DENEYİM VE RAPORLAMALAR - SONUÇ GÖSTERGELERİ
vaftiz belgesi veya kilise üyesi olduğuna dair belge istedikleri, bu belgelerin muafiyet
hakkının kazanılması için okul yönetimi tarafından talep edildiğinin söylendiği ifade
edilmiştir.161
Yukarıda da belirtildiği gibi muafiyet hakkına sahip olan öğrencilerin muafiyet haklarını kullanma süreci ile ilgili herhangi bir yönetmelik veya yönerge bulunamamaktadır. Bu da denetimi ve izlemeyi zorlaştırmaktadır. Derslerden muaf olan öğrenciler için
alternatif bir etkinlik ya da ders öngörülmemektedir. Bu nedenle uygulama, okuldan
okula, sınıftan sınıfa değişiklik göstermektedir. Kimi okulda öğrenciler kütüphanede,
kantinde, okul bahçesinde zaman geçirmekte veya eve gönderilmektedir.162 Bu şekilde öğrenciler, inançlarının farklılığının ifşa edilmesine ve okulda inançları üzerinden
damgalanmalarına sebep olabilecek koşullar altında bırakılmaktadırlar. Kimi durumda
ise öğrenci DKAB dersi sırasında sınıfta oturmak zorunda kalmaktadır. Örneğin, İstanbul’da bir öğrencinin DKAB dersinden muaf olduğu halde DKAB dersi sırasında sınıfta
oturmak zorunda kaldığı basına yansımıştır.163
Muaf olan öğrencilerin, öğretmenlerin veya diğer öğrencilerin tutum ve davranışları,
sözlü veya fiziksel saldırılara maruz kalıp kalmadığı konusunda MEB tarafından izleme yapılmamaktadır. Muaf olan öğrencilerin DKAB dersi sırasında okulda bulunma
koşullarının dikkati üzerlerine çekmesi, öğretmenleri veya diğer öğrenciler tarafından
damgalanmaları veya bunun yaşanabileceği algısı, gayrimüslim ebeveynlerin çocuklarını mümkün olduğunca devlet okullarından farklı bir okula gönderme arzusunda kendisini gösteriyor.164 Ek olarak, Hristiyan öğrenciler arasında muafiyet hakkını kullandığı
takdirde karşı karşıya kalacağı damgalanma, baskı, korkutma veya ayrımcılığa uğrama
riski nedeniyle muafiyet hakkını kullanmayan öğrenciler olduğu da raporlanıyor.165
Muafiyet hakkının kullanılmış olmasıyla da ayrımcılık riskiyle karşı karşıya kalınmaktadır. Muafiyet hakkını kullanan öğrencilere alternatif bir ders sunulmadığı için karnelerinde DKAB dersiyle ilgili “muaf” ibaresi yer almaktadır. Bu şekilde öğrenci herhangi
bir nedenle karnesini kişi veya kurumlara sunduğunda gayrimüslim olduğunu açıklama
durumunda kalmaktadır. Muaf olan tüm öğrenciler, ayrımcılık riski ile karşı karşıyadır ve
sayıları bilinmemekle birlikte bu durumda en az yüzlerce öğrenci olduğu varsayılabilir.
Eğitim sisteminin DKAB dersine ilişkin olarak önceki bölümlerde ele alınan sistematik
sorunları göz önünde bulundurulduğunda mağduriyetin de sistematik olarak yaşandığı
varsayılabilir. Dolayısıyla binlerce öğrencinin ve ebevyenlerinin çeşitli düzeylerde mağduriyet yaşadığını düşünmek yanlış olmayacaktır.
161 Aralık 2020’de İstanbul’da bulunan bir kilise vaiziyle yapılan telefon görüşmesi.
162 Kaya, N., Türkiye eğitim sisteminde renk, etnik köken, dil, din ve inanç temelli ayrımcılık. İstanbul: Tarih Vakfı, Uluslararası Azınlık
Hakları Grubu, s. 45.
163 Yaşar, f., “Hristiyan Kızıma Zorla Din Dersi Veriliyor”, Gazete Duvar, 19 Şubat 2020.
164 Genç, yukarıdaki dn. 155.
165 Yıldırım, M., Türkiye’de İnanç Özgürlüğü Hakkını İzleme Raporu-Temmuz 2014 – Haziran 2015, İnanç Özgürlüğü Girişimi
Norveç Helsinki Komitesi, 2015.
57