Yönetici Özeti
Bu alternatif rapor, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Komitesi’nin 21. Oturumu için,
Türkiye’nin ilk raporlama döneminde hazırladığı ama Türkçe ’ye çevirmediği veya erişilebilir
diğer formatlarda paylaşmadığı belgelere ilişkin olarak hazırlanmıştır. Raporda; Madde 5:
Ayrımcılık Yasağı ve Eşitlik, Madde 12: Kanun Önünde Eşitlik, Madde 13: Adalete Erişim,
Madde 29: Siyasi ve Kamu Hayatına Katılma ve Madde 31: İstatistik ve Veri Toplama
başlıklarına ilişkin değerlendirme ve önerilere yer verilmiştir. Bu madde başlıkları Eşit Haklar
İçin İzleme Derneği’nin çalışmalarında toplanan veriler ve edinilen deneyimler çerçevesinde
belirlenmiştir.
Engellilerin insan haklarına ve temel özgürlüklere erişiminde ve bunlardan yararlanmasında
Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ni (BMEHS) (Bundan sonra
Sözleşme olarak anılacaktır.) ve Seçmeli Protokolü’nü onaylaması önemli bir gelişmedir. 5378
sayılı Engelliler Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesiyle bu süreçte ilk adım atılmıştır, ancak
Türkiye onayladığı 2007’den bu yana geçen 12 yıl içinde iç hukukunu Sözleşme’ye uyumlu
hale getirmemiştir. Devlet'in engelliliğe bu yaklaşımı ne yazık ki hala hayır kurumluğu veya
tıbbi model yaklaşımlarını yansıtmaktadır. Mevcut durumdan Sözleşme’nin etkili bir şekilde
uygulanabileceği koşulların yaratılmasına kadar olan süreçte uzun bir yol katedilmesi
gerekecektir.
Türkiye Devlet Raporu’nda birçok eylem ve strateji planına atıfta bulunulurken, önceki
girişimlerin sonuçlarından veya devam eden girişimlerin ilerlemesinden söz edilmemiştir.
Engellilere yönelik kesişimsel perspektifle hedef odaklı ve spesifik politikaların eksikliği
önemli bir problem açığa çıkarmaktadır. Rapor’da ayrıca sivil toplum kuruluşlarının ve engelli
hakları fonlarının katılımından bahsedilmiştir, ancak katılımcıların çeşitliliği veya eleştirileri
ile bu iş birliğinin etkileri konusunda sessiz kalınmıştır.
Türkiye'de engelli kişilerin adalete erişimlerinde ciddi yapısal ve kurumsal engeller
bulunmaktadır. Bu sırada, engellilerin hakları ve şikâyet mekanizmaları konusunda
farkındalıklarını artırmak için önlemler alınmalıdır; fiziksel erişilebilirlik sorunları çözülmeli
ve engellilerin ihtiyaçlarına göre hukuk sistemi ya da yasal mevzuat düzenlenmelidir. Siyasi
ve kamusal hayata katılıma ilişkin olarak; devlet, hükümet ve yerel otorite kademelerinde
engelli kişileri bulmak oldukça zordur. Engellilerin oy kullanma hakkından yararlanması bir
problem oluşturmaya devam etmekte ve fiziksel erişilebilirlik sorunlarından dolayı kamu
hayatına tam ve bağımsız olarak dâhil olmaları güçleşmektedir.
Sözleşme’nin neredeyse tüm hükümlerinin uygulanabilmesi için veri toplama kritik önem
taşımaktadır. Ancak, Türkiye engelliler hakkında ayrıştırılmış veri toplamaktan ve bunları
Sözleşme'ye uygun olarak kamuoyu ile paylaşmaktan uzak bir profil çizmektedir.
Engelliler raporun ilgili bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklanacak çeşitli nedenlerle toplumda
karşılaştıkları ayrımcı uygulamalar bakımından harekete geçmek konusunda tereddüt
5