TÜRKIYE’DE ALGILANAN AYRIMCILIK
Öncelikle odak grup toplantılarında mütedeyyin katılımcıların ayrımcılık konusunda görece duyarlı oldukları gözlemlenmiştir. Özellikle başörtülü kadınların
iş hayatında ve gündelik hayatta, eskisi kadar olmasa da, halen ayrımcılığa uğradığı konusunda güçlü bir kanaate sahip olan mütedeyyin katılımcılar, genel
olarak da Müslümanların dünyada ayrımcılığa uğradığı kanısına sahiptirler.
Bir odak grup toplantısında 29 yaşındaki yönetici asistanı olarak çalışmakta
olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’ye yakınlık duyan başı açık bir kadın olan
S. ile 32 yaşındaki dışarıdan üniversite okumakta olan ve KPSS’ye hazırlanan,
siyasi görüşü MHP-AKP-BBP bandında seyreden tesettürlü E. arasında geçen şu
karşılıklı tartışma bu bakımdan anlamlıdır:
“S.: Mesela ben geçenlerde sosyal hizmetlere uğradım. Çalışanlar arasında hiç
başı açık bayan göremedim.
E.: Rahatsız mı etti bu?
S.: Yok rahatsız olmadım. Sadece düşündüm. Niye yok diye.
E.: Evet tesettürün kamuya girdiğini kabul ediyorum ama özel sektöre girmemesini halen anlayamıyorum. Bu konuda çok büyük problem var. Mesela
bazı işyerlerine başvurduğumuzda “maalesef müşteri portföyümüzden ötürü
tesettürlü çalıştıramıyoruz” yanıtını alabiliyoruz.”16
Bu diyalogdan, E.’nin kamu kuruluşlarında neredeyse tamamen başörtülü kadınların işe alınmasını bir adalet sağlama çabası olarak gördüğünü anlıyoruz.
Aynı odak grup toplantısında E., önceki günlerde eşiyle birlikte gittikleri lüks
bir restoranda diğer müşterilerden farklı muamele gördüklerini söylüyor. Bunun, restoran çalışanlarının kendisiyle eşini kıyafetleri nedeniyle düşük statüde
görmesinin bir sonucu olduğu değerlendirmesini yapıyor.
Bir başka odak grup toplantısında da muhafazakar-milliyetçi kesimden gelen erkek katılımcıların hem başörtüsünden dolayı ayrımcılığa uğrayan kadınları sıklıkla andığını, dünyada ise Müslümanların ayrımcılığa uğradığını belirttiklerini
tespit edebiliyoruz. Yani, ülkedeki ve dünyadaki siyasi kutuplaşmadan ve iktidar
partisinin bu kutuplaşma içinde ayrımcılık söylemine yaygın biçimde başvurmasından ötürü mütedeyyin kesimde güçlü bir ayrımcılık algısı mevcuttur. Muhalefet partilerine yakın katılımcılarda ise ortak olarak siyasi ayrımcılık yapıldığı
dile getirilmektedir. Kuşkusuz bunda bu araştırmanın Cumhurbaşkanlığı seçiminin hemen öncesinde ve sonrasında yapılmasının önemli bir etkisi olmuştur. Zira
CHP Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin de bütün seçim söylemini “ayrımcılığı ortadan kaldırma” hedefi üzerine kurmasının payı kuşkusuz vardır.
16 Bulgu Araştırma, 1 Ağustos 2018 tarihli 1. Odak Grup Toplantısı
17