ettiğini ifade etmiştir. Engelli birey adına başvuru yapan 7 kurumun 5’i baroların adli yardım sisteminden haberdarken 2 kurum yetkilisi adli yardımla ilgili bilgilerinin olmadıklarını ifade etmiştir. 5 kurum da ilgili barolara adli yardım için engelli birey yönlendirdiklerini ifade etmiştir. Kurumlarının adli yardım için barolara yönlendirme yaptıklarını ifade eden 5 görüşmeciden 4’ü atanan avukatlarla ilgili sıkıntı yaşandığını belirtmiştir. Kendilerine aktarılan ya da birebir şahit oldukları sıkıntıların neler olduğu sorulduğunda 2 görüşmeci avukatın duruşmalara girmediğini belirtmiştir. Diğer iki görüşmeci ise işaret dili tercümanı olmaması sebebiyle avukatla iletişim kurmakta zorluk çekildiğini beyan etmiştir. Avukatların engellilik alanında yetkin olmaması kaygısı da, yine derinlemesine mülakat yaptığımız bir başka görüşmeci tarafından dile getirilmiştir. Görme engelli görüşmeci geçirdiği trafik kazası nedeniyle adli bir süreç yaşadığını ve herhangi bir avukat desteği almadığını dile getirerek şunları ifade etmiştir: “Avukat desteği alsaydım belki bu kadar net bir şekilde sonuçlanmayabilirdi. Avukatlar tabi ki hak aramanın en temel aracı. Ama engelli bir birey olarak sizin için hayat memat meselesi, başkası için binlerce dosyadan bir tanesi.” Destek sunulan engelli bireyin herhangi bir şekilde karakola gidip gitmediği gittiği takdirde ise karşılaştığı sorunlar sorulduğunda 3 görüşmeci destek olunan engelli bireyin karakola gitmediğini ifade etmiştir. 4 görüşmeci ise destek verdikleri engelli bireyin karakola gittiğini ve çeşitli sıkıntılar yaşadığını belirtmiştir. Destek sunulan bütün engelli bireylerin karakolda karşılaştıkları sorun: polislerin engelli bireyler ile ilgili yeterli bilgi/donanıma sahip olmamasıdır. 3’ü aynı zamanda işaret dili tercümanı olmaması nedeniyle problem yaşamıştır. Karakolun engelli bireylerin erişimine uygun olmadığının aktarıldığını beyan eden görüşmeci sayısı 2’dir. Polislerin aşağılayıcı, küçük düşürücü muamelesine maruz kalındığına şahit olan ya da kendisine aktarılan görüşmeci sayısı birdir. 2 görüşmeci ise karakolda şikayet başvurusunun alınmaması ya da alınmak istenmemesiyle ilgili sıkıntı yaşandığına şahit olmuş ya da konuya dair bilgi aktarıldığını belirtmiştir. Karakollarda engelli bireylerin yaşadıkları sıkıntılar odak gruplarda da gündeme gelmiştir. Fiziksel erişim, engelli bireylere uygun tuvaletlerin bulunmaması gibi eksiklikler dillendirilmiştir. İşitme ve/veya konuşma engelli bireylerin karakolda karşılaştıkları başlıca sorun ise işaret dili tercümanıyla ilgili olduğu özellikle işaret dili tercümanları tarafından ifade edilmiştir. Karakoldaki polislerin tercümanı nereden bulacaklarını bilmedikleri, ellerine buna ilişkin bir tercüman listesi bulunmadığı, internet ve sosyal medya ağları üzerinden tercümana erişmeye çalıştıkları aktarılan bilgiler arasındadır. İşaret dili tercümanlarının yetkinliği meselesi de odak gruplardan bir tanesinde tartışılmıştır. İşaret diliyle ilgili bir standardın olmadığı, yöresel farklılıklar içerdiğinin altı çizilmiştir. İşaret dili tercümanı olmak için 300 saatlik bir eğitimin yeterli görülmesinin tercümanların yetkinliğinin sorgulanmasına neden olmaktadır. Herhangi bir denetim mekanizmasının bulunmaması da bir diğer sorun alanıdır. Ne var ki söz konusu eğitimlerden geçen bireyler adliyelerde tercüman olarak kayıt olurken herhangi bir denetimden geçmemeleri ve hukuka ilişkin herhangi bir eğitime tabi tutulmamaları da tercümanların donanımlarına dair soru işareti oluşturan konular olarak belirtilmiştir. Tercümanların karakola çağırılmaları durumunda olayın adli mercilere yansımadığı, mahkeme süreci başlamadığı müddetçe ücret alamamalarının da bir diğer problem olduğu dile getirilmiştir. Dolayısıyla tercümanlar karakola çağırılsalar dahi gidip gitmeme konusundaki karar tercümanın kendi tercihine, gönüllük sınırlarına bırakılmış durumdadır. 27

Hedef paragraf seç3