yerinde olmasını gerektirmeyen fiziksel engellilik, yaşlılık, gençlik gibi ayrımcılık nedenlerine karşı sözde bir karşı çıkma hali olmakla beraber, bu kesimlere yönelik içerici uygulama ve pratiklerin neredeyse hiç olmadığı bizimki gibi bir ülkede, bu kesimlerin yaşadığı ve yaşayabileceği ayrımcılığa karşı ağır bir körlük ve duyarsızlığın varlığından söz etmek daha doğru olacaktır. Bu iki eğilimin dışında kalan ayrımcılık nedenlerine gelecek olursak, cinsiyete dayalı ayrımcılık ile zihinsel engelliliğe dayalı ayrımcılık öne çıkıyor. Cinsiyete dayalı ayrımcılığı hiçbir koşulda kabul edilebilir bulmayan grubun genişliği 30

Select target paragraph3