BİR İNSAN HAKLARI KORUMA MEKANİZMASI OLARAK ULUSAL EŞİTLİK KURUMLARI: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU VE TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU ÖRNEĞİ tür bir özel önlemde gelir şartı getirilmesinde meşru ve makul bir sebep vardır ve özel önlemler alınmasında da haklı neden kriterinin değerlendirilmesi gerekir. Engellilerin engelli olmalarından kaynaklanan ek ekonomik külfetlerinin dengelenmesi, bağımsız yaşama ve topluma dahil olma, kişisel hareketlilik gibi özgül haklarının gerçekleşmesi ya da genel olarak temel hak ve özgürlüklerden eşit ve etkin biçimde yararlanması için çeşitli teşvik, indirim, ücretsiz yararlandırma gibi özel önlemler alınması mümkünse de söz konusu önlemle belli bir hak arasında bir bağlantı kurulması, yani hak temelli bir değerlendirme yapılması gerekir. Kurumun bir başka kararında engelli öğrencilere KYK yurtlarında ücretsiz barınma hakkı söz konusu olduğunda bağımsız yaşama ve topluma dahil olma ile eğitim hakkından etkin yararlanma gündeme geldiğinden ve öğrenciler bağımsız geliri olmayan kişiler olduğundan bu bağlantı kurulabilmektedir. Kararda bu durum şu şekilde ifade edilmiştir: “Engelli bireyler, engellerinden kaynaklanan medikal malzeme giderleri, kişisel öz bakım giderleri, bakım hizmet giderleri, özel ulaşım harcamaları, erişim düzenleme harcamaları, eğitim destek giderleri gibi ilave ekonomik külfetlerle, fiziksel ya da psiko-sosyal güçlüklerle karşılaşabilmektedir. Engelli bireylerin önyargılar ve erişim sorunları sebebiyle eğitim ve istihdam imkânından yararlanamaması ya da yetersiz yararlanması sebebiyle günlük hayatta ekonomik yoksunluk yaşayabildikleri de bilinmektedir. Söz konusu dezavantajların ortadan kaldırılması amacıyla engelli bireylerin “özel tedbirlerle” ya da diğer adıyla “pozitif ayrımcılık” uygulamalarıyla desteklenmeleri gerekmektedir” (par. 12). ÖSYM sınavlarına giren engelli öğrencilere araç anahtarının sınav merkezine getirilmesine izin verilmesi ve bu şekilde pozitif ayrımcılık yapılması talebiyle yapılan başvuruda verilen karar da özel önlemlere yönelik ilginç bir karardır. Kararda Türkiye’de bazı engellilerin ulaşımda erişilebilirlik konusunda hala sıkıntılar yaşadığı ve bu doğrultuda ulaşımlarını kolaylaştırmak için bu tür bir önlem talebi olduğu belirtilmişse de şu sonuca varılmıştır: “Hiçbir adayın araç anahtarının sınav merkezine alınmadığı durumda bunun engelli olmayan adaylar aleyhine eşitliği bozan bir uygulama olacağı, dolayısıyla eşitliği sağlamak amacıyla yapılan “pozitif ayrımcılık” uygulamaları kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır” (par 24). Bu ifadedeki en büyük çelişki zaten pozitif ayrımcılığın eşitliği bozan bir durum olduğu ve ulaşım konusundaki eşitsizliğin giderilmesi için bu tür özel önlemler alınması mümkündür. Bu gerekçe hatalı olmakla birlikte doğru bir sonuca varılarak “adayların kıymetli eşyalarının korunmasına yönelik tedbirlerin alınması hususunda alternatif çözümler üretilmesi” yönünde tavsiye kararı verilmiştir.25 Gerçekten de, farklı muamele yerine eşit muamele ile istenen amacın gerçekleşmesi mümkün olan durumlarda bu yöntemin tercih edilmesi ayrımcılıkla mücadele açısından daha elverişli ve ölçülü bir yöntem olmuştur. Özel önlemlerin de doğası itibariyle eşitsizliğin başka bir yöntemle giderilmesi mümkün olmayan bir farklı muamele olması gerekir. Engelliler arasında ayrımcılık yapıldığı iddiasıyla yapılan bir başvuru ise Türkiye’de ayrımcılık başvuruları arasında önemli bir örnektir. Başvuru, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ve ilgili mevzuata göre eksternal protez-ortezlerin karşılanması bakımından vazife malulü ve gazi olan engelliler ve şehitlerin engelli yakınları ile diğer engelliler arasında farklı düzenleme yapılmasının ayrımcılık olduğuna ilişkindir. Eşit Haklar İçin İzleme Derneği tarafından yapılan başvuruda ortopedik engellilerin kişisel hareketliliklerini sağlamak için kullanmaları zorunlu olan protez/ortezlerin karşılanmasında engelliler arasında 25 Başvuru no. 2019/8989, 5.2.2019. 68

Select target paragraph3