BİR İNSAN HAKLARI KORUMA MEKANİZMASI OLARAK ULUSAL EŞİTLİK KURUMLARI: KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU VE TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU ÖRNEĞİ
Başvuruların konulara göre dağılımının en önemli göstergesi potansiyel başvurucular
açısından Kurumla ilgili algının insan hakları odaklı olmadığıdır. Başta kamu personeli
başvurularındaki yığılma ve insan hakları alanındaki başvuruların azlığı Kurumun bir
ulusal insan hakları kurumundan beklenen etkinlikte olmadığını göstermektedir. Ayrımcılık konusunda da gözlenebilecek bu durum kurumun tanınırlığı veya kamuoyundaki izlenimle ilgili olabilecektir.
İstatistiklerin eksik göstergeler içermesine karşılık Kurum’a yapılan başvurular ile
Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılan başvuru ve ihlal konuları karşılaştırıldığında odaklanılan konuların da farklılaştığı görülür. Adil yargılanma
dışında kalan konuların KDK’nın önüne gelmesi mümkün olmasına karşılık, Türkiye’de
ihlale konu olan mülkiyet hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, ifade özgürlüğü,
toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı gibi konularda az başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır.
AYM ve AİHM yolunun çok uzun sürelerde sonuçlanan ve maliyeti yüksek, kimi zaman
bu uzun süreler nedeniyle etkili olmayabilen yollar olduğu düşünüldüğünde ihlal kararı
verilen konularda öncelikle KDK’ya başvuru yapılması çok daha etkili bir yol olabilecektir. Adli istatistiklere göre 2017 yılında açılan dava sayısının 815.000 civarında olduğu ve
son yedi yılda bu rakamın en az 530.000 civarında olduğu da dikkate alınmalıdır.
KDK’nın kurumsal gelişimi açısından önemli bir gösterge de kararlarının erişilebilirliğidir. Kurum önceden web sitesinde sınırlı sayıda seçme karar yayımlama yöntemini
tercih ederken 2020 yılında arama motoru uygulamasına başlamıştır. Henüz yeni bir uygulama olmakla birlikte 31.08.2020 tarihi itibariyle Kurum’un 2789 kararı erişilebilir durumdadır. Bununla birlikte bu kararlar Kurumun tüm kararları olmayıp 1570 tanesi 2019
yılında yapılan başvurulara ait kararlardır; 2016 tarihli başvurulardan sadece ikisi arama
motorundan erişilebilir durumdadır, 2016 öncesi başvuruların hiçbiri arama motorunda
yoktur.12 Yayımlanan kararlardan 1021’i tavsiye kararı, 751’i kısmen tavsiye kararıdır.
D. AYRIMCILIK İDDIASI İÇEREN BAŞVURULAR VE
BAZI KARARLARIN ANALIZI
Konuyla ilgili olarak EŞHİD tarafından yapılan bilgi edinme başvurusuna KDK tarafından verilen yanıta göre, “01.01.2018 tarihi ile 15.07.2019 tarihleri arasında 203 adet ayrımcılık iddiası ile başvuru yapılmıştır. Bu başvurulardan 151 adedi 28 Şubat döneminde
dini inanç temelli ayrımcılık yapılmasından kaynaklı mağduriyetin giderilmesine yönelik
olup başvuranların 127’si kadınlardan oluşmaktadır. Bu başvurular hakkında tavsiye kararı verilmiş olup başvuruya konu idarelerin ve başvuranların durumlarının farklılaşması
nedeniyle 3 ayrı şekilde hazırlanan kararlar ekte yer almaktadır”. Aynı yanıta göre, “Ayrımcılık iddiasıyla yapılan başvuruların temelleri incelendiğinde; 153 adedinin dini inanç
kaynaklı, 23 adedinin cinsiyet kaynaklı, 15 adedinin engellilik kaynaklı, 4 adedinin cinsel
tercih kaynaklı, 3 adedinin siyasi düşünce kaynaklı, 2 adedinin örgün eğitim-açık öğretim
arasında yapılan ayrımdan kaynaklı, 1 adedinin yaş kaynaklı, 1 adedinin etnik köken
kaynaklı, 1 adedinin ise eski hükümlü olmasından kaynaklı olduğu görülmektedir”.
12 Bununla birlikte kurumun geçmiş tarihlerde 2016 başvurularından yayımladığı kararlara kurumun sitesinden erişmek mümkün olmuştur. Örneğin bu kararlardan aşağıda değinilen diploma şerhi başvurusuna arama motorundan değil, site içerisinden
erişilmiştir: Başvuru no. 2016/278, 24.8.2016, https://ombudsman.gov.tr/2016-yili-kararlari/index.html
64