avukatın işaret dili tercümanından destek alması gerekmektedir ancak bu hususta tercümanın
cezaevine girip giremeyeceği cezaevi yönetiminin inisiyatifine bırakılmıştır.
Gösterge 4. Yargı Birimlerinde Tercüme Hizmetleri
İfade veya sorgusu alınan ya da savunma yapan işitme engelliler için tercümanlık hizmeti de
yeterince etkin değildir. Mahkemelerin tercüman listelerinde yer alan tercümanların bazı
yargılamalarda hukuk dilinin terminolojisine hakim olmadıkları için yanlış çeviri yapabilmeleri
ya da işitme engelli kişinin ifade ve beyanlarının yanlış aktarılmasına neden olabildikleri
gözlemlenebiliyor. Bu nedenle tercümanlık hizmeti veren uzmanların seçiminde belli kriterler
konulması ve denetimlerini sağlayacak mekanizmaların etkinleştirilmesi gerekmektedir.
Gösterge 5. Engelli Bireylerin Temsili
Engelli bireylerin yargı organları önünde temsiline ilişkin olarak vesayet makamı ve sivil
toplum örgütlerinin temsil yetisi üzerinde de irdeleme yapmak adalete erişim hakkı bakımından
önem arz etmektedir.
Engellilerin Vasi Aracılığıyla Temsili
Vesayet tanım olarak;
“Küçük veya kısıtlıların haklarının korunması amacıyla özel hukuk tarafından düzenlenen ve
bir kamu hizmeti niteliğini taşıyan kurum”29anlamına gelmektedir. Medeni Kanun’un
kısıtlamaya ilişkin 405. Maddesi;
“I. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı
Madde 405- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve
bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan
her ergin kısıtlanır.”
Bu durumda kısıtlanmış olan kişiler adına tüm hukuki işlemleri yapmak ve kişileri temsil
etmekle görevlendirilen kişilere de “vasi” denilmektedir.
Medeni Kanunun “İlgilinin Rızası “ başlıklı 409. Maddesinde “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı
sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Hâkim, karar
vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir”
denilmek suretiyle zihinsel engelli bireylere vasi atanmasında hakimin öncelikli olarak sağlık
kurulu raporunu esas alacağı açıkça hükme bağlanmıştır, ilgilinin rızasının olup olmadığının
araştırılmasına ilişkin olarak bir düzenleme bulunmamakta, ilgili kişiyi dinleme konusu da
hakimin takdir yetkisine bırakılmaktadır.
Kişinin fiil ehliyetinin kısıtlanmasına yol açan vasi atama işlemi, kötü niyetli kullanım
durumlarında hak ihlallerine sebebiyet verebilmektedir. Vesayete ilişkin çeşitli hak ihlalleri
AİHM kararlarına şu şekilde yansımıştır;
29
http://www.sozluk.adalet.gov.tr/vesayet
76