TÜRKİYE’DE TOPL ANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ HAKKI BAKIMINDAN İDARİ YARGININ ETKİLİ BAŞVURU YOLU OLMA NİTELİĞİ
II. Türkiye’de Toplantı ve Gösteri Yürüyüşlerinin Yasaklanması ve
Ertelenmesi
a. İlgili Düzenlemeler ve Uygulama
1982 Anayasası’nın 2001 yılında değişikliğe uğrayan14 34. maddesine göre, “(1) Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. (2) Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir.
(3) Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak
şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.” Bu maddeden anlaşıldığı üzere, Türkiye’de
toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde kolluk usulü olarak izin sistemi değil, bildirim
sistemi kabul edilmiştir.
Bu hakkın nasıl kullanılacağına ilişkin kanun ise 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’dur.15 Kanunda Anayasa’ya uygun olarak bildirim sistemi
benimsenmişse de toplantı ve gösteri yürüyüşüne ilişin sınırlandırma yapılması
amacıyla çeşitli idari işlemler kurulması öngörülmüştür ve bu tür işlemlere karşı
idari yargıda dava açılması mümkündür. Bunlar temel olarak; (a) il ve ilçelerde
toplantı ve gösteri yürüyüşü yer ve güzergâhı belirlenmesine ilişkin işlemler, (b)
belli bir süreyle toplantı yapılmasını engelleyen kararlar, (c) erteleme ve yasaklama
işlemleridir.
Olağanüstü hal ilan edilmesi durumunda da Olağanüstü Hal Kanunu’nda da “Şiddet Hareketlerinde Alınacak Tedbirler” başlıklı 11. maddenin (m) bendinde tedbirler
arasında “Kapalı ve açık yerlerde yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklamak, ertelemek, izne bağlamak veya toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapılacağı
yer ve zamanı tayin, tespit ve tahsis etmek, izne bağladığı her türlü toplantıyı izletmek, gözetim altında tutmak veya gerekiyorsa dağıtmak” sayılmış, hatta (f) ve (h)
bentlerinde yer alan sesle yapılan her türlü yayımı yasaklamak ve sahne oyunlarını
ve gösterilen filmleri yasaklamaya ilişkin hükümler de olağanüstü hal ilan edildiği
durumlarda etkinliklerin yasaklanmasında kullanılabilecek niteliktedir.
Olağan dönemlere ilişkin 2911 sayılı Kanun’un 15. maddesine göre, bir il sınırı içinde
aynı günde birden çok toplantı yapılmak istenmesi halinde vali, emrindeki güvenlik kuvvetlerinin ve gerektiğinde yararlanabileceği diğer güçlerin bu toplantıların
güvenlik içinde yapılmasını sağlamaya yeterli olmadığı kanısına varırsa, toplantılardan bir kısmını on günü aşmamak üzere bir kez erteleyebilir. 16. maddeye göre
14 Maddenin 2001 değişikliğinden önceki hali şu şekildedir: “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve
gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. (2) Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idari merci, gösteri
yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergâhı tespit edebilir. (3) Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında
uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir. (4) Kanunun gösterdiği yetkili merci, kamu düzenini ciddi şekilde bozacak olayların çıkması veya millî güvenlik gereklerinin ihlâl edilmesi veya Cumhuriyetin ana niteliklerini yoketme amacını
güden fiillerin işlenmesinin kuvvetle muhtemel bulunması halinde belirli bi r toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir
veya iki ayı aşmamak üzere erteleyebilir. Kanunun, aynı sebeplere dayalı olarak bir ille bağlı ilçelerde bütün toplantı ve gösteri
yürüyüşlerinin yasaklanmasını öngördüğü hallerde bu süre üç ayı geçemez. (5) Dernekler, vakıflar, sendikalar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kendi konu ve amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyemezler”.
15 Kabul t: 6.10.1983, RG: 8.10.1983-18185.
12