4. 5. 6. 7. 8. önlemlerin bütün insan haklarının korunmasını sağlamak adına makul ve orantılı olması esastır. Sağlık sistemleri ve sosyal programlar on yıllar boyunca süregelen ve 2007-2008 küresel finansal krizi ile daha da artan kamu sağlığına ve diğer sosyal programlara yönelik kaynak kesintileri sonucu zayıflamıştır.2 Sonuç olarak, mevcut salgının yoğunluğuyla etkili ve hızlı bir biçimde başa çıkmak için yetersiz donanıma sahiptirler. Dezavantajlı ve ötekileştirilmiş gruplar mevcut krizden ciddi şekilde etkilenmektedir. Sağlığı ve bağışıklığı zayıf olan yaşlılar koronavirüs bulaşının ciddi sağlık sonuçlarına karşı özellikle savunmasızdır. Yatılı bakım tesisleri ya da toplu yaşam alanlarında ikamet edenler, mahkumlar ve gözaltındaki kişiler, gayriresmi yerleşim yeri sakinleri ile su, sabun ve dezenfekte edici malzemelere yeterli erişimi olmayan yerlerde yaşayanlar da yüksek bulaşma riski ile karşı karşıyadır. İşlerinin doğası dijital teknoloji vasıtasıyla evden çalışmaya izin vermeyen kargo çalışanları, çöp toplayıcılar, beden ve tarım işçileri gibi belli başlı işçi grupları yüksek enfeksiyon riskine maruz kalmaktadır. Salgına karşı ön saflarda kahramanca çalışan pek çok sağlık çalışanı kişisel koruyucu ekipman ve giysilerin yetersiz ya da eksik olması nedeniyle enfekte olmaktadır. Kimi gruplar ise birkaç ülkede koronavirüsün yayılımını sınırlamak için alınan önlemlerin sonuçlarından dolayı ciddi olarak dezavantajlı duruma gelmiştir. Bu gruplar arasında; ‘gig ekonomisi’ veya kayıt dışı sektördeki3 güvencesiz çalışanlar ile birlikte ev işçileri dâhil olmak üzere pek çok ülkede işten çıkarma, ücret ve sosyal yardım kaybıyla karşı karşıya kalan işçi kesimleri de bulunmaktadır. Kayıt dışı tacirler ve bazı küçük işletmeler faaliyetlerini yürütememektedir. Bu ise kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler açısından derin bir ekonomik güvencesizlik sonucunu doğurmaktadır. Kamu malları ile sosyal programların yetersizliği küresel düzeydeki gelir ve refah eşitsizliklerini de derinleştirmektedir. Yoksulluk içerisinde yaşayanlar yukarıda söz edilen mal ve hizmetleri özel sektörden satın alamazlar ve karantina, ‘tecrit’ uygulamaları ile olumsuz ulusal ve uluslararası ekonomik durumun orantısız yükünü taşımaktadırlar. Okulların, teknik ve yükseköğrenim kurumlarının kapalı olduğu yerlerde eğitime çevrimiçi olarak devam etmek için çaba harcanmaktadır. Bu uygulamalar, eve kapanmanın eğitim hakkına etkisini azaltmak için önemli tedbirlerdir. Ancak, uygun fiyatlı internet hizmetleri ile bilgisayar, akıllı telefon ve tablet gibi ekipmanlara erişimdeki eşitsizlik nedeniyle zengin ve yoksul öğrenciler arasındaki eğitim eşitsizliklerinin derinleşmesi riskini de beraberinde getirmektedir. Covid-19 pandemisi pek çok toplumda hala derine gömülmüş biçimde var olan cinsiyet kalıp yargıları ve rolleri dikkate alındığında, çocuklar ile evdeki hasta ve yaşlılara bakma sorumluluğu orantısızca kadınlara yüklendiği için cinsiyet eşitsizliklerini derinleştirme tehdidini de taşımaktadır. Ailelerin tecrit ya da 2 BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi Başkanı tarafından Taraf Devletlere Mektup, 16 Mart 2020; BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi Bildirisi, “Kamu borçları, kemer sıkma önlemleri ve Uluslararası Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi” UN doc. E / C.12 / 2016/1 (24 Haziran 2016). 3 Bkz. Komite’nin 18, 19 ve 23 numaralı genel yorumları. Web adresi:www.esithaklar.org e-posta: esithaklar@gmail.com Adres: Gümüşsuyu mah. Ağa Çırağı sokak Pamir Apt no 7/1, Beyoğlu/ İSTANBUL

Select target paragraph3